Enflasyon beklentisini artıran zamlar

, , Sende yorum yap

Benzinin ve mazotun pompa fiyatına yapılan zamlar enflasyonla mücadeleyi güçleştiriyor. Petrolü dolarla ithal ediyoruz. Dünyadaki petrol fiyatları artıyor. Doların Türk lirası karşılığı artıyor. Bu durumda zam kaçınılmaz.

Petrolün varili 2016 yılı başında 27 dolara kadar geriledi. Bu yılın haziran ayında 44 dolardı. Şimdilerde 60 doların üzerinde.

Doların fiyatı geçen yıl bu günlerde 3.10 TL dolayındaydı. Bu sabaha 3.78 TL’den başladık.

Amerikan dolar endeksi geçen yıl bu vakitler 98 iken şimdilerde 94’e geriledi, ama dolar endeksi düşerken bizde doların TL fiyatı artıyor. Doların fiyatındaki ve akaryakıt fiyatındaki artış enflasyonu gereğinden fazla artırıyor.

Dolar ve akaryakıt fiyatı, sadece maliyet artışına yol açmıyor. Zam beklentilerini ve zamları yükseltiyor.

Benzin ve mazot zammı genelde ulaştırma sektörüne yük getiriyor. Dolmuş, otobüs, taksi taşıma fiyatlarının artmasına yol açıyor ama, esas yük tarım sektöründe hissediliyor.

Tarım sektöründe üretim yapanlar için, tahıl, sebze, meyve yetiştirenler, traktör kullananlar için mazot fiyatındaki artışlar çok hem de çok önemli.

Benzin ve mazot zammını eleştirenler, “dolar ve petrol fiyatı karşısında yapacak şey yok, ama devlet isterse vergileri indirerek, petrol ve mazot zammının olumsuz etkisini azaltabilir” diyorlar.

Benzin ve mazotun pompa fiyatının % 65 dolayındaki kısmı vergiden oluşuyor. Ne var ki akaryakıttan alınan vergiler bütçe için çok önemli. Bu vergileri aşağıya çekmek bütçe açığını büyütüyor.

Enflasyon denilen şeyin arkasında, “fiyatlama” var. İnsanlar olan bitene bakarak geleceği fiyatlandırıyorlar. Tüketici olsun, üretici olsun, toptancı, perakendeci olsun “dolar artışa geçti. Devlet benzine, mazota zam yapıyor. Bu devam eder…” diyerek geleceği fiyatlandırıyorlar.

Özellikle yılbaşı öncesi “zam bekleyişi” ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Şu günler iş aleminde, gelecek yılın bütçesinin yapıldığı aylar. Gelecek yılın “fiyatlandırıldığı” aylar. Zam rüzgarındaki fiyatlama, enflasyonla mücadeleyi zor hale getiriyor.

Ekonomide köklü bir yapısal değişim gerçekleşmedikçe, dolar fiyatındaki artış, akaryakıt fiyatındaki artış enflasyonu besleyecek.

Piyasada Türk parasından kaçışı, dolara yönelişi önlemek zorundayız. İki para birimli ülke olmaktan kurtulmak zorundayız. Bunun yolu öncelikle cari açığı kapatmaktır. Cari açığı kapatmanın yolu da ekonominin dolara bağımlılığından, üretim de ve yatırımlarda dolara bağımlıktan kurtulmaktır.

 

Sende yorum yap