İHRACAT NASIL PATLAR?

, , Sende yorum yap

Türkiye’de herkes birsey patlatma pesinde. Turizmci ilhan Agabeyimiz turizmi patlatamayinca, maliyeci meslekdasi ve de Kabinedeki rakibi Kemal Agabeyimiz, duraklamaya baslayan ihracati patlatmaya karar verdi. Ihracat nasil patlar? Normal olarak daha kaliteli mali, daha ucuza satarak… Ama bunu herkes yapar. Rekabet etmek için herkesin yapamadigini becermek marifet… Kemal Agabeyimizin bakanligi geçen haftalar içinde ihracat patlamasi için özel ve de güzel bir uygulama baslatti. Pazar kaybettigimiz, ihraç mallarimiza eskisi kadar ilgi göstermeyen ülkelere, saz heyetleri, dansözler ve de sarkicilar gönderiyoruz.
Ticaret Bakanligi’nin ihracat elemanlari için oldukça degisik bir ugrasi alani dogdu. Eskisi gibi üretici pesinde kosmak, onu ihracata yöneltmek, ihracat tesvikleri, alici ülke pazarlarini arastirmak, rakipleri izlemek falan yok. Ankara’daki teskilât, Türkiye’de en kivrak oyun havalarini çalabilen saz heyetlerini tespit ediyor. Sonra “formda olan” dansözler ile ve Türkiye’de isi olmayan sarkicilarla temas ediliyor. Bunlara programlar hazirlaniyor. Diplomatik pasaportlar çikariliyor. Baslarina bakanliktan bir ihracat uzmani kafile baskani tayin ediliyor. Sonra bu ihracat patlatma heyetleri Esenboga seref salonunda yari-resmi biçimde ugurlaniyor.
Ihracat patlatacagimiz ülkedeki temsilcilerimiz onlari karsiliyor. Iase ve ibatelerini sagliyor. O ülkedeki ticaret ataselerimiz salon tutuyor, davetiye hazirliyor. O ülkenin ileri gelenlerini “ihracati patlatma-moral gecesine” davet ediyor.
O ülkenin seçkin ve de çogu geçkin Türk dostu etkili ve yetkilileri, bizim sazcilari, dansözleri, sarkicilari izliyorlar… Sonra, “Aman Türk mallari çok iyi, baska mal kullanmayalim, Türk mali kullanalim” diyorlar… Ve de böylece ihracat patliyor…
Yani, böyle olmasi gerekir… Dogrusu budur ama, olmuyor… Çünkü bizim ihracati patlatma heyetlerinin iyi niyetine ragmen, bize düsman olan yabanci güçler, yabanci lobiler ihracati patlatma heyetlerinin basarilarini engellemek için ellerinden geleni yapiyorlar.
Bir kere yanlis ve çirkin haberler yayiyorlar. Diyorlar ki, bu ihracati patlatma heyetleri gittikleri ülkelerde dis temsilciliklerin basina büyük dertler açiyorlarmis… Günlerce bizim ihracat uzmanlari bu “artiz vatandaslarin” alisveris islerini kovalamaktan, esas patlatilacak seye vakit bulamiyor-larmis. Dost ve kardes Arap ülkelerinde bile, bu sazli-dansli-sarkili ihracat patlatmak davetlerine istirak saglamak için dis temsilcilerin cani çikiyormus. Tabii bütün bunlar bizim ihracati patlatmamizi kiskanan düsmanlarin palavralari.
Saf ve bakir Anadolu çocugu Recep’in ilkokul son siniftaki kizi Emine, bu yil ithalat ve ihracatin ne demek oldugunu ögrendi. Begendigi hafif müzik sanatçisi Serçe’nin geçen hafta Kuveyt’te ihracati patlatma programinin nasil basarili oldugu, hakkindaki gazete haberlerini okuyor, resimlere bakiyordu. “Babacigim dedi, bizim Serçe’yi neden sadece Kuveyt’e gönderiyorlar? Bütün Avrupa’yi, Asya’yi dolastirsinlar. Bakin o zaman ihracatimiz nasil artar.” Birden aklina birsey geldi. “Babacigim dedi, ihracatin artmasini anladim da, ihracat patlamasi ne dernek? Ihracatin patlamasi için hafif müzik mi gerek, klasik müzik mi?” Recep, “Kizim dedi, onu bunu bilmem ama herhalde önce darbuka gerek…” Emine kirildi. “Babacigim benimle alay ediyorsun, darbuka ile ihracat patlamasinin ne ilgisi var” diye sordu. Recep açiklamak zorunda kaldi. “Kizim dedi, bizim gençligimizde Düzce’de her sonbahar sehrin çayirinda panayir kurulurdu. Birçok yabanci satici gelir, uyduruk dükkanlarda mallarini satmaya çalisirdi. Bu panayira cazibe vermek için de çayirin ortasina bir çadir tiyatrosu kurulur, saz, fasil heyeti, sarkicilar, dansöz, çayira müsteri çekerdi… Çadir tiyatrosunun önünde her matineden önce bir zurnaci, bir darbukaci mütereddit müsterileri cezbetmek için gürültü koparirdi. Darbukacinin mahareti, çikardigi gürültü ile ölçülür, nami patlattigi darbuka sayisina göre büyürdü. Gene dün üç darbuka patlatmis, helal olsun, derlerdi… Darbuka patlatani görmek için çayira gelenlerin sayisi arttikça da panayirda alisveris iyi giderdi… Ticaret Bakanimiz Kemahlidir… Herhalde onun çocuklugu da bu tip panayirlarda geçmistir. Japon ihracat modeline karsi, panayirda darbuka patlatma modeli ile rakiplerimizi mutlaka altedecektir…”
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ
KAMERA:Mistik^

 

Sende yorum yap