Ankara ve IMF’nin derdi başka, halkın başka

, , Sende yorum yap

Ankara ve IMF’nin “derdi” baska… Halkinki baska…
Dümen Ankara’nin ve IMF’nin elinde… Onlar “derdin ne
oldugunu” halka iyi biçimde anlatamadiklarindan (veya
anlatmaya tenezzül etmediklerinden) halk Ankara ve IMF’nin
“halkin derdi” ile ugrasmamasindan yakiniyor.
Halkin derdi çok: Üretim yok. Is yok. Piyasa “geberik”
durumda. Çiftçi perisan, hayvanci perisan… Isçinin, memurun
maasina, ücretine zam yapilmiyor. Esnaf “siftah” yapamiyor.
Gayrimenkul satilmiyor. Borsa kipirdamiyor. Repo ve mevduat
iyi para getirmiyor. Çalisanlar isten çikariliyor. Hastane
kötü, mahkeme kötü, asayis kötü… Rüsvet diz boyu.
Genelde insanlar mutsuz. Yarin ne olacagini bilemiyor. Bu
durumda halk derdine çözüm ariyor. Halk bekliyor ki,
enflasyondaki tirmanis dursun. Döviz fiyati ucuzlasin.
Piyasalar açilsin. Üretim ve istihdam patlasin. Memura,
isçiye, emekliye zam yapilsin. Açik anlatimiyla bitsin bu
dertler…
Halk inaniyor ki, Ankara ve IMF, “halkin dertleri”ni
göremiyor. Bunun için halk unutuluyor. Halk unutulmasa, halkin
dertlerine mutlaka bir çözüm bulunabilir.

Ankara ve IMF’nin “derdi”
Ankara ve IMF’nin “derdi” farkli. Önceligi farkli.
Ankara, Türkiye gemisini su üstünde tutmaya, batmasini
önlemeye çabaliyor. Halk geminin su üstünde kalmasinin ne
kadar güç duruma geldigini bilemediginden, bu halka iyi bir
sekilde anlatilamadigindan, halk “gemi nasil olsa batmaz, su
üzerinde gidiyor, kaptanlar gemi ile ugrasacagina biraz bizim
derdimize baksin, bizi rahatlatsin…” havasina giriyor.
Geminin su üzerinde kalmasi “neden güç durumda”? Türkiye
gemisi neden batma tehlikesi ile karsi karsiya? Batmamasi için
ne yapmak lazim: (1) Iç borcun yüzdürülmesi lazim. (2) Kolu,
kanadi kirilan bankalarin yüzdürülmesi lazim. (3) Üretim
yapan, zor durumdaki büyük isletmelerin yüzdürülmesi lazim.

Öncelik Ankara’da
Ankara ve IMF, “iç borcu, bankalari ve zordaki büyük
üretici isletmeleri” yüzdürmeyi basarir ise, Türkiye ekonomisi
batmaktan kurtulur. Biraz küçülür. Ama batmaz. Gemi
batmadiktan sonra yolcularin (yani halkin) dertlerine bakmak
mümkün olabilir.
Amma velakin… Önümüzdeki günlerde “devlet borçlanamaz
ve de bankalar yüzdürülemez” ise… Iste o zaman gökten
felaket yagar. Türkiye iste o zaman “felaket ne imis” görür…
O zaman istenmeyen, çok kötü tedbirler alinir. Türk lirasi ve
döviz konusunda kisitlamalar zorunlu hale gelir.
Ankara ve IMF’nin telasinin, ardindaki hesaplar
bunlardir. Bu anlatilan seyler bu ülkede yasayan 65 milyon
insani ilgilendiriyor. Ama 65 milyon insana, (1) Sorun nedir?
(2) Sorunlarin büyüklügü ve ciddiyeti nedir? (3) Ülke ne gibi
tehlikelerle karsi karsiya? (4) Sorunlarin çözümü nasil
olacak? (5) Reçeteyi kim hazirladi? (6) Reçete nasil
uygulanacak, konularinda yeterli ve açik bilgi verilmedi.
Verilmiyor. Kurtariciliga soyunan Kemal Dervis baskanligindaki
bürokratlardan olusan “yangin söndürme ekibi” ve “IMF
memurlari” bir seyler yapiyor… Parti baskanlari,
milletvekilleri, halk “Du bakalim bunlar ne yapacak? Bizim
para musluklarini ne zaman açacak?” diye beklesiyor.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap