MART AYI VERGİ AYI (Yakalanan kazlar için)

, , Sende yorum yap

Saf ve bakir Anadolu çocugu Recep son günlerde vergilere takti. Bütün derdi bu. Ödedigi vergiyi sürekli baskalarinin ödedigi vergiyle karsilastiriyor. Tanidiklarina soruyor. “Ne kadar vergi verdin” diye. Sonra kendi verdigi vergiyle bir karsilastirma yapiyor. Sonuç Recep’i hep üzüyor, ikide bir kendi kendine “Yahu bu nasil olur?” diye mirildaniyor.
Nasirina basilmis insan psikolojisinde Recep vergiden baska sey düsünmez oldu. Sanki ondan baska vergi veren yokmus havasina girdi… Önüne gelene soruyordu, “Ahmet Bey geçen yil ne vermisti… Mehmet Bey ne vermisti…”
Bu Kadari ile de yetinmedi… Geçen yil vergi verenlerin isimlerini yayinlayan gazeteleri aradi. Buldu… Aklina takilan isimleri listelerde arastirdi… Birçok taninmis kisinin ismi listede yoktu… Meraki büsbütün depresti… Bu isleri az-çok bilen eski hesap uzmani, yeni holding danismani arkadasini buldu…
—Kardesim dedi, bak bizim zengin bildigimiz Ahmet Bey, Mehmet Bey geçen yilin vergi listelerinde yok. Bunlar vergi kaçiriyor…
—Hayir dedi arkadasi, Ahmet Bey, Mehmet Bey kanuna saygili isadamlaridir, vergi kaçirmazlar. —Ama yergi vermemisler… Yahu, benim kadar vergi vermemisler…
—Evet, Ahmet Bey, Mehmet Bey vergi vermez. Ama bu vergi kaçirmak degildir.
—Kardesim Ahmet Beyi alalim… Onun yasam düzeyi, benim 150-200 katim… —Evet öyledir.
—Ama benim kadar vergi vermiyor… —Olabilir. Çünkü onun geliri sadece ücret… Ücreti de se-ninkinden düsük. Devlet baba onun vergisini de ücretinden kesiyor…
—Ahmet Beyin tek geliri ücret de bu yasam seviyesi?.. —Recep’çigim sen gerçekten saf ve bakir bir Anadolu çocugusun… Ahmet Beyin gelirinin düsüklügüyle yasam seviyesinin ne ilgisi var?
—Bogaz’da koskocaman yalisi var… Yalida yasiyor.
—Yali onun degil ki, demir-çelik sirketinin misafirhanesi, o misafireten yalida oturuyor. —Mercedes otomobili?
—Mercedes otomobil boya fabrikasinin servis arabasi. —Haniminin spor Mercedes’i? — O, tavuk yemi isletmesinin servis arabasi. —Yalinin önündeki yat?
—Haaa.o yat degil. Ahmet Beyin devamli zarar eden bir turizm sirketi var ya, onun gezi motoru… —Peki iyi, Ahmet bey 2 soför, 2 denizci, 1 bahçivan, 2 usak, 2 hizmetlinin ayliklarini hangi geliri ile ödüyor… —Aman be Recep, onlar Ahmet Beyin fabrikalarinin isçileri… Fabrika çikisi Ahmet beyin misafirhanesine geliyorlar…
—Deli olacagim yahu… Peki Ahmet Bey ve ailesi yilda su kadar Avrupa gezisini hangi dövizle yapiyor? —Anladim… Sen menfi kafanla Ahmet Beyin dövizi nereden buldugunu ima ediyorsun. Ama sana çok acik birsey söyliyeyim. Bizim isadamlarimiz en çok 17 Sayili Türk Parasi Kiymetini Koruma mevzuatindan korkar. Döviz konusunda en ufak bir usulsüzlük yapmazlar. —Pek iyi de, bu seyahat harcamalari… —Hepsi kanunun sinirlari içindedir. Ahmet Bey ve aile fertleri ücretli olduklari sirketler tarafindan görevli olarak yurt disina gönderilir… —Dövizler?
—Sirketleri onlara ticari döviz verir. O tabii ki yetmez. O zaman vergiden düsülen pazarlama dövizi haklari var… Devlet baba bunun nereye harcandigini sormaz… —Ahmet Bey bu yil da mi vergi vermiyecek? —Tabii vermiyecek. Ben onun vergi danismaniyim. Bütün harcamalari kanuna uygundur. Ahmet Beyin beyanname vermesine bile lüzum yoktur. Ben bu isin sorumlusuyum. Recep, saf saf boynunu büktü… “Anladim, kardesim dedi… Simdi anliyorum.” Adnan Agabey, Maliye Bakani olmadan beyanat yermisti. “Vergi politikasi kazdan acitmadan en çok tüyü yolma sanatidir” diye…
Önemli olan kazlarin maliyeye yakalanip yakalanmamasi. Yakalandin mi, tüy kalmiyor. Yakalanmazsan yasadin. Kimse bir tek tüyüne dokunamiyor…
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ
KAMERA:Mistik^

 

Sende yorum yap