Marjinal Teoriler

, , Sende yorum yap

Cahit Kayra’nın “Marjinal Teoriler Ansiklopedisi” Tarihçi Kitabevi tarafından yayınlandı. Kayra, ‘marjinal’ deyimini ‘farklı ayrışık olan; yani bütünü oluşturan değerler içinde farklı olanlar’ olarak tarif ediyor.  Kayra’nın tarifine göre, kişi olarak marjinalseniz içinde bulunduğunuz bütündeki değerlerden farklısınız. Küstah, terbiyesiz olabilirsiniz ya da marjinalsiniz ama sevimlisiniz.

‘Mülkiye’li Cahit Abimiz bugüne kadar 100’e yakın ekonomi, maliye, yönetim, seyahat, hatıra kitabı yayınladı. İki yıldır ise ‘Marjinal Teoriler’ geliştiriyor. Dört yıl önce değişik konularda yayınladığı ‘Marjinal Teoriler’ gene Tarihçi Kitabevi tarafından basılmıştı.

Marjinal Teoriler Ansiklopedisi’nde, sanattan, ekonomiye, terörizmle mücadeleden, savaş teorilerine, hukuktan, eğitime farklı konulardaki marjinal teorilerden söz ediyor.

Sayın okuyucularıma Cahit Kayra’nın Marjinal Teoriler Ansiklopedisi’nin ‘Savaş yapma, savaş yap’ başlıklı bölümünden aktarma yapmak istiyorum.

Atlı Süvariler Teorisi

Tanklar, zırhlı arabalar icat edilmeden önce bir ordunun en vurucu gücü atlı süvarilerdi. O zamanlar meydan savaşları yapılırdı. Bu savaşlarda binlerle asker, ellerinde kılıç, topuz, şeşper, kama mama ne varsa birbirlerine saldırırlardı. Bu hengamede bir de bakarsınız düşman sizi, sağ veya sol cenahtan ya da arkadan süvarilerle sarmış. Hapı yuttunuz. Mesela bizim Kurtuluş Savaşı’nda, Büyük Zafer uygulamasında süvarilerimiz Ahır Dağları’ndan inip düşmanın sağ cephesine saldırınca adamların işi bitti. Peşinden bir de kovalamaca… Yani o zamanlar süvariler sayesinde savaşlar böyle kazanılırdı.

Ama günümüzde meydan savaşları olmuyor, büyüklerimiz eskisi gibi savaşmıyorlar. Daha önce de anlattığımız gibi, seçtiklerini birbirine düşürüp uzaktan seyretmekle yetiniyorlar. O arada iyi dövüşsünler diye iki tarafa da silah, tank, zırhlı araba veriyorlar. Mesela karşı taraftan düşman geliyor, yüz tane tank ve yüz tane zırhlı araba… Önlerinde, arkalarında askerler… Onlarda da tüfek, makineli, bomba filan var. Diyelim bizim de var, ama onlarınki kadar değil. Yani herifler bizi haşat edecekler.

İşte burada Atlı Süvariler Teorisi önem kazanıyor. Bırakalım karşı taraf tank, zırhlı araba filan getirsin. Üzerimize elli değil, yüz elli tankla gelsinler. Bizde buna karşı bin tane atlı süvari var. Hiçbirinde tüfek arama. Molotof kokteylleri var. Hatırlar mısınız Rus-Finlandiya Savaşı’nı? Molotof kokteylini kullanmayı onlar icat etmişlerdi. Burada da öyle, adamlar yüz elli tankla geliyorlar. Biz bin atlı süvariyle tankları sarıyoruz. Her tankın üzerinde on tane molotof kokteyli patlıyor. On beş santimlik toplar para etmiyor. Kime nasıl ateş edecekler? Dört bir tarafı at kafaları sarmış durumda ve aynı anda tankların zırhı üstünde sahanda yumurta pişer gibi molotof kokteyllerinin yağları alev alev yanıyor. İçeridekiler de artık top atmak nerede… Sıcaktan testi kebabı mı olurlar, ne olur, bilinmez.

Şimdi bir de işin ekonomisine bakalım. Bir tank, diyelim 5 milyon dolar. Şimdi bu hesapla yüz elli tank, 5 milyon dolardan 750 milyon. Gelelim atlı süvariye… Tabii, atın fiyatı da arz ve talebe bağlı. Yani iyi bir at kalitesine göre 5 bin dolardan, toplam 5 milyon. 10 bin dolardan 10 milyon. Atlar 10 milyon. Atlı süvarilerden yüzde 20 telefat versek iki yüz kişi eder. Tanklarda testi kebabı olmuş savaşçı sayısı çok daha fazla. Savaş bitmiş, düşman yenilmiş ve kaçabileni kaçmış. Terk edilmiş bir savaş alanı. Yanmış yüzlerce tank, zırhlı araba. Bizden iki yüz şehit, atlarıyla birlikte…

Marjinal Teoriler Ansiklopedisi’nde yer alan bunun gibi benzer konular ilginizi çekecek, tavsiye ederim.

 

Sende yorum yap