Yabancı sermaye nasıl gelsin?

, , Sende yorum yap

Yabanci sermayeyi Türkiye’ye cezbetmek için daha genis mkanlar taninmakta, kolayliklar getirilmektedir. Buna ragmen ciddi yabanci sermaye gruplarinin yatirim için Türkiye’ye ilgi gösterdiklerine iliskin isaretler mevcut degildir. Acaba, yabanci sermaye gene bürokrasiden mi çekinmektedir? Mevzuati mi çok baglayici bulmaktadir? Yoksa yöneticilere mi güveni yoktur? Tam tersine, BugünHükümette görev üstlenenlerin çogu, yabanci sermaye çevrelerinin takdir ettikleri, çalismalarini begeni ile izledikleri, güven duyduklari kisilerdir. Özellikle Basbakan özal dis çevrelerde çok iyi bir isim yapmistir. Buna ragmen ortada henüz ciddi bir yabanci sermaye grubu görünmemektedir.
Nedir ciddi yabanci sermaye grubu? Ciddi yabanci sermaye grubu demek, Türkiye’de ekonomik boyutta bir projeyi, sermayede ciddi büyüklükte pay olarak gerçeklestirmek isteyecek yabanci mütessebbistir. Bu yabanci mütesebbisin Türk pazari kadar, dis pazarda da rekabet sansina sahip üretimi hedef almasi, dis pazar için, ön sinirlamalarla gelmemesi sarttir. Iste bu tip bir yabanci mütesebbis, parmagini tasin altina koymayi kabul ederek geldigi için “ciddi yabanci sermaye” tanimi kapsamina girer.
Türkiye’nin bugünkü sartlan, bu tip ciddi yabanci sermaye gruplarinin Türkiye ile ilgilenmelerine imkan vermedigi için yabanci sermaye gelmemektedir. Nedir Türkiye’nin yabanci sermaye’yi iten sartlan? Herseyin basinda, istikrarsizlik ve belirsizlik, yabanci sermayenin kabul edemjyecegi bir olaydir. Yabanci sermaye gruplari, yatirim yapmadan önce ciddi ön arastirmalar yapmak, fizibilite raporlari hazirlamak zorundadirlar. “Bu ülkeye güveniyorum, pazari iyi, nasil olsa kâr ederim” düsüncesiyle Türkiye’ye yabanci sermayenin akin edecegini beklemek biraz fazla iyimserlik olur.
Yabanci mütesebbis, herhangi bir yatirim imkanini deger- lendirmek için geldiginde öncelikle Türkiye’nin ekonomik politikalarinin devamliligina inanmak ihtiyacindadir. Türkiye’de serbest piyasa ekonomisi mi cari olacaktir, yoksa fiyat kont-rollari devam edecek midir? Ithalat sinirlamalari hangi boyutlarda olacaktir? Bir ay içinde biribiriyle çeliskili kararlarin alinabildigi bir ortamda ciddi ve ekonomik büyüklükte bir yatirima nasil cesaret edilebilir? Yatirim projelerinin hazirlanmasinda döviz kuru projeksiyonu nasil yapilacaktir? Faizler ne olacaktir? Kredi faizi nedir? Bugünkü sartlar daha ne kadar sürecektir? Eger yabanci mütesebbis ihracati da hedef almis ise, ihracat projeksiyonunu hangi vergi iade oranlarina göre hesaplayacaktir? Vergi iadesi oranlari eger bir süre sonra düsürülürse, ihracat mükellefiyetini nasil yerine getirebilir? Bu belirsizlikler içinde ciddi yabanci sermayenin ciddi boyutlarda yatirimlara yönelmeleri mümkün olamamaktadir.
Ulusu Hükümetinin sanayi bakaninin belli üretim konularinda yerli katki payini artirmak, ekonomik boyutta üretimi tesvik edip, montaj sanayiini tasfiyeye zorlamak amaciyla aldigi kararlar karsinda küçük boyutlu bir ek yatirimi bile göze alamayan yabanci sermayeli kurulusun yabanci yöneticisi, “Türkiye’de bu tip politikalarda devamlilik olamaz, nasil olsa bir süre sonra ithalat kapisi açilir, yatirim yapan zarara ugrar” dediginden antipati topluyordu. Fakat çok kisa bir zaman diliminde gelisen sartlar, yabanci sermayeli kurulusun yabanci yöneticisini hakli çikarmistir.Sanayi Bakaninin politikasinin ciddiyetine ihanarak ek yatirimlara, kapasite artirimina yönelen firmalar, bugün ithalat kapilarinin aralanmasi sonucu zararli çikarken, degisik gerçeklerle, montaj faaliyetlerini uzatanlar zarardan kurtulmuslardir.
Sadece mevzuat degisiklikleriyle ve iyi niyetle yabanci sermayeyi cezbetmenin imkansizligi görülmektedir. Türkiye’nin belli konularda ciddi yabanci sermaye yatirimlarina ihtiyaci vardir. Önemli olan ülkenin gerçekten ihtiyaci olan bu ciddi yabanci sermayeyi çekecek sartlari saglamaktir
p>

 

Sende yorum yap