Gene kadayıf mı yiyeceğiz?

, , Sende yorum yap

– Besim Hoca, bir Antep hikayesi anlatmisti:
“Adamcagiz, ilk defa Antep’e gitmis. Misafiri agirliyorlar. Önce kabuklu fistik, sonra fistik ezmesi sekeri ikram etmisler. Arkadan yemege oturmuslar. Fistikli çorba, fistikli dolma, fistikli pilav, fistikli baklava… Adamcagiza fistikdan gina gelmis… Ev sahibine me-lul melul bakmis, ‘Ne olur bana bir bardak su verin, ama fistiksiz olsun…’ Hemen kosusturmuslar, testi içinde gelen buz gibi soguk suyu misafire ikram etmisler. Fistiklarin üzerine buz gibi Antep suyunu içen adamcagiz, ‘Ohhh… Allaha sükür…’ der demez, ev sahibi atilmis: ‘Nasil, ama? Fistik gibi su…”
– Durup dururken, bu hikayeyi bana neden anlatiyorsun?
– Erbakan Hoca’nin kadayif tepsisi gene ortaya çikinca, hikayeyi hatirladim. Bütün dünyayi bir kadayif tepsisine sigdiranlar, altini kizartmaya çalisirken, sadece kadayifi yakmakla kalmayip, tepsisini bile eritenler, “hafiza-i beser’in nisyan ile malul” oldugu bir ülkede, “kadayif ustasi unvanlarini” koruyabiliyor, iddiali olduklari sanilan baska aticilari da ayaklarina kadar getirip, onlara el öptürebiliyorlar…
– Ne denir helal olsun…
– Helal olsun da… Bütün bunlar acaba ne için?
– Demokrasiye inandigini söyleyen, demokrasi için mücadele verdigini iddia eden politikacilar, ”sandalye için degil, halki daha mutlu kilacagina, ülkeye refah getirecegine inandiklari ekonomik ve sosyal politikalarini uygulama imkanini elde edebilmek için yasarlar.
– Bu anlattiklarin çok güzel de, eger bir lider, fikirlerini halka benimseten ve birçok insani kendine baglamis bir lider, bir baskasinin evine girebilmek ugruna ve gazetelerde resminin yayinlanmasi ugruna, kapinin önünde ayakkabilarini çikarip, takunya giyebi-liyorsa, kendisine inananlara ihanet etmis olur… Ayagindan ayakkabisini çikarip, kapinin önüne birakirken, fikirlerini-inançlarini da kafasindan çikarip, ayakka-bilariyla birlikte, kapinin önüne birakmis olamaz mi?
– Sen de ‘abartma’… Politika bu… Olur böyle seyler…
– ‘Fikirler-inançIar’ kolayca kafadan çikarilip, kapinin önüne birakiiabiliyor ise, bunlara inanip, bunlarin pesinden kosanlara, bu fikirlerin ve inançlarin gerçeklestirilmesi arayisinda ülkenin harcanan kaynaklarina ve de zamanina yazik degil mi?
– Bu çabalar, ‘demokrasiyi daha iyi seviyeye çikartmak için…’
– Liderler, kendi görüslerini-inançlarini unuttular. Bir zamanlar ayni bayrak altinda toplandiklari yandas-lariyla degil, demokrasi lafini kalkan edip, ayri bayrak sahipleriyle, ‘sandalye’ pazarligindalar.
– Görüsleri-inançlari unutmayi nereden çikariyorsun?
– Hani Ecevit’in Akgünler’i, ‘Ne ezen, ne ezilen, hakça, insanca düzen’i? Hani ‘Köy-kent’, hani ‘Özyönetim’, hani ‘Halk Sektörü’, hani ‘Bilezik Formülü: Türkün gücü, Arabin parasi, Batinin teknolojisi?..’ Bütün bunlara inanan ‘saf ve bakir Anadolu çocuklarinin’ heba olan zamani, bütün bunlara yöneltilen kaydi.
– Adamcagizin basindan bunca badire geçti… Bu arada belki unutmustur…
– Ya Erbakan Hoca? ‘Turist döviz getirir, ahlak götürür’, ‘Yabanci sermaye bizi sömürür’ günlerine geri mi dönecegiz? Isimlerinin sonu ‘san’ ile biten ve fakat insaatlari yillardir bitmeyen, sayilari 30’u asan ‘hayal fabrikasina’ bugüne kadar harcanan milletin paraciklari?
– Anladim, anladim… Turgut Agabeyin seni de büyülemis…
– Büyülemis, büyülememis… Durum ortada… Turgut Agabeyimin, ‘takunya ile lider kabul ettigini’, isi gücü birakip, ‘sandalye pesinde’ o kapidan bu kapiya gezindigini gördün mü? Adamcagiz Allah için’ sadece ‘ekonomi’ konusuyor. Inandigi yolda-ben begenirim, begenmem, o ayri mesele-halkin iyiligine olduguna inandigi seyleri cesaretle, hiçbir seyden çekinmeden uyguluyor. Laf degil, is yapiyor.
– Canim takunya isini de bu kadar büyütme?
– Bugün takunya, yarin sakal, öbür gün kravatsiz mintan… Arkadan ‘seriat ilkelerine uygun ekonomik ve sosyal politika’ gündeme gelir…
– Görüyorsun ya kardesim, Türkiye nasil degisiyor… Bir zamanlar ‘takunyali’ bilinen Turgut Agabey sola geçti, bir zamanlarin ‘solda bilinen lideri’, ‘takunya giymeye basladi.’ Hey ‘Allahim, sen nelere kadirsin!’
Ali RIZA KARDÜZ^

 

Sende yorum yap