Halkımız şaşırdı: Biriktirse suç, harcasa suç

, , Sende yorum yap

Halkimiz sasirdi. Parasini harcamayip faize koysa suç… Harcasa
suç… Parasini faize koysa “pis rantiyeci” oluyor. Parasini harcamadigi
için talep daraliyor. Piyasada yaprak kimildamiyor. Ekonomi rezil oluyor.
Üretim düsüyor.
Parasini faizden çekip harcasa “ithalati patlatiyor”. Parasini
harcadigi için talep artiyor. Piyasa canlaniyor. Üretim artiyor. Ekonomi
düzeliyor.
Etkili ve yetkili çevreler halkimiz parasini faize bagladiginda da
halka kiziyor. Parasini faizden çözüp harcadiginda da halka kiziyor. Etkili
ve yetkili çevrelerin halkimiza kizmamasi için halkimizin bes parasiz kalip
“devletin eline bakmasi” gerekiyor!
Ekonomi politikalarinin hedefi “halkin mutlulugudur”. Ekonomik
bakimdan mutluluk, halkin gelirinin artmasi ile mümkündür. Halkin geliri
“üretim arttikça artar”. Üretimin karsiligi gelirdir.
Belli bir zaman süresi içinde ölüp gidecek insanin, eline geçen
gelirin tamamini tüketmesinden dogal bir sey olamaz. Fakat devlet, gelirin
bir kismini “vergi olarak” insanin elinden alir. Insan, belli nedenlerle
(yarin endisesi ile, faizin cazibesine kapilarak veya daha büyük bir
harcamaya birikim saglamak için) vergiden sonra elinde kalan paranin
tamamini tüketmeyebilir. Tüketimini erteleyebilir. Ertelenen tüketime
“tasarruf” denir. Ekonomi, halkin tüketimini ertelemesini “faiz” ile
mükafatlandirir. Çünkü bu ertelenmis tüketimi (tasarrufu) ihtiyaci olan
baskalari “kira ile” (faiz ile) kullanir. Acil ihtiyaçlarini karsilar.
Bir insan gelirinin tamamini tasarrufa veya tüketime yönlendiremez.
Duruma göre gelirini tasarruf ve tüketim arasinda paylastirir.
Türkiye’de belli bir dönem faizler çok çok çok yükseldi. Faizin
cazibesi ile halkimiz, insanlarimiz gelirlerinin daha büyük kismini
tasarrufa ayirdi. Tüketimin daha büyük kismini erteledi.
Simdi ise tersi oldu. Faizler enflasyon çizgisine yaklasti. Faiz
geliri cazibesini kaybetti. Parasini faize baglayanlarin bir bölümü
paralarini faizden çözdü. Ertelenmis tüketim harcamalarini talebe
dönüstürdü.
Eskiden parasini faize bagladiginda hakkimizi “rant sahipleri”
olarak azarlayanlar, simdi parasini harcadigi için halki “müsriflik” ile
suçluyor.
Hirsizlik parasi olmayan, emegin karsiliginda elde edilmis para
“helal paradir”. Böyle bir parasi olanin parasini istedigi sekilde
harcamasi da “helal”dir. Baskalarini rahatsiz etmemek, kamu vicdanini
zedelememek sarti ile ister esine saat alir, ister kendine Mercedes alir.
Bunun alternatifi, halkin gelirinin daha büyük kismini vergi ile
elinden alip, halkimiza harcayabilecegi para birakmamaktir. Ekmek, peynir,
domates, patates üzerindeki KDV’yi artirirsiniz. Tüketici kredilerindeki
banka ve sigorta vergisini artirirsiniz, otomobil vergisini artirirsiniz.
Halk daha çok üretim yapip, daha çok gelir elde etse de bu gelirin büyük
kismi vergi olarak elinden alinacagindan, tüketim yapamaz. Sadece Mercedes
otomobil degil, peynir, ekmek bile alamaz…
Böylece etkili ve yetkili çevreler muratlarina erisir: Halkin
tüketimini önler.
Iyi de… Acaba halkin tüketimini önlemek, halkin daha iyi yasam
arzusunu sinirlamak için artirilan vergiler ne olur?
O vergiler, basbakana uçak, helikopter olur. Cumhurbaskaninin koruma
polislerine Mercedes otomobil olur. Bakanlara, genel müdürlere Mercedes
makam araci olur. Ankara’daki Büyük Türk Büyükleri’ne lojman olur. Sayin
okuyucularim, Türkiye çeliskiler ülkesi: “Halkimiz parasini Mercedes
otomobile harciyor. Mercedes otomobil israftir” diyenlere bakiniz:
Hepsinin, istisnasiz hepsinin altinda Mercedes otomobil var. Hem de en son
modeli… Kimin parasi ile alinmis? Fazla para harcamasin diyerek
vergilendirilen halkin parasi ile alinmis… Sen harcama ben harcayayim…
Sen Mercedes’e binme ben bineyim… Çelebi böyle olur bizde ekonomi ve
sosyal politika…
(Konya milletvekili Teoman Riza Güneri’nin TBMM’ye sundugu
savurganlikla mücadele önergesinden küçük alintilar: Devlette 23 kisiye bir
araç, 12 görevliye bir telefon, 9 kamu görevlisine bir lojman düsüyor.
Memurlar 87 bin tasit kullaniyor. KIT’ler ve belediyeler de eklendiginde
kamunun tasit parki 125 bine ulasiyor. Kamu tasitlarinin sayisi, Japonya’da
10 bin, Ingiltere’de 12 bin, Almanya’da 11 bin, Fransa’da 9 bin adet.)
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap