Merkez Bankası enflasyon değerlemelerinde gıda dışı etkenleri dikkate almıyor

, , Sende yorum yap

Merkez Bankası (MB), enflasyonun suçlusu olarak gıda maddeleri fiyat artışından söz etmeye devam ediyor.  Gıda dışı fiyatlardaki artış nerede ise dikkate alınmaz oldu.

Bunun nedeni enflasyonun Tüketici Fiyatları (TÜFE) endeksinden izlenmesi. 2017 yılının tamamında TÜFE’nin 12 aylık ortalama artışı % 11.14 iken, gıda ve alkolsüz içecek maddelerindeki fiyat artışı % 12.70 oldu.

TÜFE’de gıda enflasyonu öne çıkıyor.

Unutmayalım. Tüketici fiyatlarının arkasında yurtiçi üretici fiyatları var.

Yurtiçi Üretici Fiyatları Endeksi’nde (YİÜFE) 2017 yılında 12 aylık ortalama artış % 15.82. İmalat sanayinde artış % 17.52. Gıda sanayi ürünlerinde fiyat artışı % 8.50 oranında.

Görülüyor ki enflasyonun arkasında yurtiçi üretici fiyatlarındaki yüksek artış ve özellikle imalat sanayi ürünlerindeki yüksek fiyat artışı var.

Merkez Bankası’nın Para Politikası Komitesi’nin 7 Mart tarihli toplantı özetinde, uzun süredir tekrarlanan görüş gene öne çıkarıldı. Enflasyon başlığı altında enflasyonun temel kaynağının gıda fiyatlarındaki artış olduğu vurgulanıyor.

Toplantı özetinde temel mal yıllık enflasyonunda sınırlı bir yavaşlama izlendiği, gıda enflasyonunda ise hem işlenmiş hem de işlenmemiş gıda fiyatlarına bağlı olarak yükseliş kaydedildiği belirtiliyor.

“Şubat ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon 1.51 puan yükselerek yüzde 10.27 olmuştur. İşlenmemiş gıda yıllık enflasyonu taze meyve ve sebze fiyatlarının yanı sıra süt ve kırmızı et fiyatlarındaki artışlar sonucu yüzde 6.71’e yükselmiştir. Bu gelişmeler, işlenmiş gıda fiyatlarını da olumsuz etkilemiş, grup yıllık enflasyonu yüzde 13.76 ile son dokuz yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu grupta peynir ve diğer süt ürünleri, katı yağlar ve işlenmiş et ürünlerinde belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Ayrıca Ekmek Tebliği’nde yapılan değişikliğin etkisiyle yükselen ekmek fiyatları ile bazı içeceklerden ÖTV alınmaya başlanması sonucu artış kaydeden alkolsüz içecek fiyatları da işlenmiş gıda enflasyonunun yükselişinde etkili olmuştur.”

Özette ayrıca, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği, ana eğilime ilişkin göstergelerin katılık sergilediği ve çekirdek enflasyonun yüksek seyrettiği anlatılıyor.

Enflasyondaki görünümün para politikasına etkisi bakımından ise şu değerlemeler yapılıyor:
“Enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. İşlenmiş gıda fiyatlarında son iki ayda kaydedilen yüksek artışlar, gıda enflasyonuna dair risklerin sürdüğüne işaret etmektedir. Üretici fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskılar güçlü seyrini korumaktadır. Özellikle elektrikte belirgin olmak üzere enerji maliyetlerinde artış izlenmektedir. Gücünü koruyan iktisadi faaliyet de maliyet baskılarının enflasyon üzerinde hissedilir olmasında rol oynamaktadır. Bu gelişmeler, başta temel mallar enflasyonu olmak üzere çekirdek enflasyon görünümüne dair riskleri canlı tutmaktadır.”

Genel fiyat artışlarını değerlendirirken 2 nokta gözden kaçırılıyor:

1) Üretici fiyatlarında, gıda dışı ürün fiyatlarındaki artış, gıda fiyatlarındaki artışın çok üzerinde.
2) Ekonomide fiyatlama yapanlarda enflasyonun devam edeceği, gerilemeyeceği beklentisi katılaştı. Toptan ve perakende kesimde fiyatlama yapanlar, maliyet arışının üzerinde fiyatlama yapmaya başladılar.

Tüketim harcamasında ağırlığı olan mal ve hizmetlere devamlı olarak ufak, ufak zamlar yapılır oldu.

Dikkat edelim, enflasyonda aşırı beklentiler, enflasyonun devam edeceği konusunda yayılan söylentiler, enflasyonun olması gereken çizginin üzerine çıkmasına yol açıyor.

 

Sende yorum yap