“Yüzlü”ler ve “yüzsüz”ler

, , Sende yorum yap

Kavram karisikligi, ekonomide sorunlarin çözümsüzlüge gitmesine neden olur.
Vergi sorununda hedef kitle, vergi beyannamesi verdikleri, vergi mükellefi olduklari halde su veya bu nedenle borçlarini ödeyemeyenler degil, hayatlarinda vergi beyannamesi vermemis olanlar,vergiden kaçanlar ve vergiden kaçiranlardir.
***
Izmir’li bir okuyucum telefonla bana sunlari anlatti: “…Ihracata dönük bir isletmem vardi. Devlet büyüklerinin “evinizi satin sermaye yapin” tavsiyesine uyarak, malimi, mülkümü, özel birikimimin tamamini sermayeye katarak isimi büyüttüm. Yüzelli isçi çalistiran isletmemle ciddi ölçüde ihracata basladim.
Oniki yil kâr ettim. Vergi ödedim. Isçimin parasini ödedim. SSK mükellefiyetlerini ödedim. Son iki yilda isler birden tersine döndü. Ihracat tesvigi olarak hükümetten alacaklarimi alamadim. Ekonomik kriz
bizi vurdu. Komsu pazarlarin kapanmasi isleri durdurdu. Isletmeyi ka-
padim. Isçilerin tazminatlarini son kurusuna kadar ödedim. Bu arada vergi
borçlarim birikti. Onlari da tasfiye ediyorum. Hiç bir varligim kalmadi. Borcumu gelecek yil kapayacagim. Ben Izmir yüzsüzler listesindeyim.”
***
Bir Maliye teskilatinin, yillarca vergi mükellefi olarak Hazine’ye para ödemis, vergisini aksatmamis mükelleflerin, “zora düsmeleri” halinde, onlari öldürmeye degil, diriltmeye çalismasi gerekir. Aksini yapmak, süt veren inegin bir gün sütü kesildiginde “acaba neden kesildi tedavisi mümkün mü?” diye arastirip soracak yerde, biçak altina yatirilip kesilmesinden baska bir sey degildir…
***
Ben borçlu listesinde degilim. Borçlu listesinde yakinim, tanidigim bir kisi de yok..: Ben “kavram yanlisinin” yerlesmemesi, konunun açikliga kavusmasi için bunlari yaziyorum. Dostum Ege Cansen’in dün Hürriyet
Gazetesi’ndeki sütununda çikan açiklayici yazisi ilgi çekici idi.
Bu yazinin belli bölümlerini sayin okuyucularima aktarmak istiyorum. Ege Cansen diyor ki:
1. Yüzsüz, bir yerde yüzü belli olmayan anlamina da gelir. Eger bir kisi veya firmanin adi listeye girmisse, onun yüzü bellidir. Esas yüzsüzler, yüzü hiç belli olmayanlardir. Yani, vergi kaçirdigi halde adi listede yer almayanlardir:
2. Vergi kaçirmak veya suç teskil etmeyecek sekilde vergiden kaçinmak,
Türkiye’de ve dünyada yaygin bir tatbikattir. Benim uzmanlik egitimim
muhasebedir. Iyi kötü bu islerden çakarim. Gerçekten vergi mükellefi olup da hiç vergi kaçirmayan bir kisiye simdiye kadar rastlamadim. Vergi isi biraz kedi-fare oyunudur. Ne fareler, farelikten vazgeçer, tabii ne de kediler kedilikten.
Bordro üzerinden ücret alanlar, defaatle yazdigim gibi gerçek anlamda vergi ödemez. Bordroda kesilen verginin, olmasi gereken adi “istihdam vergisi” dir. Bu stopaj vergisinin (gelir vergisi stopajinin) mükellefi de sorumlusu da isverendir.
3. Devletin, baskalariyla asla paylasmamasi gereken yetki ve görevi “vergi
toplamak”tir. Devlet, haraç toplayarak, yasayan tüm örgütlere karsi en acimasiz tavrini sergilemelidir. Eger devlet haraç toplayanlarla basedemez veya haraca göz yumarsa, karsisinda “devlet erkini” bölüsen yaratiklar bulmaya baslar. Devlet olmanin asgari sarti, o ülkede vergi alacak tek yetkili olmaktir.
4. Devlet vergi borçlularinin üzerine giderken, vergisini beyan etmis, ama
ödeyememis olanlarla, kaçirirkeri, yakalanmis olanlari ayni kefeye koymaz.
Esasen bütün vergi mevzuati bu farki gözetecek sekilde tertiplenmistir. Vergi borçlulari (yüzsüzleri) listesinde de bu fark mutlaka vurgulanmalidir.
5. Çok önemli bir yanlislik da vergi borçlusu sirketle, sirket sahibini ayni kisi kabul etmektir. Eger sirket sahibi, sirketini paravan gibi kullanip, kendi servetini sisirirken sirketini aciz duruma düsürüyorsa, buna izin verilmemelidir. Ancak, hiçbir tetkik ve tefrik yapilmaksizin,
sirketin borcu, sahibinin (büyük hissedarin) borcudur demek “anonim” ve “limited” sirket türlerinin varligini inkar etmektir.

 

Sende yorum yap