Yirmibeş yılda Türkiye’nin sorunlarının hangileri çözüldü? Sorunlar değişti mi?

, , Sende yorum yap

1970’li yillarin basinda plancilar Türkiye’nin 1995 yilina kadarki dönemi için uzun vadeli kalkinma stratejisi hazirlarken, ülkenin sorunlarini ve reform ihtiyaçlarini da belirlemislerdi.
Bakiniz bakalim sorunlarda, reform ihtiyaçlarinda yirmi bes yilda herhangi bir degisiklik olmus mu?
Türk toplumun temel sorunlari
Türk toplumunun temel sorunlari 1970’li yillarin basinda söyle belirlenmis:
1) Hizli nüfus artisi, O yillarda nüfusumuz 35 milyon kisi. Ortalama yüzde 2.7 gibi yüksek bir oranda artiyor. 1995 yilinda 65 milyona çikma tehlikesi var. Tedbir alinsin deniliyor.
Bir baska nokta nüfusun bagimlilik orani. 1970 nüfus sayimi neticelerine göre bagimlilik
orani yüzde 85. Her 100 Türk, kendileriyle-birlikte 185 kisiyi besliyor. Halbuki bu oran
Avrupa’da yüzde 55’ler dolayinda. 1995 yili için hedef bagimlilik oranini yüzde 70’e düsürmek.
2) Yetersiz egitim ve saglik.
3) Daginik Yerlesme. Kirsal yerlesim birimi sayisi 67 bin dolayinda. Nüfusun yüzde 65’i buralarda yasiyor. Bu kadar yaygin yerlesim alanina hizmet götürmek imkâni yok.
4) Gizli issizlik, yetersiz sosyal güvenlik ve dengesiz gelir dagilimi.
5) Iç tasarruf açigi ve kredi kurumlari ve mali araci kurumlarin sanayilesmenin gerektirdigi yapiya kavusturulmasi. Kamu tasarruflarindaki yetersizlik, açik finansmana yol açmakta, ekonomide enflasyonist baski yaratmaktadir.
6) Üretim yapisi ve teknoloji. Sanayi genellikle optimal olmayan birimlerden olusmakta,
maliyetler yüksek, mamul kalitesi düsük, üretim teknolojisi geri.
7) Dis ticaret açiklari ve dis ticaretin yapisi.
8) Masrafli ve yavas isleyen kamu yönetimi.
9) AET ile olan iliskilerin getirdigi yükümlülükler.
Dikkat edilirse, bundan 25 yil önce Türkiye’de (1) KIT sorunu, , (2) enflasyon sorunlari listesine girmemis durumda.
1972 yilinda, 1995 yili için belirlenen hedefler nelerdi?
1972 yilinda, Türkiye’nin 1995 yili için hedef alinan gelismislik düzeyi ve yapiya kavusmasi amaciyla belirlenen politikalar söyle idi:
1- Ekonomik hedefler
Türkiye’nin potansiyellerini en yüksek seviyede kullanarak ulasabilecegi büyüklükler (1)
fert basina 1972 yilindakinin (375 dolar idi) dört kati dolayinda bir gayri safi milli hasila
(1995 yilinda kisi basina 1500 dolar milli gelir..hedefi) (ü) gayri safi yurtiçi hasilada da
yaklasik olarak tarimin payinin yüzde 10 sanayiinin yüzde 40, hizmetlerin yüzde 50 oraninda yer tuttugu bir ekonomik yapi olarak tespit edilmistir.
Hedef alinan gelir seviyesine ve üretim yapisina ulasmak için Üçüncü Bes Yillik Plani döneminde yilda ortalama olarak GSMH yüzde 7.9, GSYIH’nin ise yüzde 8 oraninda bir hizla artmasi öngörülmüstür.
2. Üretim hedefleri
1972 yilindaki degerlere göre, 1995 yili için belli konularda üretim hedefleri belirlenmisti.
Hedef belirlenen konular, 1995 hedefleri ve 1995 yilindaki gerçeklesme rakamlari söyledir:

1972 1995 1995
gerçeklesme hedefi gerçeklesme

Demir Çelik (milyon ton) 1.5 20 12
Çimento (milyon ton) 6.4 40 30
Kâgit (milyon ton) 0.151 4 1
Elektrik (milyar Kw/saat) 8.6 125 75
Plastik (milyon ton) 0.045 2 0.350
Alüminyum (milyon ton) 0.017 1 0.150

3. Sosyal hedefler
Nüfusun alçak bir dogurganlikla 1995 yilinda 65 milyonu asmamasi öngörülmüstür.
Çalisan nüfusun yüzde 25’inin tarimda, yüzde 23’ünün sanayide, yüzde 52’sinin hizmetlerde çalismasi sartiyla 1995 yilinda tam istihdam hedef alinmistir.
Herkesin asgari ihtiyaçlarinin karsilanmasina imkan verecek bir gelir düzeyine, saglik ve sosyal güvenlige kavusturulmasi esasi benimsenmistir.
Hedef belirlenen diger konular sunlardir:
4) Saglik
5) Egitim
6) Kentlesme
7) Konut
Kalkinma arayisina yeni bir bakis (Yeni kalkinma hizi kavrami)
1972 yilinda hazirlanan uzun vadeli kalkinma stratejisinde 1995 yili için sadece belirli bir gelir seviyesi degil, bu seviyeye belirli bir ekonomik yapi ile ulasmanin hedef alinacagi belirtildikten sonra, bunun gerekçesi söyle açiklanmaktadir.
Gayri safi milli hasiladaki artis orani hedef alinan bu görünümü tek yönü ile yansitmaktadir. Oysa, yeni perspektifte kalkinma hizi ile anlatilmak istenen sadece gelir seviyesi degil,
ayni zamanda ekonomide yapisal degisikliktir. Bu nedenle GSMH’nin artis orani kallanmanin bir göstergesi olma açisindan gerekli, fakat tek basina yeterli görülmemektedir.
GSMH yasama seviyesinin ve hedef alinan gelir seviyesinin göstergesi olarak kullanilmaktadir. GSYIH ise öngörülen yapisal degisikligin ve verimlilik artisinin göstergesi olmaktadir.
Kalkinma tanimi her iki gelismeyi de kapsadigi için GSMH ve GSYIH göstergeleri uygulamanin degerlendirilmesinde bir arada kullanilacaktir. .
Uygulamanin degerlendirilmesinde yeni bir kavramdan hareket edilmesi zorunlu görülmüstür. Yeni kavram; verimlilik artisinin ülke kosullarinda ölçülebilir birer göstergesi olarak önümüzdeki dönemde asagidaki sekilde uygulanacaktir. Bu amaçla.
(i) GSYIH’daki artis hizi,
(ii) Sanayi gelirinin GSYIH’daki payi ve GSYIH’ya marjinal katkisi,
(iii) Sinai üretimin (madencilik, imalat sanayii, enerji) yillik ortalama artis hizi ve sanayi üretiminin bilesimi,
(iv) Sanayie ayrilan yatirimlarin yillik ortalama artis hizi ve toplam yatirimlar içindeki payi,
kalkinmanin göstergeleri olarak alinacak ve bunlarin tamami yeni “kalkinma hizi” kavramini olusturacaktir.
Uzun vadeli kalkinmanin amaçlari
1972 yilinda, ülkenin temel sorunlari ve potansiyeli çerçevesinde 1995 yili için hedef alinan gelismislik düzeyi ve ekonomik yapi söyle belirlenmistir:
1 Yasama seviyesinin yükseltilmesi
1972 yilinda 375 dolar olan kisi basina milli gelir rakaminin dört katiartirilarak 1.500 dolara çikarilmasi. hedef alinmistir. Bekleyis böylece herkesin insanlik haysiyetine yarasir bir yasam seviyesine ulasmasidir.
2. Sanayilesme
Yapisal degismeyi saglamak için ileriyi ve geriyi besleme etkili güçlü ara mallari sanayii ile istihdam yaratan teknoloji üretiminde itici ve özendirici bir nitelige sahip, milli hasilaya
katkisi yüksek, yabanci ekonomilere bagimliligi hafifleten ama uluslararasi ticaret alaninda
Türkiye’yi güçlü bir ticaret ortagi haline getirecek yatirim mallari sanayiinin toplam sanayi
üretimi içindeki payinin arttigi bir sinai yapiya ulasmak amaç edinilmistir.
Sanayilesmenin gerçeklesmesiyle yükselen yasama seviyesi sonucu ortaya çikacak yeni
taleplerin karsilanmasi, gelecekteki ithal gereklerinin saglanmasi, ihracatin yapisinin degistirilerek artirilmasi, tarim disi sektörlerde is imkanlari yaratilarak istihdam sorununun çözüm-
lenmesi ve tarimin hizla modernlestirilmesi imkâni dogacaktir.
3. Dis kaynaklara bagimliligin azaltilmasi
Mal ihracatinin artmasi, çesitlenmesi ve toplam is sanayi mali ihracatinin agirlik kazanmasi ile gerçeklestirilecektir. Aynca kalkinmanin gerektirdigi ara mali ve yatirim mallarinin gittikçe artan ölçülerde yurtiçinden karsilanmasi saglanacaktir. Aksi halde, mal ihracati ve ithalati arasinda gittikçe artan farki görünmeyen kalemlerdeki gelismeler ve dis, yardim ile karsilamak durumu devam edecektir. Bu nedenle dis kaynaklara bagliligin azaltilmasi sanayilesme ile saglanacaktir.
Avrupa Ekonomik Toplulugu ile olan iliskilerin bu yönde bir sanayilesmeyi aksatmayacak biçimde yürütülmesi ve özellikle katma protokol uygulamasina bu yönde verilecek esneklik ile her iki amaç (sanayilesme ve dis kaynaklara bagliligin azaltilmasi) gerçeklestirilecektir.
3. Istihdam sorununun çözümlenmesi ve gelir dagiliminin iyilestirilmesi
Yasama seviyesinin yükseltilmesi, sanayilesme ve dis kaynaklara bagliligin azaltilmasi amaçlari yaninda, istihdam sorununun çözümlenmesi ve gelir gruplari arasindaki dengesizligin nisbi olarak giderilmesi ve sosyal güvenligin yayginlastirilmasi da uzun dönemli
amaçlar olarak benimsenmistir.
Herkese is imkâni saglanmasi konusunda devlete ödev vermektedir. Öngörülen kalkinma biçimi, ilerdeki dönemlerde bu hakkin gittikçe daha fazla verilmesini saglayacagi için benimsenmistir.
Sorunlarin çözümlenerek bu amaçlarin gerçeklestirilmesi ekonominin temel hedef alinan gelisme düzeyine ve yapiya ulastirilmasi kalkinmanin 1995 yilina kadar uzanan bir perspektif içinde ele alinmasini zorunlu kilmaktadir.
***
Görülüyor ki, 1972 yilinda hazirlanan uzun dönemli kalkinma stratejisinin 1995 yili için
öngördügü sayisal hedefler gerçeklesmis fakat dokümanda “yeni kalkinma hizi kavrami”
olarak belirlenen reformlar, yapisal degisim, sosyal hedefler konularinda ilerleme saglanamamistir.
***
Üç gün boyunca bu sütunda 1972 yilinda hazirlanan dokümandan sözetmenin nedeni,
uzun dönemli bir kalkinma stratejisinin nasil olabilecegini anlatmaktir. Türkiye’de bu konuda daha önce birseyler yapildigini hatirlatmaktir. Önümüzdeki dönem için böyle bir strateji
belirlemeden, ciddi bir atilimi gerçeklestirmenin mümkün olamayacagi konusunda etkili ve yetkili çevreleri uyarmaktir.

 

Sende yorum yap