DÜNYA-Yaşasın “adalet”

, , Sende yorum yap

“-Bana bu firsati verdiginiz için tesekkür ederim. Böylece
TV ekranindan Türk halkina Türk adaletini açiklamak ve de
Türk adaletine tesekkür etmek imkani bulacagim. Her ne
kadar onun bunun çekememezliginde, medyanin husume-
tinde ve de nazara gelmekten kisa bir süre hapiste kalmak
durumu ortaya çikti ise de,’ yüce adalet yerini buldu. Emir
demiri kesti. Aklandim. Paklandim. Simdi akimi pakimi hal-
kima hikaye etmek boynumun borcu.
Ben namuslu, ben hakka, hukuka, dinime bagli bir insa-
nim. Ben harama el sürmem…
Halbuki o namussuz herif… O namussuz herif için ne söy-
lense azdir…
-Ben su anda hatirlayamiyorum ama, üç sefer mi desem
bes sefer mi desem, bavullara dolarlari doldurup doldurup
ona rüsvet verdim. Hem de ellerimle evine kadar götürdüm.
Her rüsvet götürdügümde bavulu alip, masanin yanina koyu-
yor, içindeki paralari bile saymak zahmetine katlanmiyor-
du… Sonra bana kahve, çay ikram edip sohbet ediyordu.
Hani bir defa rüsvet versem canim yanmayacak.:. Söyle-
dim ya sayisini hatirlayamiyorum ama… Ohoooo…. Ben
çok kaç kere ona rüsvet verdim. Bavul bavul para tasidim.
Üç milyon dolar mi verdim, bes milyon dolar mi verdim
hatirlayamiyorum… Ama çok verdim…
Ben Türkiye’nin ççoookkk büyük isadamiyim ama, biliyor-
sunuz çoook büyük isadamlari defter kitap tutmaz… Paranin
nereden geldigini nereye gittigini bu memlekette izleme san-
si yoktur. Bu nedenle ben vallahi bilemiyorum… O paralar
bana nereden gelmisti? Hangi hesaptan çikardim da ver-
dim.. Defterimiz yoktu ki, hangi kaleme masraf yazdigimi bi-
leyim… Kaç para verdigimi bileyim… Bizim sistemde para
olukla girer, olukla çikar… Simdi bana kaç bavula kaç dolar
tikistirmistin diye sorsaniz, hatirlayamam…
-Bak simdi gene hatirlayamiyorum… Acaba ben o namus-
suz herife durup dururken ‘o rüsvetleri neden vermistim…
Acaba durup dururken o rüsvetleri bavullara koyup neden
onun evine tasimistim?
Bak bir sey daha hatirlayamiyorum… Acaba ben sadece o
namussuz herife mi rüsvet verdim? Ilk defa mi böyle bir sey
yaptim da bunu hatirlayamiyorum, yoksa ben hergün baska-
larina da bavul bavul rüsvet tasirdim da ondan mi karistiriyo-
rum?..
-Bak bir sey daha hatirlayamiyorum… Acaba o adama ben
neden rüsvet verdim… O rüsvet karsiliginda ne yapacakti?
Acaba ben üç verip bes mi alacaktim? Yoksa bir verip yüz
mü alacaktim? Böyle küçük rakamlar için bunu yapti isem
yuh olsun bana… Herhalde ben bir verip bin almali idim…
-Bir sey daha hatirlayamiyorum ama… Önemli degil…
Acaba ben bu rüsveti devlet zoruyla mi, silah zoru ile mi ver-
dim?.. Yoksa kendi kendime bavullara doldurup mu, ayak-
ciklarimla adamin evine kadar üç-bes sefer yapip götürdüm?
Bunlari da bilemiyorum…
-Sen adamin namuzsuzluguna bak… Bavulla rüsveti evine
kadar götürüyorum. Bavulun kapagini bile açmiyor. Masa-
nin yanina koyuyor… Ben bu duruma bozuluyorum. Bir ba-
vul daha dolduruyorum. Bir daha evine gidiyorum.. Yeter
beee!.. Reva mi bu bana? Sayin halkim… Ben namuslu ada-
mim… Adalete inanirim… Ilahi adalete çok çok çok inani-
rim…
-Düsündüm… Benim her isim kanuna nizama ahlaka, di-
ne, imana uygun… O halde ben neden bavul bavul rüsvet ta-
siyorum?
Hem de ayni adama… Acaba baskalarina da vermis mi
idim ki? Ne ise…
-Bu adamdan bu paralari almaya karar verdim..:’Ben sade
bir Türk vatandasiyim. Sade Türk vatandaslari böyle durum-
larda ne yaparsa onu yaptim… Hemen eski devlet baskani-
nin evini aradim..: Hatirlamiyorum, kizi mi çikti, esi mi çik-
ti… Biri çikti. Onlar zaten telefon basinda bekler, halkdan
gelecek bu,tip istekleri hemen cevaplar dedim ki ,bu na-
mussuza rüsvet vermistim.sizin babalarda birini
önderin de benim “paralari” geri alsin…-Onlar “Tabii.. tabii.. her vatandasa hizmet etmek`bizim
görevimizdir” deyip, bir “babayi” görevlendirmisler. O baba-
nin adami da benden habersiz tetik çekip olay çikarmis… O
güne kadar sessiz sedasiz isi çözme sansi var iken, konu
“magazin” basinina malzeme oldu.
Oldu da ne oldu? Zavalli güvenlik güçleri ve de adalet siste-
mi bos yere günlerle zaman harcadi…
Ama Adalettttt… Adalettttt… Uhuvvet… Müsavaattt..” Ne
demis rahmetli Napolyon Bey: “Parrraaa-parrrraaa-parr –
raaa.” Napolyon nereden girdi bu konuya… Haaaaa evet
“adalet” diyorduk?
Adalet iste böyle olur!.. Adalet “bu yaptiklanmin gayetle
normal isler oldugunu, her Türk vatandasinin dogal, insani,
anayasal ruhi, dini ve ahlaki görevi oldugunu’ belgeledi…
Adalet yerini buldu.
-Suçlu olan o evine bavul bavul para tasidigim adamdir.
Suçlu olanlar, benim telefonum üzerine bana “yanlis babayi
bulan”, devlet baskani ailesidir. Tahsilati sip diye yapamayip,
pat diye silah çeken tetikçidir. Simdi adaletten bekledigim
bunlarin cezalandirilmasidir.
Yasasin adalet… Adalete güveniyorum. Türk halki adalete
güvenmeli, her sabah, hep bir agizdan “yasasin adalet” diye
bagirmalidir. Tevfik GÜNGÖR

 

Sende yorum yap