Hastaneler de hekim de önemli

, , Sende yorum yap

Sağlık hizmetle-rimizde büyük gelişme var. Vatandaşın gelir seviyesi ne olursa olsun, hastaneye ve hekime ulaşma imkânı yaratıldı.

Her ülkede deneyimim olmadı ama deneyimim olan ABD’ye göre de, İngiltere’ye göre de daha iyi imkânlara sahibiz. Aile üyelerimizin sağlık sorunu nedeniyle İngiltere’de, ABD’de sağlık kurumlarına gitmeye, hekimlere ulaşmaya çalıştık. Sağlık kurumlarına da, hekimlere de ulaşmak bir mesele. Türkiye’deki gibi, “Çat kapı, ben geldim” imkânı yok. Bizde sabah kalkıyorsunuz, ciddi bir sorununuz olduğunu fark ettiğinizde, hastaneyi, hekimi arayarak, randevu alıyorsunuz, teşhis ve tedaviden en kısa zamanda yararlanıyorsunuz.

Teşhis – tedavi trafiği

Şimdi yurtiçi deneyimlerimizi ve yaşadıklarımızı yazacağım. Aile üyelerimizden biri sağlık düzeninde bir bozulma hissetti. Komşumuz, dostumuz Dr. Gürbüz Barlas’ın tavsiyesiyle Amerikan Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Tarık Esen’den randevu aldık. Hekimin önerdiği tetkiklerle, teşhis bir günde konuldu. İkinci gün Dr. Esen cerrahi müdahaleyi yaptı.

Cerrahi müdahale sonucu bulguları değerlendiren Prof. Dr. Tarık Esen, Prof. Dr. Nil Molinas ile radyoloji uzmanı Prof. Dr. Uğur Selek tedavi programını belirledi. Tedaviye hemen başlandı. Allah’a şükür, tedavi müspet sonuç verdi.

Bu vesileyle bu hastanenin imkânlarını görme şansımız oldu. Hastane, odalarıyla, ameliyathaneleriyle pırıl pırıl. Hekimlerin ilgisi yanında, sağlık personeli ve idari personel de ilgili.

Hastane imkânları arttı

Aile üyelerimizle ilgili bir başka sağlık sorunu nedeniyle de Fulya Acıbadem Hastanesi’nin imkânlarını da gördük.

1985’li yıllarda genç bir hekimken muayenehanesine gittiğim, ilgi ve tedavisinden memnun olarak çevreme tavsiye ettiğim, kulak-burun ve boğaz uzmanı Dr. Dilaver Özturan’ı aradım.

“Fulya Acıbadem’deyim. Hastanızı hemen getirin” dedi.

İlk defa gittiğimiz bu hastanenin yepyeni binası var. Burasının da odaları pırıl pırıl. Hastamızda az görülen bir sorun, kulak kıkırdağı iltihabı varmış. Ağrı yapar, tedavisi uzun sürermiş. ‘İsterseniz yatarak, isterseniz evde tedaviyi sürdürün’ dediler. Hastamız evde tedaviyi tercih etti. Dr. Özturan telefonla gelişmeleri izledi. Hastamız iyileşti.

Bunları neden anlatıyorum. Türkiye’de sağlık alanında güzel şeyler oluyor. Sadece özel hastaneler değil, devlet hastaneleri de gayet iyi.

Türkiye’de şimdilerde 1600 dolayında yataklı tedavi kurumu var. Bunların 900’e yakını Sağlık Bakanlığı’na bağlı. 100’e yakını üniversite hastanesi, 600’e yakını özel hastane.

Hastane sayısı, yatak sayısı önemli ama daha da önemlisi hekimlerimizin bilgi, yetenek ve ilgileri. Hekimlerimiz ağır iş şartlarına rağmen, bilgi ve becerileriyle, hastalarıyla çok iyi ilgileniyorlar.

Büyüklerimiz ne demiş? “Allah kimseyi doktora muhtaç etmesin. Ammmaa… Kimseyi de doktorsuz bırakmasın.”

 

Sende yorum yap