Bankalar krediden kesiyor, bonoya yatırıyor

, , Sende yorum yap

Bankalarimiz 1999 yilinin ilk üç ayinda kredileri kistilar. Kredi
kullanan müsterilerden 2.1 milyar dolar para çektiler. Kredileri keserek
ellerine geçirdikleri paralari da gidip Hazine’ye yatirdilar. Hazine’den
2.9 milyar dolarlik bono alip, portföylerine koydular. Repo hesaplarina
gelen paradaki artis nedeniyle de ilk üç ayda 2 milyar dolar parayi Hazine
bonosuna bagladilar. Iste rakam olarak olan bitenin hikayesi:
1999 yilinin basinda mevduat bankalarimizin kullandirdiklari Türk
Lirasi ve döviz kredilerinin o günkü kurdan dolar karsiligi 33.8 milyar
dolardi.
19 Mart 1999 tarihinde bankalarin kredi toplamlarinda 2.1 milyar
dolar eksilme oldu. Toplam kredi, (o günün döviz kuru ile) 31.7 milyar
dolara düstü.
1999 yilinin basinda mevduat bankalarimizin tahvil ve bono stoku
(repo için satin alinan 8 milyar dolarlik kagit hariç) 9 milyar dolardi. 19
Mart 1999 tarihinde tahvil ve bono stokunda 2.9 milyar dolarlik artis oldu.
Bankalarin tahvil ve bonoya yatirdiklari para 11.9 milyar dolara yükseldi.
2 milyar dolar da repo kagidi için yatirdilar. Repo karsiligi
bankalarin kasasinda biriken Hazine kagitlarinin tutari da 10 milyar dolar
oldu.
Sanayiciler ve isadamlari yilbasindan bu yana sikayetlerini
artirmisti: “Bankalar bizi sikistiriyor… Ekonominin su kötü durumunda,
kredilerimizi kesiyor. Kredi kesmek bir yana, kullandirdiklari kredi
miktarini geriye çekiyor. Olacak is mi?” diyerek bagiriyordu.
Çok kisi sanayicinin, isadaminin bu faryadini “kuru gürültü” olarak
algiliyordu. Rakamlar feryatlarin hakli oldugunu ortaya koyuyor.
Banka kredileri ülkede yatirimin ve üretimin gerçeklesmesi için en
önemli kaynaktir. Bu kaynak küçüldükçe, yatirim ve üretim de küçülür.
Bankalarin kurulus amaci, devletin cari harcama açigini kapatmak
degil, ekonomiye kredi vermektir. Devlet harcamalarini banka kaynagindan
degil vergi kaynagindan karsilar.
Ama Türkiye’de “her sey terstir.” Vergi cari harcamalarina
yetmediginden devlet banka kaynaklarina giderek daha fazla oranda el koyar
duruma gelmistir.
Aslinda bu ters durumdan bankalar çok memnun… Kredi vermek için
sanayici ile, isadami ile ugrasacak yerde, kredinin ve faizinin pesinde
kosacak yerde, kaynaklarini yüksek faiz ile Hazine bonosuna baglamak
bankalarin kolayina gelmektedir.
(Ileride bankalar “aglamaya” basladiginda, saf ve bakir bir Anadolu
çocugu olarak ben de onlara bir Anadolu türküsü “çagiracagim”: Uzaklara kar
yagiyor üsümedin mi / Sen bu isin sonunu düsünmedin mi?)
Bankalar, vadesi dolan Hazine bonolari yerine yeni kagitlari
aldikça, vadesi gelen faizler yerine kendilerine yeni kagitlar verildikçe
bu çarkin devamli dönecegini sanarak, “daha fazla, daha fazla, daha fazla”
parayi Hazine bonosuna baglamaktadir.
Bankalarin kasasindaki bono miktari 11.9 milyar dolar. Repo
islemleri için bankalarin satin aldiklari Hazine bonosu 10 milyar dolar.
Hazine bunlari ne zaman, nasil ödeyebilir? Hazine bunlarin yüksek reel
faizini daha ne kadar süre ile tasiyabilir? Kimse bunlari düsünmüyor. Veya
düsünmek istemiyor.

Bankalar kredilerden ne kadar para çekti, Hazine bonosu
stokuna ne ekledi?(milyar $)

25.12.1998 19.3.1999 Degisim
Krediler toplami 33.8 31.7 – 2.1
Hazine bonosu portföyü 9.0 11.9 + 2.9
Repo kagitlari 8.0 10.0 + 2.0
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap