Banka batmasında sahiplerinden çok “devlet” suçlu

, , Sende yorum yap

DEVLETTE kafa degismedikçe, “Bankalar Kanunu”nun
degismesi hiçbir ise yaramaz. Bugüne kadar bankalar
yürürlükteki kanun kötü oldugundan degil, devlet kanunu
uygulamadigindan batti.
Yeni Bankalar Kanunu tasarisi “bir ucubedir”… Eski
kanundan daha da kötüdür. Politikacilar yeni kanunla
“bankalara daha çok müdahale etmek, banka sistemine daha çok
parmaklarini sokmak” arayisindadir.
Kanun degistirmekle banka sistemi düzelmez. Daha da
rezil hale gelir. Yürürlükteki kanunla bankalarin kurulmasi ve
denetiminde devlete her türlü yetki verilmistir. Bankalar
devletin yetkisinin azligindan degil, devletin bu yetkisinin
politikacilar tarafindan “kötü niyetle, kötü sekilde”
kullanilmasindan batmaktadir.
1) Bir bankanin kurulusu veya satin alinmasi için
devletin izni gerekir. Devletin uygun görmedigi kisi ve
firmalar, banka kuramaz, banka satin alamaz.
2) Bankalarin üst yönetiminde görev alan kimseler
hakkinda devletin söz söyleme hakki vardir. Bankayi riske
sokacak kimselerin görevden uzaklastirilmasini isteyebilir.
3) Bankalarin topladigi mevduati, verdigi kredileri
devlet izler. Merkez Bankasi’nin risk santralizasyon bölümü
her bankanin kime ne kadar kredi verdigini, büyük kredi
kullananlarin tüm bankalardan ne kadar kredi aldigini bilir.
Izler.
4) Devletin “Bankalar Yeminli Murakiplari”, Maliye
Müfettisleri Hesap Uzmanlari, yil boyu bankalarin her türlü
islemini denetler. Rapor hazirlar.
5) Bu nedenle devlet, bankalar battiktan sonra degil,
daha isin basinda her seyi bilir. Her seyden haberdardir.
6) Ama geliniz, görünüz ki “devletin ipi”
politikacilarin elindedir. Politikaci, dügmeye basmadan, ipin
ucunu çekmeden devlet harekete geçemez. Politikaci ise, çikar
iliskilerinde, politik bekleyislerde “popoya göre don biçer”.
Bazi dosyalari hasir alti eder. Bazilarini tehdit vasitasi
olarak kullanir. Genelde is isten geçtikten ve her sey
bittikten sonra mecburen “- Aaaaaa… O da nesi bu banka nasil
da batmis… Vah vah… Acaba ne yapmali simdi?” diye ortaya
çikar.
Devletin el koydugu üç banka var ya… Bunlara is isten
geçtikten, “doktor ne yerlerse yesinler…” dedikten sonra el
kondu ya… Bunlara el konduktan sonra “- Yavuuuu… Sahipleri
bunlarin içini nasil da bosaltmis…” diyerek nutuklar atildi
ya…
Bu üç bankanin da içleri: (1) Devletin himayesinde, (2)
Devletin gözetiminde, (3) Devletin bilgisinde ve hatta (4)
Devletin yönetiminde bosaltildi. Bankalar çöker halde devletin
kucagina düstü kaldi.
Bu üç banka, devletin genel gözetim ve denetimine tabi
iken, mali bünyelerinin ciddi sekilde zayiflamakta oldugu
tespit edildiginden, Bankalar Kanunu’nun 64’üncü maddesine
göre çok, çok, çok önceden, daha isin basinda Özel Devlet
Gözetimi’ne alinmisti. Bu ne demekti?
(1) Bu üç bankanin yönetim kurulunda devletin tayin
ettigi bir üye oturuyor, devlet adina yapilanlari
denetliyordu.
(2) Bunlarin denetçilerinin biri devlet tarafindan
tayin edilen ve devlet adina devamli bankayi denetleyen üye
idi.
(3) Bu bankalarin hesaplari aylik, üç aylik, yillik
olarak Merkez Bankasi, Hazine Müstesarligi tarafindan
izleniyor, kötüye gidis görülüyordu.
(4) Bu üç bankayi özel olarak denetleyen Bankalar
Yeminli Murakiplari, hazirladiklari raporlari baskanlari
araciligiyla Hazine Müstesari’na ulastiriyordu.
(5) Bu üç bankanin kimden ne faiz ile mevduat
topladigi, kime ne sart ile ne kadar kredi verdigi listelere
dökülüp izleniyordu.
Açik anlatimiyla devletin bu üç bankada uçan sinekten
haberi vardi. Ama devlet dediginiz kim? Hazine Müstesari’na
kadar uzman, teknisyen, bürokrat bir kadro. Ondan sonra
Hazine’den sorumlu Devlet Bakani, Basbakan ve tüm
politikacilar.
Bürokrat kadro dosyalari, bilgileri günü gününe
Hazine’den sorumlu Devlet Bakani’nin masasina getiriyor. Ama
ondan sonra tik yok!.. Zaman geçiyor, sorunlar büyüyor,
agirlasiyor. Vakta ki, banka bu yükü kaldiramayip eziliyor,
politik kadro “ölüyü kaldirmak için” sokaklara düsüyor…
Açik anlatimiyla bankalarin içini bosaltan sahipleri
ama, bu bosaltma devletin gözü önünde, devletin bilgisi
tahtinda, devletin denetimi altinda oluyor.
Bugünkü Bankalar Kanunu’nu isletmeyen politikacilar,
yeni ve daha gevsek bir kanun çikaracak da bir günde bankalar
mi düzelecek? Düzelmeyecek… Düzelmesi gereken ne kanun, ne
bankalar, ne bankalarin sahipleri ve ne de bankalari
batiranlar. Düzelmesi gereken devlet.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap