Zeli operasyonu ile terör sona erecek, ekonomi düzelecek mi?

, , Sende yorum yap

Türkiye’yi yönetenler önemli hatalar yapiyorlar. Hatalarini kamu oyundan saklamak için ülkeyi ciddi maceralara sürüklüyorlar. Askeri ve sivil makamlarda kimse ömür boyu kalamaz… Er veya geç o koltuklardakiler gider, baskalari gelir… Ama o koltuklardakilerin yaptiklari hatalarin faturalarini bu halk öder.
Zeli Operasyonu Devalüasyonu Perdeleme Operasyonu Olarak Düsünülmüs
Hürriyet Gazetesi’nde 29 Ocak 1994 Tarihi’nde Ertugrul Özkök yaziyor: “Eldeki bilgilere göre Basbakan Tansu Çiller geçen sali günü iki operasyonu birlikte yapmayi planlamisti. Önce Zeli Kampi vurulacak, ardindan devalüasyon yapilacakti. Ancak hava sartlari yüzünden Zeli operasyonu üç gün gecikince, devalüasyon da gecikti. Kisaca, Zeli harekatindaki gecikme ekonomiye pahaliya patladi.
24 Ocak 1994 aksami Tansu Çiller Hürriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Sedat Ergin’i arayarak “Yarin size büyük haber verecegim. Çok büyük olayi birlikte yasayacagiz” diyor. Ergin “Devalüasyon mu yapiyorsunuz” diye sorunca,’ ‘Hayir ekonomik bir olay degil” cevabini aliyor… Ertesi gün telefonla görüsürken ben Basbakan Çil-ler’e “Bize vereceginiz büyük haber nedir?” diye sorunca su cevabi aliyorum. “Çok büyük bir gelisme olacakti ama simdilik erteledik”… Zeli operasyonu sali günü yapilacakti. Büyük bir ihtimalle para operasyonu da ayni gün gerçekle$tirilecek ve psikolojik darbe hafifletilecekti. Ancak bölgedeki hava kosullari elvermedigi için operasyon ertelendi. Ne var ki, hava kosullari daha da uzayinca devalüasyonu ertelemek mümkün olmadigi için dügmeye basildi.”
Zeli Faturasi 1 Trilyon Lira
Milliyet Gazetesi’nde 30 Ocak 1994 tarihinde yayinlanan haber: “Zeli Kampi’na gerçeklestirilen operasyonun parasal karsiligi 1 trilyon lira düzeyinde. Operasyonda 50 savas uçagi görev alirken toplam 60 sorti (çikis) yapildigi açiklanmisti. Savas uçaklarinin bir sorti maliyetinin 8.5 milyar lira oldugu kaydedilirken, 60 sortinin toplam tutari 510 milyar liraya ulasiyor… Harekat sirasinda kamp üzerine 130 bomba birakirldi… Toplam maliyet 1 trilyon lira.” Elbette Bilmek Istiyoruz
Hürriyet Gazetesi’nde 30 Ocak 1994 günü Oktay Eksi, “Elbette bilmek istiyoruz” basligi altinda sunlari yaziyor: “Çocuklarimiz eminiz görevlerini en iyi sekilde yaptilar. Kendilerine gösterilen hedefleri hepimize gurur verecek bir isabetle tahrip ettiler… Ama sanmayiniz ki bu bizim Zeli Kampi’na yapilan operasyon hakkindaki bilgimizdir. Hayir, bu sadece uzun tarih boyu edinilmis tecrübelerden sonra vardigimiz noktadir. Çünkü bin de bir kere de aksamis olsa ve örnegi bulunsa bile, genelde herkesin kabul ettigi gerçegin de ta kendisidir.
Peki ama, son görevin, yani Zeli Kampi olayinin bilançosu? iste o belli degil… Igneyi deliginden vuracak kadar hassas ve isabetli atis yaptiklarina da yemin edebiliriz. Ama Zeli’deki eskiyaya ne kadar zayiat verdirdiler. Iste onu bilemiyoruz.
Dün aksam saatlerine kadar Genelkurmay’in Zeli operasyonu hakkinda bilgi vermemesi, buna karsilik PKK’nin “Türk Hava Kuvvetle-ri’nin yaptigi taarruz sonunda 30 kadar sivil öldü. Biz de 2 Türk uçagini düsürdük” diye açiklama yapmasi “baska bir kayiplari olmadigini” iddia etmesi dogrusu kuskularimizi daha da artirdi.”
Devalüasyon Hata idi
“Devalüasyon”u unutmus bir toplumun kafasina “devalüasyon” sopasini vurmak ve bu toplumu yeni devalüasyon bekleyislerine sokmak hatadir.
Basbakan Tansu Çiller, kendini mansete çikaracak gazetecilere sabah aksam telefon ederken, ekonomi ile ilgilenen dostlarini da telefon ile aramayi aklina getirebilse idi, bu arada (mesela dedik…) benim fikrimi sorsa idi ben “-Sakin haaaaaa… Devalüsayon yapmayin…” “Devalüasyon’un adi kötü…”, “Merkez Bankasi aslinda her gün devalüasyon yapiyor. Her gün Türk Lirasfnin degerini düsürüyor. Ama bunu Türk halki 1980 yilindan bu yana günlük kur ayarlamasi olarak yutuyor. Buna alisti… Hata, kur makasinin açilmasinda…
Üç günde Merkez Bankasi kur ayarlamalarinda daha cesur davranarak arayi kapatir, olur biter…” derdim.
Hatali kur politikasindaki düzeltmeyi “Devalüasyon” ile düzeltmek ekonomiyi güvensizliklere, istikrarsizliga, yeni devalüasyon bekleyislerine ve ek ve aci tedbir bekleyislerine itmistir.
Çünkü “devalüasyon” etiketiyle yapilan hizli kur düzeltmesi sorunlara hiç bir çözüm getirmemis, ekonominin içinde bulundugu dar bogazi açmamistir. Tek basina açmasi da zaten imkânsizdi…
Herkes Dövizi Soruyor
Sayin okuyucularim, sizlerin durumunu bilemem… Bana merhaba diyen, arkasindan hemen iki sey soruyor: “Yeni devalüasyon ne zaman olacak? Paralarimizin hepsi ile döviz alacagiz, dolar mi alalim, mark mi alalim…?” Inaniniz, komsu apartmanin kapicisindan, arkadasimin seksenbes yasindaki büyükannesine, doktorumdan, bakkalima kadar kime rastlasam, enflasyon karsisinda “mesfu müdafaa” telasinda ve döviz pesinde…
Sayin okuyucularim… Bugüne kadar her 12 ayda bir Türk Lirasi yaklasik yüzde 60 deger kaybediyordu. Her ay yaklasik yüzde 5 deger kaybediyordu. Ekonomi Türk Lirasi’nin bu deger kaybini fiyatlara yedirmeye alismisti.
Türk Lirasi’nin deger kaybini bir zaman süresine yayacak yerde, birikim haline getirip sonra “Devalüasyon” gibi sarsici bir etiket takarak, bombayi patlatirsaniz, ekonomide ve toplumda bunun sarsintisina ekonomik ve psikolojik yikintilarina hazir olmalisiniz. Dikkat ediniz. “Devalüasyon oldu” diye imkânini bulanlar fiyatlara yükleniyor. Sanki Türk Lirasi bugüne kadar hiç deger kaybetmeyen bir para imis gibi, Türk Lirasi’ndan kaçis hizlaniyor.
***
Zeli operasyonu da önemli bir oerasyondur, hayati bir operasyondur ama, para operasyonu ile karistirilmamalidir. Para operasyonu basarili olamaz ise, Zeli operasyonlarini yapacak kaynak da bulunamaz. Bu tip operasyonlari biribirine karistirmak hatalidir. Hele yazilanlar dogru ise, para operasyonundaki basarisizliklari uçaklardan bombalar atarak unutturmaya çalismak büyük hatadir.
Alla sonumuzu hayir eylesin… (Çünkü ben kullardan ümidi kestim…)

 

Sende yorum yap