Cengiz neden ihracatçı olamadı?

, , Sende yorum yap

Recep’in eski bir arkadasi vardir. Amerika’da iktisat okumus, sonra Ankara’da planlamada çalisiyordu. Yatirimin moda oldugu dönemde, sanayicilere proje hazirlamak için devlet kapisindan ayrilip, hür tesebbüse “intisap eyledi”, izmir’e gitti. Yatirim modasi geçip ihracat modasi baslayinca tüm gücüyle ihracatçi olmaya çalisti.
Recep son zamanlarda arkadasi Cengiz’in Suriye’ye un ihraç etmeye çalistigini, iki gemi un yolladigini duymustu. Eh… nihayet Cengiz de ihracatçi oldu diye seviniyordu. Geçenlerde Cengiz Recep’in isyerine geldi. Rengi solmus sararmis, gözleri dalgin, “Battim, rezil oldum” diye oflaya puflaya iskemleye çöktü.
Recep, “Aman kardesim” dedi, “birak bu klasik isadami numarasini, bolca sikayet edeceksin ki, sana özenip rakip olarak karsina kimse çikmasin…”Cengiz “Yok Recepcigim” dedi, “Sadece ben degil bizim tüm un ihracatçilari batti… Hem de enerji sorunu denen bilmedigimiz bir konudan…” Recep hayret etti.
– Cengizcigim, enerji kisintisi dünün isi… Bildigim kadari ile sen 6 ay önce bugday ihracatina basladin. Ne alâkasi var…
– Recep, bu senin bildigin enerji degil, bugdayin içindeki enerji…
– Anlamadim ya, sen su hikayeyi bastan anlatsana…
– Recepcigim, ben planlamada çalistim ya, ukalalik etmeyi ögrendim. Bizim Izmir’deki unculari topladim. Ey millet dedim, bugday ihraç edecegimize un ihraç edelim. Hem daha fazla döviz kazaniriz, hem de kepek, razmol, bon-kalite gibi artiklari hayvan yemi yapariz. Ülke kazanir, biz de kazaniriz.
– Fiyat farki ne kadar?
– Bizden komsu ülkeler 1 ton bugdayi 130-140 dolara aliyor, 1 ton un ise 170 dolar.
– Ne kadar güzel. Komsulara bol bol un satalim. Nakliyeden kâr ederiz.
– Kagit üzerinde böyle ama, isin bir baska yönü var. Ortak Pazar ülkeleri 1 ton un ihraç edene 94 dolar sübvansiyon veriyor. Adamlar bagday ithal edip, un ihraç ediyor ve para kazaniyorlar.
– Bizde de ihracatta vergi iadesi var, yüzde 35, yüzde 40 oraninda. Demek ki 170 dolara bugday ihraç edersen 70 dolar civarinda vergi iadesi alirsin. Bir de ucuz kredi. Oh., ne güzel.
– Recepcigim sen çok safsin. Bir kere unda vergi iadesi yoktu. Ben Ankara’ya gittim. Ortak Pazar’daki durumu, bugday ihracinin önemini anlattim. Kemal Agabey yüzde 20 vergi iadesi veririm dedi. Yildirim Kardes bunu yüzde 5’e düsürdü. O da geçici vergi iadesi diye çikti.
– Ne ise birse y çikmis ya…
– Sen gene öyle zannet. Biz yüzde 20 vergi iadesi çikacak diye hazirliga baslamistik. Ama bir de baktik, un yapacak.
Ankara’ya heyetlerle gittik. Kemal Agabey araya girdi. Ofis bu müdahaleye bozuldu. Izmir’deki degirmencilere Konya’dan, Konya’daki degirmencilere Edirne’den bugday tahsis etti. Hem de iyi kalite olmayanindan…
– Eh buna da sükredin.
– Sükür ettik. Hemen pazar aramasina basladik. 8 ay önce Suriye 50 bin ton un ihalesi yapti. Bunu kazandik.
– Kaç dolarlik is?
– Bu ihale 8 bin dolarlik. Ama bunu kazansak, isi ögrenecegiz ve degirmen dönecek.
– Döndür degirmeni….
Degirmeni döndürdük. Ihale sartlarina göre çikan unlari üniversite laboratuvarlarinda kontrol ettirdik. Tamam dediler. Ilk partiyi 4 gemiye yükledik, Suriye’ye müteveccihen yola çiktik.
– Daha ne istiyordun?
– Dert esas ondan sonra basladi. Suriyeliler gemileri limana yanastirmadan, unlardan örnek alip tahlil edecegiz. Ihale sartlarina uyuyor mu bakacagiz dediler.
– Uyuyor mu idi?
– Bizim üniversite laboratuvarina göre hersey tamam. Ama bizim bilmedigimiz seyler varmis. Unun 14 özelligi tahlil edi-lirmis. Bizim laboratuvar ise sadece 2 veya 3’ünü tahlil ediyormus. Unda bizin adini duymadigimiz “enerji” diye bir özellik olurmus. Bu, hamurun elastikiyetini, ekmegin kabugunun ince, içinin piskin olmasini saglarmis. Bizim bugdaylarin tohumu dejenere oldugundan, bu bugdaylarla yapilan unun içinde hiç enerji bulunmuyormus…
– Canim idare ediverselerdi… Gemi oraya kadar gitmis…
– Idare, bize mahsus. Adam diyor ki, para verip mal aliyorum, tonuna 200 dolar veririm en iyisini alirim.
– Peki iyi de siz ne yaptiniz?
– Dört gemi mâl, herbirinde 3’er bin ton, yaklasik yarimsar milyon dolarlik un yüklü. Iki gemi malin parasi Türkiye’den ihracatçi tarafindan çekilmis. Bu nedenle, çamura yattik, una battik, fiyat kirdik. Yari fiyatina zorla iki gerni unu bosaltabildik. Öbür iki gemi mal ters yüz Türkiye’ye döndü geldi.
– Simdi ne olacak?
– Ne olacagi yar mi? 39 bin ton ihracat için hazirlanmis un elde kaldi. Ofisten bugdaylar ihraç sarti ile alinmis, dünya kadar cezasi var. ihracat kredisi kullandik. Dünya kadar cezasi var. Ben mütesebbisleri pesime takmisim. Bana inanmislar. Paralarin gitmesine mi yanarsin, rezil olmamiza mi?
– Cengizcigim, biz nasil olsa enerji yokluguna alismisiz: Sen ihraç mali unlar diye bunlari ambalajla, sür piyasaya, bizim tüketicimiz kaliteye aldiris etmez. Hem ihracatçilarimizi desteklemek vatan borcumuzdur.
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ
KAMERA:Mistik^

 

Sende yorum yap