Yunanistan’da “sıkı banka kontrolü”

, , Sende yorum yap

Agustos 1998 günü yayinlanan Financial Times Gazetesi’nin üçüncü sayfasinda yer alan Kerin Hope’nin haberinde, Yunanistan’da bankalarin denetimi konusunda yapilan çalismalar anlatiliyordu. Habere göre, Yunanistan Merkez Bankasi’nda bankalarin daha iyi denetimini saglamaya dönük olarak uzun süredir devam eden çalismalar neticelenmis ve tedbirler uygulamaya konulmaya baslamis.
Ilk tedbirlerin amaci etkin bir risk kontrol sisteminin kurulup isletilmesi.
Yunanistan Merkez Bankasi’nin hedefi, Euro uygulamasi baslamadan Yunan bankalarinin Avrupa Birligi sistemine uyumunu ve birlik bankalari arasinda rekabet gücüne kavusturulmasini saglamak.
Merkez Bankasi’nin getirdigi yeni zorunluluk, l milyon dolarin üzerinde aktife sahip bankalarin bu yil sonuna kadar özel bir risk yönetim birimi kurmalari ve iç denetimi güçlendirmeleri. Böylece bankalarin rakamlarina güvenirligin ve bankalarla ilgili bilgilerde açikligin (seffafligin) saglanmasi hedef aliniyor.
Gazetede yer alan bilgilere göre Yunanistan’da bu uygulamadan kamu ve özel sektöre ait 15 banka etkilenecek. Bu bankalarin çogunda önemli rakamlara ulasan süpheli alacaklar mevcut ve bu bankalar kredi kontrolüne karsi direnç gösteriyor.
Merkez Bankasi’nin öngördügü reform, bankalari uluslararasi standartta hesap tutmaya ve mali durumlarini sergileyecek açik bilgileri yayinlamaya zorluyor. Gazeteye yansiyan bilgilerde anlasildigi kadari ile bankacilik sisteminde bütünlesme küçük bankalarin el degistirmesi, bankalarin pazar paylarini artirma arayisi ve kamu bankalarinin özellestirilmesi Yunanistan’in da gündeminin basinda yer alan konular.
Yunanistan’da olan bitenden Türkiye’ye atlayalim. Türkiye’de bankacilik reformu semsiyesi altinda radikal önlemlerle sistemi sarsmaya kimsenin niyeti yok. Ama illa da sistemi sarsmak sart degil. Bu is bir noktadan baslayabilir. Yunanistan’da oldugu gibi, bankalarin gözetim ve denetim sorumlulugu tek elde, Merkez Bankasi’nda toplanabilir.
Merkez Bankasi, bankalarin uluslararasi standartta bilgi vermelerini ve denetlenmelerini, banka bilançolarinin açikliga kavusmasini saglayacak düzenlemeleri yapabilir.
Bu tip düzenlemeler belki de sarsici radikal tedbirlere gerek olmadan banka sisteminin kendi içinde uyum hareketini baslatabilir.
Merkez Bankas Baskani’nin görüsleri, degerlendirmeleri dogru ama, acaba bu dogrular uygulamaya nasil dönüsecek? Uygulama ile dogrunun çeliskisini kim ve nasil önleyecek?

 

Sende yorum yap