Devlet kötü mal yapar mı?

, , Sende yorum yap

Cumartesi günü hava iyiydi Recep colugu çocugu topladi. YeniKöy’den dolmus motoru ile paça yemege Beykoz’a geçti. Beykoz Iskelesi’nde Sümerbank Beykoz Kundura Fabrikasi’nin bir satis magazasi vardir Bir KIT magazasi nasil olur. o magazada ne kalitede mal satilir diye meraki olanlarin bu magazayi görmesi sartta. Recep’in kizi Emine babasina.
Babacigim, bu ayakkabilar neden bu kadar sekilsiz. Fiyatlari da hiç ucuz degil… Kim aliyor bunlari? diye sordu.
Kizim benim bildigim Beykoz Kundura Fabrikasi Osmanli döneminde kurulan iki fabrikadan biridir… Ben de hayret ettim… Çocuklugumuzda satin aldigimiz Beykoz kunduralari bunlardan çok
çok iyi idi…..diyerek Recep hayretini ifade etti.
iskele boyunda gezerlerken: Feylezof Muzaffer’e rastladilar. Muzaffer de colugu çocugu toplamis gezmeye çikmisti. Recep Beykoz kundura magazasinin vitrinindeki mallarin zavalliligindan söz etti. Muzaffer daha da dertli idi:
Recepcigim, birak kundura magazasini, sen hiç Sümerbank satis magazalarindan birine girdin mi?
Son zamanlarda pek firsat olmadi.
Daha kapidan girerken, ortaligin pisligi, raflarin derbederligi, personelin ilgisizligi insani itiyor…
– Ama Sümerbank’in mallari iyidir.
– O senin çocuklugunda idi. Simdi Sümerbank magazalarinda, satilan kumaslar, pamuklular ve hatta halilar insanin içini karartacak kalitede.
Hani Sümerbank’m çok iyi kalite halilari, kumaslari vardi.. Herhalde simdi de göstermelik olanlari var ama, onlari An-kara’daki seçkin bürokratlar ucuz fiyatla satin aliyor.
– Iyi de Sümerbank özel sektör ile nasil rekabet ediyor?
– Isin feci tarafi da bu ya. Maalesef rekabet edemiyor. Bu yüzden de rekabet yerine zarar ediyor.
Muzaffer sen de Sünierbank’i parmagina dolamis devlet isletmelerini kötülüyorsun…
Recep sen hiç GIMA magazasina girdin mi?
Ankara’da memur iken alisverisimi oradan yapardim.
Bizim Kadiköy’de bir tane var. Git de gör. Sabah saat 9.30’da açilir. Ögleyin 12.30-14.30 tatil. Içerisi tozdan geçilmez. Sarküterideki peynir, zeytin durmaktan bozulmus…
– Bir sorumlusu yok mu?
– Olmaz olur mu? Sorumlusu bir camli odada, masasinin basinda oturuyor. Kapisinda odacisi, ona cay kahve ismarliyor…
– Muzaffercigim, bizim özel sektörde, örnegin Migros’ta böyle bir magaza olsa Vehbi Bey ertesi gün müdürü kovar… Migros hiç ögle paydosu vapiyor mu?

—Recepcigim, emekli bir Türk vatandasi olarak enflasyonu durduracak politikalari ben mi bulacagim, ben mi uygulayacagim. Yoksa Ânkara’daki yetkili ve de etkili kisiler mi?
—Dayibey, senin Ankara-gücü kaptani 1 Nisan basin toplantisinda diyor ki, “zam yokluktan iyidir”…
—Recep evladim… Onun söyledigi isin elif-be’si… Ekonomi yönetiminin en kolay yolu. Yumurtayi 25 lira yerine 250 liraya çikar, daha az talep olsun. Eti 5 bin lira yap, kasaplar et satamasin. Tüpgazi 10 bin yap, herkes kömür yaksin… Alim gücünü düsürür, fiyatlari artirirsan piyasada maldan geçilmez. Ama hedef bu mu? —Dayibey, siz de çok sabirsizsiniz. Turgut Agabey isbasina geleli surada kaç gün oldu? Hem ne diyor, “fiyat artislarini geriye çekecegiz demedik, yavaslatacagiz dedik”…
—Acaba yasliliktan ben mi yanlis hatirliyorum. Sen Turgut Agabeyinle 1965-1970 arasi bes yil planlamada çalistin. O zaman dediginiz dedik, yaptiginiz yaptikti. 24 Ocak 1980’den bu yana da Turgut Agabeyinin ekonomi programi uygulaniyor… Nereden çikiyor, Turgut Agabeyinin isbasina yeni gelmesi?
—Ama Dayibeycigim, arada Kafaoglu isleri gevsetti… —Simdi sen futbol takimi gibi “çamura yatma taktigi” uyguluyorsun. Hani derler ya… Rüzgâr esmeseydi, Adnan’in bacagi sakatlanmasaydi, hakem taraf tutmasaydi, saha islak olmasaydi… Biz ne goller atardik… —Dayibey bu futbol sahasinda olur… —Hayir evladim, her sahada olur. Önemli olan golü usturuplu atmaktir. Onun için haydi bastir Ankara-gücü…
– Görüyorsun ki devlet bu isi beceremiyor…
– Devletin magazasini isleten de bizim adamimiz, özel sektörün-künü de, ikisinin arasinda ne fark var?
– Birinin basinda sahibi var, öbürü sahipsiz.
– Nasil sahipsiz olur? Onun da genel müdürü var, bakani var..,
– Var da bakan, bu gibi küçük islere bakmiyor…
– Ne küçük isi kardesim… Tüm KIT ürünlerinde bir kötülesme, bir bozulma var. Eskiden her isin en iyisini devlet isletmeleri yapardi. Millet devlet garantisinde diye mal arardi… Hani bayagi süphelenmeye basladim. Herhalde devlet isletmeleri kaliteli mal üretir, kaliteli hizmet verirse halk buna alisir diye, giderek kaliteyi bozuyorlar… Halk fazla simarmasin istiyorlar…
– Dogrusun… Yoksa tekel’in en modern fabrikalarda bu kadar kötü sigara, bira yapmasi mümkün mü?
– Muzaffer, sen de tüm KiT’leri batirdin… Üretimin, hizmetin kalitesini yükseltmeye de sira gelecek. Simdi, hükümet para bulma pesinde… Parayi bulsun.
Parayi bulunca ne yapacak? Yeni fabrikalar kuracak…
– Önce su kurulu kapasiteleri bir güzel isletseler, KiT’lerde daha bol, daha kaliteli mal üretip en az özel sektör kadar ihracat yapmaya çalissalar fena mi olur kardesim?
SENARYO: Ali Riza Kardüz KAMERA: Mistik^

 

Sende yorum yap