Ben niye geldim?

, , Sende yorum yap

— Bu köprü isi yakti bizi Recep Agabey?
— Yaz nedeniyle sikisiklik artti. Kisa dogru hafifler…
— Agabey, biz sikisikliga alistik. Ama, her geçis 500 lira..
— Her geçis diyerek konuyu saptirma. Eger aksam 6 ile 8.30 arasinda geçersen.
— Ben isten 6’da çikiyorum. Sekiz buçuga kadar meyhaneye mi gideyim?
— Sen de kendi otomobilinle ise gidip gelme..
— Ne ile gidip geleyim agabey? Toplu tasit dedikleri otobüsten hayir yok. Taksim-Bostanci dolmus tarifesi 320, uygulamasi 350 lira..
— O zaman otomobilini kullan Selçuk kardes. Bütün gürültü köprüye 100 lira zam oldu diye mi?
— Aman agabey, sadece köprüye olmadi ki. Benim arabayi taksitle 280 bin liraya almistim. Simdi sadece boyasi 280 bin liraya yenileniyor. Lastikleri degistirsen takimi 100 bin lira. Depo 8 bin liraya doluyor. Park ücreti 200 lira. Anlayacagin haftada 5 günden ayda 25 gün ise gidip gelme, köprüden geçis, park, benzin derken otomobil 55-60 bin lira istiyor..
— Selçuk kardes, bu yüzer liralar toplanacak, izmit yolu tamamlanacak.
— Recep agabey, bir kere bu söyledigine herhalde sen de inanmiyorsun. Köprünün parasi devlete gelir yazilir. Izmit yoluna ödenek gerekiyorsa, bu harcama devlet bütçesinden yapilir. Köprüde para toplayip Hereke’de müteahhide ödeme yapmak seklindeki ilkel uygulamalar geride kaldi.
— Selçuk kardes, sen Turgut agabeyinin atesli savunucu-suydun. Simdi pire için yorgan mi yakiyorsun? Madem ki, Kadiköy’de oturmayi kabul ettin, köprü parasi kaç kurus olursa olsun ödeyeceksin.
— Recep agabey, biz Kadiköy’de keyfimizden oturmuyoruz. Istanbul’da ev aradik. En ucuz ev Kadiköy’de. Köprüden geçis 10 lira.. Bir de arabamiz var. Kadiköy de oturalim dedik..
— Canim yap biraz fedakarlik, Turgut agabeyin için.. Arabayi sat, parani faize ver. Dolmusla git gel. Ayda 20-25 bin liraya meseleni çözersin.
— Recep agabey, sadece dolmus isi degil ki mesele. Yakit masrafi?
— Canim sen de kaloriferli evde oturmasaydin.. Biraz fedakarlik yap.. Kaloriferi kullanma..
— Yaptik fedakarligi agabeycigim. Ucuz olsun diye, apartmanin kaloriferiyle iliskiyi kestik. Gazyagli kat kaloriferine
, döndük. Hanimin bilezigini satabilirsek kilosu 120 liradan 2 ton gazyagi alacagiz. Bu kisi geçirmek için 240 bin lira lâzim.
— Iyi de sirketin içindeki durum?
— Recep Agabey, önce sirketin muhasebesi bozuk. Finansman müdürü ile muhasebecinin arasi açik. Muhasebeci açmis kesenin agzini, boyuna ödüyor. Bu degirmenin suyu nereden gelecek belli degil. Kesiyor karsiliksiz çekleri. Finansman müdürünün patronla da arasi biraz soguk. Ise pek isinamadi. Para bulmak için çaba falan gösterdigi yok… Böyle olunca isçinin memurun parasini ödemek bile mesele.
— Kardesim, muhasebe iyi çalismiyor, fabrika müdürü, fabrikayi isletemiyor, mal üretemiyor, zarar ettiriyor ise, sonuçta patron gürültüye gider. Patronun vazifesi sirketin her kademesinde islerin tikir tikir yürütülmesinin teminidir.
— Recep Agabey, sirket büyük. Patron o kadar teferruatla ugrasamaz…
— Isini bilen patron, birisi basarisiz oldu mu kulagindan tutup atiyor, yerine o isi en iyi yapani getiriyor. En ufak bir isletmede kâr azalsin, patron durumun hemen düzeltilmesi için geregini yapiyor. Bütçe açik versin, mümkünati yok…
— Recep Agabey, sen de bu isi çok ciddiye aldin. Bizim patron herhalde, “Bu koskoca sirket yillardir batmamis benim bes yillik yönetimimle mi batacak” diyerek, kimseyi kirmadan isleri idare ediyor.
— Tüp gaz sobasi deneseydin..
— Recep agabey, daha dün bahsisiyle bin liraya aldigimiz tüp, bugün 1800 lira oldu.
— Tabii petrol disaridan geldigi için pahali.. Biraz fedakarlik yapacaksin..
— Içerden gelen seyler de pahalilandi Recep agabey. Haberin yokmus gibi konusuyorsun. Beyaz peynir bin lira. Zeytin 600 lira. Et 1200 lira…
— Sabah aksam beyaz peynir, et yiyecek degilsin ki… Etten alacagin proteini..
— Tamam, sen de Turgut agabeyimin söylediklerini tekrarlayacaksin. “Etten alacagin proteini, baska seyden, meselâ fasulyeden al” diyeceksin ama, kuru fasulye de 240 lira…
— Selçuk kardes, biraz fedakarlik etmeden düze çikilmaz. Yemekten içmekten biraz fedakarlik et…
— Ondan edelim de, okula giden çocuklarin defter kalem masrafi.. Seksen yaprakli defter 400 lira. Çocuk bir yapragi yirtiyor, burusturup atiyor gitti 5 lira..
— Simdi çocuklarin için de mi fedakarlik yapmayacaksin?.. Onlar gelecegin en kiymetli varliklari.
— Recep agabey, ucuz diye Kadiköy’de ev tut. Köprüye zam gelsin. Sesini çikarma, et bir fedakarlik. Ete, gaza, beze zam gelsin. Sesini çikarma, et bir fedakarlik.. Çocuk okutma ates pahasi, et bir fedakarlik.. Biraz da baskalari fedakarlik etse. Su bizim ücretleri biraz enflasyona erisir hale getirseler..
— Bak simdi ayip ettin Selçuk kardes.. O zaman nerede kalir senin “fedakarligin?..”
— Ortada bir yanlis anlama var. Agabey, ben bu dünyaya sadece fedakarlik etmek için mi geldim?
SENARYO: Ali Riza KARDÜZ KAMERA: MISTIK^

 

Sende yorum yap