önce aferin deyip sonra ceza işe yaramaz..

, , Sende yorum yap

HOCAM, hükümetin bir üyesî hakkindaki ithamlar, sizin meshur “Bermeki Cafer” hikâyesini hatirima getirdi. Su hikâyeyi bir daha anlatsaniza…
-Bermekliler bir Türk asiretidir. Orta Asya’da yasarlardi. Sonra Abbasi Halifeliginin emrine girdiler. Harun Resit, Bagdat’ta Halife iken, Bermeklilerden Cafer isimli birini kendine basvezir tayin etti. Bu zat, Bermeki Cafer diye anilir. Bermeki Cafer özel hayatinda da Harun Resid’in en yakin dostu oldu. Beraber eglenirler, beraber dolasirlardi.
Harun Resit, bir gün yaninda basveziri Bermeki Cafer ile Bagdat’ta nehir boyunca atla gezerken, güzel bir bag dikkatini çekmis. Baga girmis, üzümler nefis. “Bagci, bagci…” diye seslenmisler. Ortada kimse yok. Üzümler yukaridan çardaktan sarkiyor. Harun Resit, basveziri-ne “Cafer” demis, “Ben omuz vereyim. Sirtima çik da suradan bir iki salkim kes…” Cafer’i Harun Resid’in sirtinda üzüm koparirken, bagci tesadüfen bahçeye girip olani biteni görmüs… Harun Resit bagciyi çagirmis. Sen bizi tanidin mi diye sormus. Bagci, “Efendi, sen Harun Resid’sin, yanindaki de Bermeki Cafer…” demis. Harcin Resit devam etmis, “Çok güzel bagin var. Üzümünü yedik. Dile benden ne dilersen…” Bagci herhalde bu soruyu bekliyormus ki, “Hükümdarim” demis, “Bir dilegim var ama, önce kizmayacaginiza, kafami vurdurmayacaginiza söz verin.” Harun Resit sasirmis, “Ne alâkasi var, söyle derdin nedir?” diye bagirmis. Bagci, ezile büzüle “Hükümdarim” demis, “Ben de basveziriniz gibi Bermek asiretindenim. Ama lütfedin bana Bermeki olmadigima dair bir ferman verin.” Harun Resit bagcinin istegine bîr anlam verememis, kizmis, ama sözü oldugundan fermam da imzalamis…
Aradan bir süre geçmis. Harun Resid’e Bermeki Cafer’i gammazlamislar. Harun Resit, “Bermeki Cafer ve cümle Bermekilerin kafasi vu-rula ve cümlesinin kafasi vurulduktan sonra bana tekmil verile” buyurmus.
Cellatlar, dört kola dagilmis, gitmis. Sonra bas cellat tekmil emri için huzura varmis. “Hükümdarim” demis. “Bermeki Cafer ve cümle Bermekileri temizledik. Ancak biri hariç. Çünkü elinde sizden alinmis bir ferman var, bu kisi Bermeki degildir diye…”
Harun Resit, “Getirin o adami huzura” diye buyurmus. Bagciyi getirmisler. Harun Resit kükremis, “Bre adam” demis, “Sen acep benden o fermani neden istemistin?” Bagci boynunu bükmüs, “Hükümdarim” demis, “Ben Bermekli Cafer’in sizin omuzunuza çiktigini istemeyerek gördügümde, onun ve cümle Bermekilerin basina gelecekleri anlamistim. Hükümdar ile bu kadar yüzgöz olanin sadece kendinin degil, ecdadinin da kellesinin bir gün gidecegini anlamak için f alci olmak gerekmez.””Kurbu sultan Ates-i suzan”
-O ne demek hocam?
-Recep, senin anlayacagin dil ile (Sultan’a yakinlik, atesten gömlektir.)
-Hocam, bir hikâye de benden.
-Söyle bakalim Recep.
-Hocam, bu hikâye. Amerika’da günün kitabi olan (One Minute Ma-nager) isimli kitaptan. Çin’de iyi yürekli biri hükümdar olmus. Kimseyi kirmak istemiyor. En yakin arkadasini da vezir tayin etmis. Vezir yaptigi arkadasina demiski; “Ben halkimla kötü olmayayim. Birisi cezalanacak ise, cezalari sen ver. Mükafatlari da ben dagitayim. Icra-i hükümete baslamislar. Kisa sürede vezir, astigi astik, kestigi kestik hareketleriyle ülkede korku ve otorite yaratmis. Ülkenin en önemli adami vezir… Hükümdari kimse önemsemiyor.. Hükümdar akilli, durumu fark etmis. Arkadasi veziri çagirmis. Bu is ters oldu demis. Gel sorumluluklari da degistirelim. Bundan sonra cezalar benden, mükafat senden… Halk bir bakmis, o güne kadar görülmemis seyler oluyor. Hükümdann astigi astik, kestigi kestik… Kimse vezirin zalimliklerinden iyilige dönüsünü fark etmemis ama, (Bu bükümdar bir tuhaf oldu. Zalimlesti. Onu devirelim, veziri hükümdar yapalim) demisler.
-Ne demek istiyorsun simdi Recep?
-Hocam, hikâyeye karsi hikâye anlattim.
senaryo: Ali Riza KARDÜZ Kamera: Mistik^

 

Sende yorum yap