Getirirken onlar övünüyor, gönderirken halk dövünüyor

, , Sende yorum yap

1985 yilinda Türkiye’nin dis borçlari 25.0 milyar dolar idi. 1986 yilinda borç faturasi 6.4 milyar dolar kabarmis. 1987 yili basinda 31.4 milyar dolara ulasmis. Bu gidisle 1987 yili sonunda 40 milyar dolara yaklasiriz…
– Iyi ya… Türkiye’nin disarida kredi itibari artiyor demektir. Eskiden Lüksem-burg’dan 50 bin dolar kredi alabilen Türkiye’ye borç vermek için yabancilar sirada bekliyor…
Ve de bunun sonucunda, 1980 yilinda 12.6 milyar dolar olan dis borçlar 1982 yilinda 17.6 milyar dolara, 1984 yilinda 21 milyar dolara çikmisti 1986 sonunda 31,4 milyar dolara ulasmak ilginç bir rekor…
Türkiye’yi çok kötü idare ettigi, ekonomiyi batirdigi söylenen hükümetler, Cumhuri-yet’in kurulusundan 1981 yilina kadarki dönemde dis borçlan 16.8 milyar dolara çikarabilmis idi. Masallah 1981 yilindan sonraki bes yillik dönemde hükümetlerimiz bunu yüzde yüz artirip 31.4 milyar dolara çikardilar.
—Bunun çogu Türk isçilerinin, Türk halkinin döviz mevduati…
—Çogu dedigin rakam, Al-manya’daki 4 milyar dolarlik isçi mevduati ile Türk bankalarindaki 1.3 milyar dolarlik döviz mevduati. Bu iki rakamin toplamini düsersen 26.1 milyar borç görülür.
—Türkiye büyüyor… Isler artikça, daha fazla borç kullanmaktan tabii ne olabilir?
—Pardon… Burada bir yanlisim var sanirim. Türkiye “do-
lar olarak büyümüyor’. Türkiye’nin milli geliri 1980 yilindan bu yana 60 milyar dolarin biraz altinda, biraz üstünde…
—Türkiye’nin büyümesini dolar ile ölçemezsin…
—Türkiye nin borçlarini dolar ile ölçüyorsun da, büyümesini neden ölçemiyorsun. Türkiye’nin dolar olarak dis borcu, Türkiye’nin dolar olarak milli gelirinin, yani bir yilda ürettigi mal ve hizmetlerin, 1980 yilinda yüzde 27’si dolayinda dolasirken, 1987 yili basinda bu oran yüzde 50’nin üzerine çikti.
—Üzülme, kazaniriz. Öderiz…
—Türkiye’nin “kazanmasi” demek, milli gelirinin dolar olarak büyümesi demektir. Halbuki milli gelir dolar olarak büyümez, buna karsilik borç faturasi devamli kabarirsa ve de her yil dolar olarak daha fazla faiz ve borç taksidi ödemek zorunda kalirsak “yandik” demektir…
—Bu kadar abartma, kaç
yildir Türkiye borçlarini ödüyor. Yabancilar Türkiye’den memnun…
—Ama bu borçlarin nasil ödendiginin, borç faturasinin halka ne yük getirdiginin çok kimse farkinda degil…
—Hükümet dövizi buluyor, ödüyor…
—Dövizin nasil bulundugu bir soru. Döviz almak için Türk Lirasi’nin nasil bulundugu bir baska soru… Son iki yildir her yil yaklasik 4.6 milyar dolar borç ana para taksidi ve faizi ödeniyor. Bunun milli gelire orani yaklasik yüzde 8’dir. Demek ki, Türk halki her yil ekmeginin yüzde 8’ini kendi yiyecegine, çocuklari için sak-layacagina, zorla yabancilara veriyor.
—Halkimizin bundan sikâyetçi oldugunu kimse duymadi…
—Halkimiz durumun farkinda degil ki… Halkin sikâyeti hastanelerin önündeki kuyruk, okullarin yetersizligi, tarim ürünlerinin iyi para etmemesi… Bilmiyor ki, bütün bunlarin sebebi her yil giderek artan dis borcudur. Borçlarin ana para ve faiz yükü büyüdükçe, buraya para bulmak için, hastane, okul yapmak için ayrilacak paralar, onun ürünlerini satin almak için ayrilacak paralar, öbür tarafa aktariliyor.
—Büyüklerimiz, kredi itibarimiz artiyor, yabancilar bize para vermek için kapimizda bekliyor diye övünüyor…
—Sen onlara bakma, halkimiz da bu paralari nasil ödeyecegiz diye dövünüyor…
Ali Riza Kardüz^

 

Sende yorum yap