Neyi, neden, kim, nasıl kurtaracak?

, , Sende yorum yap

Temel iflas eder. Borçlarini ödeyemiyor. Kimsenin yüzüne bakamiyor. Tek çözüm intihar. Uçurumdan kendini denize atacak, kurtulacak… “Ya, bismillah” diye atlar. Atlar ama körolasi can tatli… Asagi dogru kayarken bir dal parçasina yapisir. Baslar boslukta sallanmaya. Asagida denizin vahsi dalgalari, sivri kayalari dövüyor. Yukarida kizgin günes etrafi kavuruyor. Zavalli Temel can derdine düser. Elini tutacak, yukari çekecek onu kurtaracak birini bulmak arayisinda baslar bagirmaya, “Kimse yok mü, kimse yok miii?” Bu arada tutundugu dal parçasi çatirdamaya baslar. Temel daha fazla telaslanir. “Kimse yok miii, kimse yok mü”.. Tam umudunu kesmisken, bir ses duyar “Sevgili kulum, hiç telaslanma. Yaninda ben varim. Kendini yüce Tanri’nin kollarina birak. Sonsuz nimetlerimden faydalan” Derinlerden gelen bu ulvi ses Temel’i daha çok korkutur. Baslar daha yüksek sesle bagirmaya.. “Baska kimse yok miii, baska kimse yok miii?.. ”
—Tabii, simdi Türkiye’de adet oldu. Kimse “Tan-ri’nin nimetlerini” istemiyor. “Devlet babanin” nimetlerine gözünü dikmis. Hükümet de “babalik isini o kadar benimsemis ki” kanun çikariyor “uçurumdaki her sirketi kolundan tutup çikartacagim” diyor.
“Sirket Kurtarma Kanun Tasarisi” bu sorumlulugu bankalara vermiyor mu?
—Bankalar, “araci”. Eninde sonunda faturayi “Devlet Baba” öder. Masrafi “halkimiza paylastirir”.
—Bu anlatimda biraz abartma var galiba? Halk sirket kurtarma faturalarini nasil öder? Agri’nin Elmadag ilçesindeki Rüstem Aga’nin Istanbul’daki Recep Bey’i kurtarmak için yapilacak harcamaya katkisi ne olur?
—Çok olur… Çünkü kurtarma faturasini önce bankalar ödemis görülecek, onlar Devlet Baba’ya devredecek, Devlet Baba faturayi bölüstürecek. Üç lira elektrige zam. Bes lira gaza zam. Iki lira sekere zam. Alti lira sigaraya zam, derken paralar Agri’nin Elmadag ilçesinde yasayan bizim Rüstem Aga’nin cebinden çikacak.
—Ama bu koskoca holdingler, bu koskoca isadamlari batsin mi?
—Bu koskoca holdingler, bu koskoca isadamlari para kazanirken kazancin tamami kendilerinin oluyor da, zarar ettiklerinde acaba neden faturayi “halkimiz ödüyor?”.
—Her batan sirket, üretimde bir azalma, istihdamda bir daralma getirir…
—Hiç de getirmez. Her batan sirketin mutlaka üretim konusu yanlis seçilmistir, pazari yoktur. Ekonomik bakimdan gerekli büyüklükte kurulmamistir. Kurulus yeri, teknolojisi hatalidir. Veya finansman yapisi bozuktur. Ne yaparsan yap, böyle bir sirketin yasama sansi yoktur. Bu haliyle batmasi daha iyi olur.
—Ama yönetimde hatalar var ise?
—Sirketi kuranlar, isletenler yönetimi becereme-mis de, simdi bu sirketlere sahip olacak bankalarin, hayatlarinda bu konularla hiç ilgilenmemis memurlari mi daha iyi isletecek?..
—O halde birakalim, Türkiye’de koskoca holdingler, aile sirketleri, mütesebbisler batsin…
—Serbest piyasa ekonomisinde, holdingler, aile sirketleri mütesebbisler batar da, çikar da… Temel yanlislik burada zaten. Türkiye’de mesele sirket kurtarma boyutunu asip, holdingleri, aileleri, mütesebbisleri kurtarma operasyonu halini aldi. Ekonomik büyüklügü bulunan ileri teknolojiyle dünya pazarinda rekabet edilebilir kalite ve fiyatta mal ve hizmet üreten, kpnjonktürel nedenlerle zarara ugrayan kapanmasi, ülke ekonomisini veya istihdami büyük ölçüde etkileyecek bir veya birkaç kurulus kurtarila-bilir. Baska ülkelerde yapilan budur.
—Bosuna tartismaya gerek yok. Türkiye’de holdingleri, aile sirketlerini ve de mütesebbisleri kurtarmaya hükümet niyetli de, acaba halkimizi kim kurtaracak?
—Allah kurtarir…
—Baska kimse yok miii, baska kimse yok miii?
Ali Riza Kardüz^

 

Sende yorum yap