Özal gelmeden…

, , Sende yorum yap

Recep’i patronu çagirdi, “Bizim Ankara’da Planlamada takilan su isimizi Özal gelmeden çikartmakta yarar var. Ankara’ya kadar bir gitsen iyi olur” dedi. Recep, sabah uçagi ile Ankara’ya hareket etti. Uçak, Özal gelmeden Ankara’daki islerini sonuçlandirmak için gidenlerle dolu idi. Recep, Planlama teskilâtina gitti. Teskilâtta bir telas, bir telas… Odalar degisiyor, masalar o kattan o kata çikiyor “Daha yeni tasindiniz, yoksa bir baska binaya mi geçiyorsunuz” diye soracak oldu, “Yok canim” diye cevapladilar, “Özal gelmeden söyle bir reorganizasyon yapalim dedik.” Ne ise, isleri kolay çözüldü. Ilgili kisi, “Özal gelmeden senin isini çikarayim da, sürüncemede kalmasin” diyerek Recep’in istedigi belgeyi verdi.
Recep, vakit öldürmek için Ankara’da bir kamu iktisadi tesekkülünde çalisan arkadasini da ziyaret etmek istedi. O iktisadi devlet tesekkülünün de, Özal gelmeden yeni teskilât kanunu yayinlanmisti. Yeni teskilât kanununa göre, herkes o odadan bu odaya tasiniyordu. Arkadasini bulamadi. Taniyanlar, “Özal gelmeden bir punduna getirip onu tekaüt ettiler” dedi.
Recep Ankara’da uzun süre görev yapan eski bir bürokrat oldugundan, geçen hükümette görevli bazi bakanlarin yaninda çalismisti. Istanbul’a dönüs uçaginin kalkmasina birkaç saat vardi. Uzun süre bakanlik yapmis eski amirlerine nezaket ziyareti yapmanin dogru olacagini düsündü. Nasil olsa giderayak kapilarindaki müsteriler azalmistir, kendilerini görmek kolay olur diye düsündü. Bakti ki, onlar da Özal gelmeden istikballerini ayarlama telasinda… Biri bir ögretim kurulusuna, biri bir kamu bankasina atanmis, öbürü Istanbul’da bir müteahhit firmaya murahhas üye olmak üzere… Recep, Ankara’nin Özal gelmeden koltuk ayarlama telasina saskin, uçagina bindi, istanbul’a döndü. Yesilköy’de taksi soförü her zaman 1000 lira istedigi yere 1500 lira istedi. “Agabey dedi, Özal gelmeden benzine zam yaptilar. Biz de Özal gelmeden fiyatlari tam artirmayalim dedik ama, 500 liradan asagi zam da kurtarmiyor.”
Recep eve gitti ki, karisinin surati asik… “Kocacigim müjde” diye karsiladi Recep’i… “Bugün evsahibi seni aradi. Özal gelmeden kiraya zam yapacaksaniz yapin. Biraz daha gecikirseniz kirayi iki misline çikarmak zorunda kalacagim. Onu da siz ödeyemezsiniz diyor…” Recep yemege oturdu. Karisi yakinmaya devam etti, “Özal gelmeden herkes fiyatini istedigi gibi ayarliyor. Peynire zam, zeytine zam, yaga zam, hatta pirasaya, sogana bile zam geldi…”
Yemekten sonra Recep gazeteyi söyle bir açti. Bakti ki Merkez Bankasi da telas içinde. Dolara hergün 2 lira zam yapiyor. Özal gelmeden 1 dolari 290 liraya çikarmaya çalisiyor…
Aksam Recep’in kaynanasi telefon etti. Onun derdi baska imis. Aksaray’daki köhne evi satmak istiyormus. “Özal gelmeden sunu satsam iyi olacak. Baksana gayrimenkul fiyatlari düsecekmis” diyor. Kapi komsulari da kahve içmek için ugradilar. Evin beyi ihracatcihk yapiyordu. Bugünlerde mal sevkiyatini durdurmus, “Özal gelmeden ihracat yapmak aptallik olurmus. Çünkü Özal nasil olsa devalüasyon yapacagi için Özal gelmeden mallari biraz bekletmekte kâr varmis…”
Misafir gittikten sonra Recep düsündü… Yilbasi geliyor, patronun maaslarda ayarlama yapmasi gerek… Keske patron Özal gelmeden ücret artislarini tespit etse… Aksi halde gene kabak ücretlilerin basina patlayacak, onlardan kemeri sikmalari istenecek…
Yatmaya giderlerken karisi tutturdu, “Özal gelmeden bir video alalim” diye… Karisina göre, Özal gelmeden fabrikalar ellerindeki mallari satmak için daha uygun vade ile taksit yapiyorlarmis… Bu sirada Recep’in kizi yatak odasindan bagirdi… “Babacigim dedi, Özal gelmeden ben de bisikletimi satmak istiyorum…” Recep sasirdi, “Bu da nereden çikti” diye sordu. Kizi bilmis bilmis cevapladi, “Babacigim gazetelerde okumadin mi, Özal’in oglu Ahmet motosikletini satmis. Köprünün hissesini satin alacakmis. Ben de onun gibi yapacagim. Özal gelmeden bisikleti satalim. Onun parasi ile Özal’in oglu Ahmet gibi köprü senedi alalim. Sonra onu satip otomobil aliriz. Sonra otomobili satip ikinci köprünün senedini aliriz. Sonra onu satip hem otomobil, hem deniz motoru aliriz. O zamana kadar üçüncü köprü yapilir Otomobil ile deniz motorunu satip üçüncü köprü senedi aliriz. Sonra onu da satip.”
Recep’in cinleri basina çikti… “Kizim kes sesini diye bagirdi…” “Özal gelmeden sana bir dayak atacagim göreceksin…” Kizi y.attiöi yerde birden ciddilesti, “Sahi babacigim dedi, bu Özal ne zaman gelecek Allahimsever-sen… Hani o sarkiya döndü -Ne zaman geleceksin.. Ne zaman geleceksin.. Bu kaçinci bahar… Gelsin de, su tonton amcayi her gece televizyonda görüp öyle uyuyalim…”
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ KAMERA: MISTIK^

 

Sende yorum yap