Habur Kapısı bizim için önemli kapı

, , Sende yorum yap

Irak’a 2016 yılında 7.6 milyar dolarlık ihracat yaptık. Almanya’dan sonra ikinci en büyük ihracat pazarımız Irak.

2017 yılının ocak ağustos aylarında Irak’a ihracatımız 6.3 milyar dolar. Geçen yılın aynı dönemindeki ihracatın yüzde 34 üzerinde. Irak gene ihracatta Almanya’dan sonra ikinci en büyük pazarımız.

Sıcak çatışmaların sürdüğü Suriye’de 2016 yılında toplam ihracatımız 800 milyon dolar dolayında idi. Bu yılın ilk 8 ayında 900 milyon dolarlık ihracat yaptık.

Bunlar resmi ihracat kayıtları. Sınır ticareti, kayıt dışı ihracat ve dolaylı ihracat gelirlerinin daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

Irak ve Suriye başta olmak üzere sınır komşusu ülkelere ihracat karayolu ile yapılıyor.

Güneydoğu Anadolu’da karayolu ticaretinin yapıldığı Güney Karayolu Kapısı diye anılan 4 kapı var: Habur, Cilvegözü, Nuseybin ve Öncüpınar.

Türkiye’de uluslararası nakliye yapan Türk TIR’ları, 2016 yılında toplam 1.2 milyon sefer yaptı. Bu seferlerin yüzde 48’i güney kapısından geçti.

Habur kapısından geçen Türk TIR’larının sayısı 2016 yılında 429 bin, 2017 yılının ilk 9 ayında 383 bin oldu. Karayolunda ihracat taşımaları yapan Türk TIR’larının yaptıkları toplam sınır geçişlerinde Habur sınır kapısının payı yüzde 35 dolayında.

İşte bu nedenle Habur kapısı önemli. İşte bu nedenle Habur sınır kapısını kapatmak, Irak ile ticari ilişkileri kesmek kolay değil. Irak ve Suriye pazarlarına yapılan ihracata konu olan ürünlerin çoğu Güneydoğu Anadolu’da orta ve küçük boy işletmelerde üretiliyor. Irak ve Suriye pazarına gönderilen ürünler gıda ağırlıklı. Sınırlı miktarda giyim ve ev eşyası ile inşaat malzemesi ihracatı var.

Güney Kapılarından Cilvegözü, Nuseybin, Öncüpınar kapıları da önemli ama Habur kadar önemli değil.

Cilvegözü’nden 2016 yılında 97 bin, bu yılın ilk 9 ayında 69 bin Türk TIR’ı geçti. Öncüpınar’dan geçen yıl geçen TIR sayısı 608 iken, bu yılın ilk 9 ayında geçen Türk TIR’ı sayısı 534 oldu.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nden (UND) aldığım bu bilgileri neden sayın okuyucularıma sunuyorum? Çünkü, sınırlarımızın ötesindeki sıcak çatışmaların ekonomimizi ne kadar etkilediğini, etkileyeceğini bilmemizde yarar var. Siyasi ilişkiler ile ekonomik ilişkiler iç içe geçmiş durumda. ”Kapatalım kapıları, kapatalım muslukları ne halleri var ise görsünler” diyemiyoruz.

Kaldı ki ticari ilişkilerin büyüklüğünü sadece TIR seferlerinin sayısına, ihracat büyüklüğüne bakarak değerlendirmenin imkanı yok. Sınır komşusu ülkelerde çok sayıda Türk işadamı yatırım yaptı. İşyeri, otel, mağaza açtı. Müteahhitler iş yapıyor.

Ülkemizin siyasi ve ekonomik yararı, sınır komşularında düzenin bozulmaması, sıcak çatışmaların bir an önce sona ermesi. Siyasi ilişkilerdeki dalgalanmaya bağlı olarak ihracat pazarlarını kaybetmememiz gerekiyor.

 

Sende yorum yap