Vergide “adalet madalet” kalmadı

, , Sende yorum yap

Vergi ikiye ayrilir: (1) Dolayli vergiler, (2) Dolaysiz vergiler. Dolaysiz vergiler gelirden, servetten alinan vergilerdir. Gelirin veya servetin büyüklügüne göre, kisiler ve kurumlar güçleri ölçüsünde vergi verir. (2) Dolayli vergiler, mal ve hizmetlerden ve dis ticaretten alinan vergilerdir. Gelir düzeyi ne olursa olsun, bu mal ve hizmetleri kullananlar bu vergiyi esit öder. Örnek: Ekmegin üzerinde yüzde 40 kadar toplam “dolayli vergi” vardir. En düsük gelir grubunda olan ve ekmekten baska bir sey yemeyen de bu vergiyi öder, ekmegi havyarina katik eden en zengin de bu vergiyi öder.
Özellikle gelir dagiliminin bozuk oldugu, alt ve üst gelir gruplari arasindaki uçurumun büyük oldugu ülkelerde “dolaysiz vergiler” (gelirden ve servetten alinan vergiler) vergi gelirinin temel kaynagidir. Adil vergilemenin isaretidir. Gelir dagilimi düzeldikçe, insanlarin toplam harcama güçleri birbirine yaklastikça, gelir vergisinden harcama vergisine geçmek, insanlari harcadiklari ölçüde vergilendirmek söz konusu olabilir. Ama dikkat buyurunuz, bunun sarti, gelir farkliliginin ortadan kalkmasi, insanlarin toplam harcama güçlerinin genel olarak yukariya çikmasidir. ***
Anka Ekonomi Bülteni ‘ni hazirlayan Alaat-tin Aktas yönetimindeki Conxita Isik, Önder Dogan ve Naki Bakir güzel çalismalar yaparlar. Vurucu rakamlar bulurlar. Bu grup, son olarak “dolayli vergi yükü”ndeki degisimi hesaplamis., Yorumlamis. Bakiniz bulgular nasil?
Dolayli vergi yükündeki degisim Ocak-Haziran Yillik
1996 1995 1995
Vergi geliri 100.0 100.0 100.0
– Dolayli vergiler 59.3 54.6 57.6
– Dolaysiz vergiler 40.7 45.4 42.4
Toplam vergi gelirleri içinde dolayli ve dolaysiz vergilerin payi arasindaki denge, DYP-CHP koalisyon hükümetinin iktidarda kaldigi dört yillik dönemde tamamen tersine döndü. 1991 sonunda vergi gelirlerinin yüzde 38’i dolayli, yüzde 62’si dolaysiz vergilerden olusuyordu. 1992 yilinda dolayli verginin agirligi özellikle KDV’nin payindaki artisa bagli olarak yüzde 49.5’e yükseldi.
Dahilde alinan KDV’nin 1991 yilinda yüzde 14.7 olan payi, KDV oranlarindaki ayarlamalarin da etkisiyle 1992 yilinda yüzde 19.l ‘e çikti. Ayrica Körfez krizine bagli olarak orani yükseltilen akaryakit tüketim vergisinin payi da yüzde 2’den yüzde 4.8’e yükseldi. Dis ticaretten alinan vergilerin payi yüzde 13’ten yüzde 16 ‘ya çikti, diger dolayli vergilerin payi da artti.
Mal ve hizmetler ile dis ticaretten alinan dolayli vergiler ilk kez 1993 yilinda gelir ve servetten alinan dolaysiz vergileri asti. 1993’te toplam vergi tahsilatinin yüzde 51.3’ünü dolayli, yüzde 48.7’sini dolaysiz vergiler olusturdu. Baslica dolayli vergilerden KDV ve ATV’nin payi 1992 düzeyini korurken, dis ticaretten alinan vergilerin payi artarak yüzde 17.5’e ulasti. 1994 yilindaki ekonomik kriz nedeniyle alinan 5 Nisan kararlari çerçevesinde “net aktif vergisi” ve “ekonomik denge vergisi” gibi gelir üzerinden dolaysiz vergiler alinmasina karsin, dolayli vergilerin payindaki artis devam etti. 1994’te elde edilen toplam vergi gelirinin yüzde 51.8!i dolayli vergilerden meydana geldi. Bu oran 1995 sonunda yüzde 57.6’ya yükseldi.
1994’te yüzde 18 olan KDV’nin payi 1995 yilinda yüzde 19.5’e, akaryakit tüketim vergisinin payi yüzde 7.9’dan yüzde 9.5’e, mal ve hizmetlerden alinan diger vergilerin payi da yüzde 10.6’dan yüzde 10.7’ye çikti. Dis ticaretten alinan vergilerin 1994’te yüzde 15.3’e inen payi da 1995’te yüzde 17.9’a siçradi.
1995 yilinin ilk yarisinda dis ticaretten alinan vergilerin yüzde 16.5 olan payi, l Ocak’tan itibaren AB ülkeleri için gümrük vergilerinin kalkmasina karsin, ocak-haziran döneminde yüzde 17.6 olarak gerçeklesti.
Mal ve hizmetlerden alinan vergiler arasinda yer alan KDV’nin 1995’in ilk yarisinda yüzde 16.9 olan payi, bu yilin ayni döneminde yüzde 18.8 düzeyinde gerçeklesti. Bu yilin basinda oranlari bir kattan fazla yükseltilen ATV’nin payi ise yüzde 9’dan yüzde 12’ye firladi. Mal ve hizmetlerden alinan diger vergilerin payi da yüzde 10.2’den yüzde 10.7’ye yükseldi. Bu yilin ilk yarisinda tahsil edilen dolayli vergilerin yaklasik binde 2’lik bir bölümünü de kaldirilan vergi artiklarindan yapilan tahsilat olusturdu.
***
Sayin okuyucularim, görüyorsunuz, Türkiye’de gelir dagilimi giderek bozulurken, üst gelir ile alt gelir gruplari arasindaki uçurum büyürken, vergi adaleti de yok oluyor. Vergiyi gelir ve servet sahipleri degil, sehir varoslarin-dakiler, gecekondularda oturanlar, sokakta dilenenler öder hale geliyor.
Dolayli verginin ne oldugunu bilmeyenler, dolayli vergilerin toplam vergiler içindeki payinin nasil arttigini izlemeyenler bunu bilemez. Bunu anlayamaz.
Varostakiler, gecekondulardakiler, sokaktakiler, otobüse bindikçe, simit aldikça, su ile yüzlerini yikadikça, sabun kullandikça, dis fir-çaladikça ekmek yedikçe vergi ödüyor. Türkiye toplam vergilerinin yüzde 60’a yakin kismi bu tip vergi gelirlerinden olusuyor.
Isler bu kadarla kalsa iyi. Hükümetin KDV oranlarinda artirima gitmesi bekleniyor. Ayrica, l Ocak 1996’dan itibaren gümrük birligine gidilmesi dolayisiyla. AB ülkeleri için gümrük vergilerinin kalkmasinin yol açtigi kayiplarin telafisi amaciyla önceki hükümetler tarafindan hazirlanan özel tüketim vergisi (ÖTV) yasa tasarisinin da bu yil Meclis’te görüsülerek yasaklasacagi belirtiliyor.

 

Sende yorum yap