Yabancılarla ortaklık dışarıya açılmayı değil içeriye kapanmayı getiriyor

, , Sende yorum yap

Yabanci sermayeli kuruluslar giderek daha çok sayidaki Türk sirketinden pay almaya basladi. Bazi yabanci sermayeli kuruluslar pazarda önemli yeri olan Türk sirketlerinin sermayesinin tamamina sahip oluyor. Genel egilim “yüzde elli/yüzde elli” ortaklik seklinde görülüyor.
Fakat genelde yabanci sermaye yönetimde söz sahibi oluyor.
Türk sirketleri, teknoloji, yönetim becerisi ve pazar gücü nedeniyle kendilerinden güçlü yabanci sermayeli kuruluslarla ortakliktan ve yönetimi bu kuruluslara birakmaktan pek mutlu görünüyor.
Bu tip ortakliklarin bir ölçüde Türk mütesebbislerin pazardan çekilmeleri anlamina geldigi henüz fark edilmiyor. Çünkü bu tip ortakliklarda, Türkiye’de kurulmus, yüzde 100 Türk sermayesi ile bir noktaya gelmis isletmeler tümüyle yabanci sermayenin kontrolüne geçmis oluyor.
Mikro açidan degerlendirildiginde bu hem isletme hem de çalisanlari bakimindan olumlu bir ortaklik. Mütesebbis yönetim, pazarlama derdinden kurtuluyor. Çalisanlar düzenli is sahibi oluyor.
Fakat makro açidan Türk mütesebbisler ve Türk isletmeler piyasadan siliniyor. Türk isletmeler uluslararasi yatinm, üretim ve pazarlama stratejilerinin birer halkasi haline geliyor.
Bugüne kadarki uygulamalarda hiç bir ortaklikta, yabana sermayeli grubun Türkiye’yi uluslararasi pazarlar için bir “üs halinde düsündügü veya kullandigi” görülmedi.
Yabanci sermayeli kuruluslar genelde Türk pazarina ayak basma veya daha önce ayak bastiklari Türk pazarinda hakimiyetlerini tesis etmek için Türk isletmelerini satin aliyor.
Çok önemli bir nokta ise yabanci sirketlerle birlesen Türk isletmelerin yatinm, üretim ve pazar hürriyetlerini kaybetmeleri. Yabanci sermayenin istedigi ölçüde büyüyebiliyor, istedigi konularda üretim yapabiliyor, istedigi pazarlarda mal satabiliyorlar.
Daha önce ihracat yapan birçok isletme, yabanci ortagin “global pazar” stratejisi içinde ihracati durdurmak, sadece iç pazar için belli ürün çesitlerine yo-gunlasmak zorunda kalabiliyor.
Bu ortakliklarin bazi yan etkileri de görülüyor. Örnegin, uluslararasi (global) marka ve ürün imaji, pazarlama stratejisi ugruna yabanci ortaklar, Türkiye’deki isletmenin gereginin üzerinde reklam veya pazarlama harcamasi yapmasini, fiyatlan düsük veya yüksek tutmasini sagliyor.
Bunlar, Türkiye’de yabanci sermaye stratejilerinin gelismelere göre tekrar gözden geçrilip, tartisilmasini gerekli kilan gerçekler.

 

Sende yorum yap