Herkese aş herkese iş

, , Sende yorum yap

Recep isyerinde arkadaslariyla sohbet ederken, Memduh Hocadan ögrendiklerini ballandira ballandira satmaya çalisiyordu: “Efendim diyordu, o parti bu parti… Önemli olan partilerin ekonomik görüsü…Nihai hedef halki mutlu etmek. Bunu nasil yapacaklar? Herkese as, herkese is bulmak için ne gibi ekonomik tedbirleri düsünüyorlar?” Arkadaslarindan biri karsi çikti “Recepçigim dedi, sen de kaç gündür taktin kafana, herkese as, herkese as diye… Ne asi be kardesim? Aç insan mi var? Allaha sükür Türkiye, dünyada kendi kendini doyuran 7 ülkeden biri. Hiç bir gida maddesini ithal etmiyoruz. Üstelik biz etrafimizdaki ülkelerin gida ambari bile olabiliriz.”
Recep bu çikisi beklemiyordu… Memduh Hoca, acaba herkese as derken neden söz ediyordu. Kafasi buna takildi. Isten çikinca eski bürokrat, yeni holding danismani arkadasini buldu. Derdini ona döktü. “Bir yandan herkese as diye bagiriyoruz. Öte yandan dünyanin kendini doyuran 7 ülkesinden biriyiz, biz aç ülkelere gida maddesi satalim iddiasindayiz. Nedir sunun asli esasi?” diye sordu.
Arkadasi, “Recepçigim dedi, biz disaridan gida maddesi almiyoruz, hatta disariya gida maddesi satiyoruz ama bunun anlami yeterince yiyip içiyoruz demek degildir ki?”
—Yani aç mi kaliyoruz?
—Eh öyle sayilir…
Nasil öyle sayilir?
—Bak Recepcigim Türkiye’de kisi basina yillik et tüketimi 20 kilo civarinda. Halbuki Iranlilar bile yilda kisi basina 30 kilo et yiyorlar. Kisi basina et tüketimi Polonya’da 62 kilo, Bulgaristan’da 55 kilo, Almanya’da, Ingiltere’de 80 kilonun üzerinde. Bizim halkimiz da normal beslense yilda 40-50 kilo et yese görüyorsun ki et yetmeyecek…
—Canim et bu kadar önemli mi? Sadece et ölçü olur mu?
—Recepcigim, sütte de durum ayni. Biz Türkler yilda kisi basina 100 kilo dolayinda süt tüketirken, Polonya’da 160 kilo, Bulgaristan’da 226 kilo, Ispanya’da 500 kilo, Bati Almanya’da 350 kilo süt tüketiliyor. Millet komsu ülkelerdeki kadar süt tüketecek olsa süt de yetismeyecek…
—Canim sen de hep sivri örneklere gidiyorsun…
—Recepçigim, sekerde de durum ayni. Biz yilda kisi basina 22-25 kilo seker yerken, iranlilar nerede ise 30 kilo, Suriyeliler, Iraklilar 35 kilo, Bulgarlar 45 kilo seker tüketiyorlar.
Recep arkadasina ne söyleyecegini sasirdi.
—Herhalde kitliktan degil, dedi… Hangi malda vesika var? Hangi malda kuyruk var? Neden bizim halkimiz az yiyor? Yiyecekten kesip baska sey mi aliyor yoksa?
—Hayir Recepcigim, tam tersine, herseyden kesip yiyecek almaya çalistigi halde, gene de en düsük tüketim bizde.
—Nasil oluyor bu?
yi arastirmislar. Türk ailesi bütçesinin %53’ünü gidaya harciyor.’Bu râkkam baska ülkelerde düsük. Mesela Almanya’da, Hollanda’da %36, diger Avrupa ülkelerinde %45 dolayinda.
—O halde?
—O haldesi, bu haldesi su ki Recepcigim, bizim halkin gelir seviyesi çok düsük. Ne kadar çalissa, eline geçen paranin ne kadar çogunu gidaya ayirsa gene de beslenemiyor.
—Ben anlamadim bunu…
—Recepcigim, Türkiye’de gida maddeleri fiyatlarindaki artis, halkin gelirindeki artistan daha hizli. Mesela asgari ücretle çalisan bir isçi bundan 20 yil önce 1963 yilinda, 1 kg ekmek almak için 44 dakika çalisiyordu. 20 yil sonra ayni ekmegi almak için 1 saatten fazla çalismasi gerekti. Asgari ücretten çalisan isçi 1 kilo sigir etini almak için 14 saat çalismak zorunda. Ayni eti 20 yil önce 6 saat çalisarak aliyordu. Asgari ücretli isçi 1 kilo beyaz peynir almak için 10 saat çalismali…
—Aman kardesim sen de fakirlik edebiyatina basladin. Zaten siz eski bürokratlarin kafalari hep böyle menfi çalisir…
—Recepcigim ben sana isin dogrusunu anlatiyorum. Gerçekten kaçarsan, bunlari bilmezlikten gelirsen.o zaman çözüm de getiremezsin.
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ
KAMERA:Mistik^

 

Sende yorum yap