Küresel dalga bizi üzüyor

, , Sende yorum yap

Küresel dalgalanma finans piyasamızı sallıyor. Finans piyasasının sallanması reel sektörde yatırımcıyı, üreticiyi üzüyor. Tüketicinin moralini bozuyor. Enflasyonu ve faizleri aşağıya çekme çabalarını güçleştiriyor. Ekonomide olan biteni en iyi izleyenlerden Dr. Mahfi Eğilmez, Türk ekonomisinde son günlerdeki değişimleri sergileyen çok yararlı tablolar hazırladı.

Mahfi Eğilmez’in tablolarında son haftada TL’nin Rus Rublesi’nden sonra en fazla değer kaybeden para birimi olduğu görülüyor. İran riyali sabitlediği için İran para biriminin aldığı yaranın büyüklüğü görülemiyor. Batı piyasalarının, özellikle son siyasi gelişmeler karşısında Türkiye, Rusya ve İran’a yaklaşımlarının bu 3 ülkede önemli kayıplara yol açtığı anlaşılıyor.

Ancak olumsuz gelişmelerin tamamını küresel piyasalara bağlamak mümkün değil. Ekonomimizin yapısal sorunları da döviz fiyatlarını frenleme imkânını elimizden almış durumda:

– Türkiye’de ileri bir dolarizasyon var. TL ile dolar birlikte işlem görüyor. Merkez Bankası’nın bu ikili sistemde, doları kontrolü mümkün olamıyor.

– Merkez Bankası, bu ikili para sisteminde, faizi ve özellikle enflasyonu da aşağıya çekemiyor.

– İthalat artışı (yükselen döviz fiyatına rağmen) ihracatın önünde koşuyor. Bu nedenle cari açık büyüyor. Normal ortamlarda finansmanda sorun çıkmazken, dış ve iç olumsuz gelişmeler nedeniyle cari açığın (döviz açığının) finansmanı giderek güçleşiyor.

Bütün bunlara rağmen, bırakalım ipin ucunu, dolar nereye gidecekse gitsin diyemeyiz. Dolardaki olumsuz tabloyu düzeltecek tedbirler almaya mecburuz. Bunların başında cari açığı küçültmeye dönük acil tedbirler geliyor.

Yıllık cari açık 53 milyar TL

Cari işlemler hesabı, ülkenin olağan döviz giderleri ile olağan döviz gelirleri arasındaki farkı gösteriyor.

Ekonomimiz uzun süredir cari açık (döviz açığı) veriyor. Önemli olan;

(1) Açığın küçülmesi, (2) Açığı finanse edecek büyüklükte döviz girişinin olması.

Özellikle ithalatın ihracattan fazla artması, turizmdeki iyileşmenin zaman alması cari açık büyümesine yol açıyor.

Cari işlemler hesabı, şubatta 4 milyar 152 milyon dolar açık verdi.

2017’nin ilk 2 ayında cari açık 5.2 milyar dolarken, bu yılın ilk 2 ayında 11.1 milyara yükseldi. 12 aylık cari işlemler açığı 53 milyar 346 milyon dolar oldu. Cari açığı 3 kanaldan döviz girişiyle finanse edebiliyoruz.

1)  Doğrudan yatırımlarda, giriş yerine, şubatta 268 milyon dolar net çıkış oldu. Yabancılardan doğrudan yatırım beklerken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yatırımlarının arttığı görüldü.

Yurt içi yerleşiklerin yurt dışında yatırımları şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre net olarak 592 milyon dolar artarak, 779 milyon dolara yükseldi.

2)  Portföy yatırımlarında da giriş yerine 297 milyon dolar net çıkış oldu. Yurt dışı yerleşikler, hisse senedi piyasasında 348 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 180 milyon dolar net satış yaptı.

3)  Bankalar, şubatta yurt dışından tahvil ihraç ederek 511 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi. Diğer yatırımlarla (borçlanmalarla) 3 milyar 80 milyon dolarlık net döviz girişi, açığın finansmanını sağladı.

Özetle, doğrudan yatırımda, portföy yatırımında net döviz girişi olmamasına rağmen şubat açığını döviz kredileri ve nereden geldiği belli olmayan dövizle rezervden 263 milyon dolarla finanse etmek mümkün oldu.

 

Sende yorum yap