Fakirlik edebiyatı

, , Sende yorum yap

— Seçimler için hazirlanan sarkili türkülü propaganda bandinda, Fatih adayi Hüsnü Dogan’i Turgut agabeyim söyle anlatiyormus;
“Hüsnü, benim dayimin ogludur. Üç yasinda yetim kaldi. Yalinayak köy yollarinda babasiz kalan Hüsnü’yü anam Malatya’da yanimiza aldi. Çok fukaralik çekti, ama çok zekiydi,..”
Özal’in ses tonu titrek titrek çikiyormus. Etkileyi-ciymis. Videodan bandi seyreden ve de dinleyenlerin gözleri doluyormus. Dokunsaniz hüngür hüngür aglayacak gibi oluyorlarmis. Ve Özal konusmasini söyle tamamliyormus: “Yetim Hüsnü’ye oy verin, bu oylar aslinda bana verilecektir.”
— Ah, agabeycigim ahh… Yetim Hüsnü dedin de, gene derdimi destin… Su yüregimin içini bir görsen… Parça parça… Surada Bogaz’a karsi oturmusuz, su viskiyi yudumluyorum ama, bogazimdan geçiyor mu saniyorsun? Adet olmus, su balik yumurtasini yiyoruz… Ne var bunda yani? Ben çocukken, bizim köyde yedigimiz tavuk yumurtasinin yerini tutar mi, bu balik yumurtasi? Agabeycigim, sen simdi su Jaguar’i neden aldin diyeceksin? Benim Için ha Jaguar, ha öküz arabasi…Ikisi de dört teker… Ben çocukken, öküz arabasiyla pazar yerlerine mal çekerdim Agabeycigim,.. O pazar yerlerinde içinde geceledigimiz çadir var ya… Agabeycigim, Istanbul’un Yeniköy’-ünde, evde Bogaz’i seyrederken sen beni rahat yasiyor saniyorsun degil mi? Degil agabeycigim… Çocukken çadirda geçen geceler… Kuru ekmegin yaninda, sogani da katik ettin mi agabeycigim…
— Ohoo… Senin anlattiklarin bir sey mi? Babam askere gitmis… Harp sirasi… Ekmek yok. Biz misir koçani ögütüp ekmek yapariz… Annem babamin elbisesinden önce kendine manto diker, sonra o mantoyu bozup bize pantalon yapar… Kolu yamasiz ceket, alti pençesiz ayakkabi giydigimi bilmem. Bak üzerimdeki ceketi Amerika’dan aldim. Ama kollarindaki deri yamalar nasil? Sanki eski günlerdeki gibi. Ayakkabim “Church” marka Ingiliz. Eskidi mi, Londra’ya götürüyorum, firmasi 25 Ingiliz Lirasi’na pençe yapiyor. Türk parasiyla 30 bin lira tutar ama, ne pençe?
– Kardesim biz hamuru fakir milletiz. Baksa-na koskoca Disisleri Bakanimiz bile, tarlada büyümüs. Köylü çocugu. Uyurken basinin altina kar-puzu yastik edermis… Düsünebiliyor musun kirk yildir adamcagiz Avrupa’da dolasiyor. O köy yasamindan sonra kimbilir ne izdirapli bir hayat?
— Basbakanimiz da çok fakirdi… Babasi banka memuru, anasi ögretmen… O kardesin pantalonu, bu kardese… Malatya sokaklarinda tahta tekerlekli tornetden oyuncak araba… Iste o zaman “aht etmis” ben çocuklarima Jaguar alacagim, BMW alacagim, Toyota alacagim… Onlar benim gibi tahta tekerlekli tornet ile “düüüt, düüüt, kendilerini avutmasinlar” diye…
— Agabeycigim, benim patronum da çok fakirdi… Ufacik bir tarlada, bakla ekip satarmis. israfi hiç sevmez… Bakma sen, çocuklarina laf dinletemiyor, lüks yatlara lüks katlara para harcamalarini önleyemiyor ama, içi sizliyor… Patronum hep tekrarlar… “Türk milleti fakirdir. Israf önlenmeli. Lüks mal günahtir” diye… Simdi diyeceksin ki, o halde neden sadece lüks mallar yapip satiyor? Ne yapsin adamcagiz kardesim? Fakir aileden geldiginden, fakirin halinden anliyor? Fakirin alim gücünün olmadigini biliyor. O da zenginler için lüks mal üretip satarak, zenginlerden öç aliyor…
— Bak yukarida Allah var… Hani her sabah bah-çemdeki yüzme havuzuna girerken, Bartin deresinde mandalarla yüzdügümüz günleri özlerim. Geçen hafta Nice, Montecarlo sürttük geldik… Inan olsun bizim Amasra pilajlari, Amasra’daki Kaptan Motel daha güzel…
— Agabeycigim, ben isçi haklariyla, sendika konularinda fazla sey yazmiyorum… Malum, yanlis anlama olabilir. Ama kalbim, isçilerin izdirabiy-la kavruluyor… Bakma ben 24 Ocak Kararlarini öven seyler yaziyorum ama, bu is yürümez… Bizim gibi fakir aile çocuklari…
— Evladim, ismail, gel su masayi biraz donat bakalim… Bir sise viski daha aç… Bak bakalim Santral Bakkaliyesi’nde söyle iyi bir Iran Havyari varsa bir kutu aldiriver… Evet Agabeycigim ne diyorduk, bu ekonomik politikalarla halkin fakirlikten kurtulmasinin imkani yok agabeycigim… Bak benim hayatima agabeycigim… Bunca yil ugras, didis… Ne degisti agabeycigim… Bu ülke nankör agabeycigim… Fakirlikten kurtulmaya imkan yok agabeycigim… ismail evladim, bu adi viskiden baskasi yok mu? Açsa idin bir “Chivas Regal…”
Ali Riza KARDÜZ^

 

Sende yorum yap