Gündoğan’da bir köy brunch’ı

, , Sende yorum yap

Önceki pazar günü İstanbul’daki Raffles Otel’in brunch’ına (uzatılmış kahvaltısına) gitmiştim. Deniz ürünleri büfesindeki “Gillardeau” marka istiridyelerin brunch için günlük olarak Fransa’dan getirildiğini, Maine’den getirilen ıstakozları, Alaska’dan getirilen “kral yengeç bacakları”nı; pancarlı, pastırmalı ve gravlax somon çeşitlerini, Japon büfesindeki suşi, sashimi ile “Tempura Shrimp Dynamite Roll”ları uzun uzun anlatmıştım. Flappers Swing’in canlı caz ve swing müziği yaptığı uzun kahvaltı için kişi başına 245 lira ödeme yapıldığını yazmıştım. Geçen pazar günü ise, Bodrum’da Gündoğan köyünde, kişi başına 35 lira ödeme yaptığımız bir uzatılmış kahvaltıya gittim. Bugün de sizlere Gündoğan kahvaltısını anlatacağım..

Gündoğan’da yazlıkları olanlar sabahları sahil şeridindeki yaya yolunda yürürler. İlk durak Uğur Öztop’un Uğur Market’idir. Yerli-yabancı gazeteler, dergiler satın alınır. Para öderken Uğur Öztop ile günün politik olayları konuşulur, sohbet edilir. Yürüyüş balıkçı kahvesinde sona erer. Kahvede simit yenilir, çay içilir. Kaşarlı simit 3 lira. Çay 1.5 lira. Bundan lezzetli sabah kahvaltısı olamaz.. Sabaha karşı denize açılan köyün balıkçı tekneleri dönmeye başlar. Meraklılar, her balıkçı teknesi sahile yanaşırken, tutulan balıkları görmek için kıyıya koşar. Balıklarını satan balıkçılar kahveye gelir. Balıkçılarla sohbet etmenin zevkine doyulmaz.

Alaturka müzikli kahvaltı

Uğur Market’in bitişiğindeki Çakıltaşı’nda tencere yemekleri, Farilyalı’da balık ekmek bulunur. Onların hemen ötesinde La Locanta var. Çapa’da ve Paris’te hocalık yapan Prof. Dr. Cavit Avcı ve eşi Eliane yıllar önce Gündoğan’da denizin kıyısındaki bir köy evini satın almışlar. Hâlâ o evde yaşıyorlar. Gündoğan’ı o kadar sevmişler ki, evlerinin bir yanındaki Cennet Park Otel’in işletmesine ortak olmuşlar, evlerinin öbür yanındaki küçük bir dükkanı ve dükkanın önünden denize uzanan ahşap iskeleyi kiralayarak La Locanta’yı açmışlar. La Locanta’nın sorumlusu Özbek asıllı Gül Nimet. Kendi memleketlisi hanımlardan bir ekip kurmuş. Sabahın erken saatlerinden itibaren mantı, çiğ börek ve gözleme ağırlıklı yerel yemekleri hazırlıyorlar. Tencere yemekleri yapıyorlar. Yaprak dolma sarıyorlar. Balıkçıların tuttukları günlük balıkları pişiriyorlar.

Sabahın erken saatinde gazetelerimizi aldık. Balıkçılar kahvesine kaşarlı simit ve çay ile sabah kahvaltımızı yapmaya giderken bir ilan gözümüze çarptı. Pazar günü La Locanta’da Türk müzikli uzatılmış kahvaltı varmış. Pazar sabahı biz gittiğimizde La Locanta’da yer kalmamıştı. Plaj kısmından masa sandalye getirerek bize bir yer buldular. Gündoğan’da daha önce dinlediğimiz, Defne ve İlkin Tokay çifti alaturka müzik yapıyorlardı.

Masamızın üzerini kısa sürede donattılar. Yerel kaymak, tereyağı, 3 çeşit peynir, 2 çeşit Bodrum reçeli, bal, yeşil ve siyah zeytin, salam, sigara böreği ve menemen… Masamızla ilgilenen Emre Gülbahçe, devamlı çayımızı yeniledi. İki saat oturduk, müzik dinledik. Biz ayrılırken müzik devam ediyordu, kahvaltıya katılanlar çaylarını yudumlayarak uzatılmış kahvaltının zevkini çıkarıyordu.

Yazının başında ne demiştim…
Burası Türkiye A’bicim… Öylesi de var… Böylesi de var.

 

Sende yorum yap