İşveren olacak ki işçi olsun

, , Sende yorum yap

Bugün “Emek ve Dayanışma Günü”. Bazı ülkelerde işçiler, 1 Mayıs’ı “İşçi Bayramı” olarak kutlamaya devam ediyor.

İşçi “emeği” temsil ediyor. Emek ise katma değerin esası.

İşçilerin, emekçilerin gelirlerinin artması, çalışma şartlarının, sosyal şartların iyileşmesi ekonominin büyümesine bağlı.

Büyüme demek, katma değer artışı demektir. Katma değerde emeğin payı % 50’ye yakın. Katma değer; (1) Doğanın payı kira, (2) Emeğin payı ücret, (3) Sermayenin payı faiz, (4) Girişimcinin payı kârın toplamıdır.

Emek çok çok önemli, ama çarkı döndüren, girişimci-işveren.

İşçilerin çalışma şartlarıyla ilgili düzenlemeleri, işçilerin sosyal haklarını belirleyecek olan devlettir.

Fakat daha çok işçiye daha iyi gelir imkanı sağlayacak olan işverendir, girişimcidir.

Girişimci Nasrettin Hoca’nın hikayesindeki unu, şekeri, suyu bir araya getirerek helva yapan kişidir. Günümüzde artık devlet girişimcilikten çıktı. İşçilerin, emekçilerin daha iyi şartlara kavuşabilmeleri, özel sektörün yatırımları, üretimi daha çok artırmasına, daha çok katma değer yaratacak üretim yapısı oluşturmasına bağlı.

SGK’nın belirlemelerine göre, Türkiye’de toplam 1 milyon 853 bin işyeri var. Bu işyerlerinin 36 bini kamunun, 1 milyon 826 bini özel sektörün işyeri işçinin olabilmesi için öncelikle işverenin olması gerekiyor. (Kendi hesabına çalışmak çok önemli, ama ne yazık ki ekonomilerin çarkı artık sadece kendi hesabına çalışanların çabasıyla dönemiyor). Bu işyerlerinde kayıtlı olarak çalışan 14 milyon 218 bin emekçinin 888 bini kamu işyerlerinde, 13 milyon 320 bini (yaklaşık % 93’ü) özel sektör işyerlerinde çalışıyor. Önemli olan çalıştıranların da çalışanların da mutlu olması.

 

Sende yorum yap