TV haberciliğinin gelişimi

, , Sende yorum yap

ABD Büyükelçiligi “Basin ve Kültür Merkezi”nin her ay yaylinladi-gi “ABD Haberleri” baslikli bir bülten vardir. Eskiden daha dolgun biçimde düzenlenirdi. Simdilerde her sayisinda sadece bir veya iki konu isleniyor… Ama gene de ilginç konulara yer veriliyor. Mart sayisinda “Amerikan Televizyon Yayinciliginin Öyküsü” verilmis. Benim ilgimi çekti. Bugün size uzun öyküyü özetleyerek aktaracagim. TV Haberciliginin Baslangici
ABD’de TV çagi 1940’li yillarda basladi. Ikinci Dünya Savasi’nin hemen sonunda televizyona “gelecegin fantezisi” gözü ile bakiliyor, TV’nin haber fonksiyonu olabilecegi düsünülemiyordu.
Çünkü o güne degin haber alma olgusu radyo, gazeteler ve sinemalarda filmin basina konan kisa haber görüntüleri ile sinirlanmisti ye insanlar bunun disina kolay kolay çikilacagini düsünmüyorlardi. Üstelik televizyon denilen aygit o günlerde çok az sayida eve giriyordu. Radyo her geçen gün popülaritesini artiriyor ye ulastigi dinleyici sayisi milyonlarla ölçülüyordu. Radyonun en ünlü haber yorumculari asla televizyona yüz vermiyor; TV’ye hemen hemen hiç bir dinleyicisi olmayan ve reklam alamayan bir iletisim araci gözüyle bakiyorlardi. 1948 Yilinda CSB Haber Programlari Basliyor
1948 yilinda CBS sirketi 30 istasyondan olusuyordu. Ilk haber programi “Douglas Edwars ile Haberler” adi altinda aksam saatlerinde yayinlanmaya basladi. Ancak izleyici sayisi oldukça düsüktü. Ancak bu olgu kisa zamanda televizyon lehine degisti ve bu program 38 milyon izleyiciye ulasarak ABD’de gerek gazete, gerekse dergilerin ulasamadigi bir “tiraja” sahip oldu. Bir radyo isletmesi olan CBS kurulusunu 1928 yilinda satin alan William Paley aslinda varlikli tütün tüccari televizyonun gelecegin gücü olacagina iliskin inanci tamdi. 1930’lu yillarda radyo programlari için kadro olustururken, bunu televizyon programlarina dogru yayacak biçimde genisleterek düsündü. Kendisinin özel ilgisi ve girisimleri sayesinde radyoya katilan gazeteciler CSB televizyon haber ekibinin çekirdegini olusturdu. Haber alma konusunda profesyonel sorunu olmayan bu insanlara “sunus” ve “analiz” teknikleri ögretilerek, televizyoncu olmalari saglandi. Bu tür çalismalar da özel kurslar biçiminde degil, “isi yaparken ögrenme” süreci içinde gelisti. Paley, CBS in baskani görevini sürdürdügü 1990 yilinda öldügünde 89 yasindaydi. Walter Cronkite Efsanesinin Dogusu
TV haberciligine ünlü haberciler ve gazeteciler ilgi göstermedigi için issiz ve cesaret sahibi genç gazetecilere bu alanda firsat kapisi açildi.
Örnegin Moskova muhabirligi de yapmis olan, savas bölgesi gazetecilerinden Walter Cronkite 1950 yilinda CSB televizyonunun Washington bürosunda çalismaya basladi. Görevi yalnizca televizyona yönelik habercilik yapmakti.
Tasinabilir video kameralar ve günümüzün gelismis uydulari o zamanlar sözkonusu olmadigi için, televizyona yönelik habercilik aslinda radyo haberciliginden çok da farkli degildi. Dahasi haber spikeri gibi bir kavram bile gelismemisti.
1950’li yillarda tüm Amerika Birlesik Devletleri’nde televizyonu olan ev sayisi yaklasik 10 milyona ulasiyordu. 1990’li yillarda bu rakamin 100 milyona yaklastigini düsününce, aradaki farki belirgin biçimde görebiliriz.
Bu konudaki egilimlerin gözle görülür biçimde degismesi ancak 1970 yilinda oldu. Artik haberler televizyondan izlenir olmus ve Amerikalilarin evlerinde CBS (Colombia Broadcasting System) NBC (National Broadcasting Company) ve ABS (American Broadcasting Company) adli üç büyük televizyon kurulusunun sözü geçer hale gelmisti. Haber spikerleri ve muhabirler insanlarin yasamlarinda çok önemli yerlere sahip olmustu. Walter Cronkite “fazla deneyimi ol-rnayan bir genç muhabir” olarak basladigi televizyon haberciligi alaninda basarisini kanitliyor ve 1970’li yillarda “güvenilir haberci” nitelemesine hak kazaniyordu. Hatta 1980’lerde yapilan bir TV anketinde “Amerika’nin en güvenilir adami” seçildi. TV istasyonlari Kendi Görüntü Ekiplerini Kuruyor
Televizyon programciligi 1950’lerin basina kadar disarida çekim yapan film sirketlerinin çalismalariyla sinirli kaldi. Bu sirketler genelde sinemalara sattiklari haber belgesellerinin benzerlerini televizyona da pazarliyor; önceden metni gönderilen bir konu begenilirse filmi yayinlaniyordu. Bu durum 1950’den sonra degisti. Televizyon sirketleri kendi çekim ekiplerini olusturmaya ve haber alinacak yere kendi ekiplerini göndermeye basladilar. Haber Programlarina Hareket Giriyor
Ilk haber programlari elbette günümüzde teknolojiden yoksun olmasi nedeniyle bir hayli farkliydi. Spiker önündeki kâgittan haberleri önündeki büyük mikrofona dogru okuyordu. Spikerin oturdugu düz bir masa programin tek dekoruydu. Sonralari bazi yönetmenler duvara bir de saat koymayi düsündü. Böylece programin canli oldugu vurgulanarak, izleyici üzerindeki etkisi artmis olacakti. Giderek haber programlarinin çekiciligini artirmak üzere TV sirketleri arasinda rekabet kizisti. Örnegin CSB’in spikeri Douglas Edwards duvara üç ayri saat ve bir takvim koyunca, NBC’nin spikeri John Cameron Sway-ze ilgi çekmek için yakasina kirmizi bir karanfil ilistiriyor ve duvara kocaman bir dünya haritasi yerlestiriyordu. CSB buna karsi masaya bir de telefon koyarak, gerekirse spikerin baskani arayabilecegi imajini verdi. Daha sonra dekora “gelen haber dosyasi, giden haber dosyasi” basliklariyla sunulan iki raf ve bir kalemlik eklendi. Yapimcilardan Sandy Socolow, o günleri “Baskalarini bilemiyoruz, ama stüdyoda bulunan 10-12 kisilik haber ekibi olarak bizler çok egleniyorduk. Her gün haber programini nasil süsleyebiliriz ve ne tür degisiklikler yapabiliriz diye düsünmek dogrusu çok keyifliydi” diye animsiyor. Haber Programi’na Reklam Basliyor
Socolow “Günün Haberleri” baslikli haber programinin yapimci ve metin yazariydi. New York’taki bir giyim magazasi tarafindan finanse edilen bu programin sunucusu Mike Wallace görüntüsüyle de ilgi çekmeyi basariyordu. Her gün programin finansörü olan Bond magazasinin sik giysileriyle ekran önüne çikan Mike Wallace, bu anlamda profesyonelligin de izlerini tasiyordu.
Haberleri okuduktan sonra oturdugu yerden kalkarak, kameraya dogru yönelip, masanin öteki tarafina geçmesi elbette Bond magazasinin tanitilmasi amaciyla bulunmus bir formüldü. Son derece etkileyici oldugu da kuskusuzdu.
Haberlerin böylesine alisilmis disinda bir biçimde sunulmasi, sonuçta hem haberlerin bir gün ilgiyle izlenmesini, hem de ‘acaba bugün ne giymis” beklentisi içinde olan izleyicinin programin sonuna dek ekran karsisinda kalmasi saglaniyordu. Bunun da Bond firmasinin satislarini artirdigini söylemeye gerek bile yoktu.
Televizyon ve radyonun ilk günlerinde reklam olgusu bugünkünden farkliydi. Pek çok radyo programinin kendilerini maddi açidan destekleyen sirketlerin adlariyla birlikte anilmasi aliskanligi vardi. Bu durum aynen televizyon programciligina da yansidi. Örnegin NBC gece haberleri bültenini destekleyen Camel sigara sirketi, programin “Camel News Caravan” olarak adlandirilmasini istemekle kalmamis, ayrica haber görüntülerinde mutlaka filinde sigara olan (markasi elbette Camel) bir kaç resim kullanilmasini sart kosmustu. TV Reklamlarinin Gelisimi
Haber Programlarinin parasal destekçileri, giderek baska program alanlarina da el atmaya basladilar. 1952 yilindaki baskanlik seçimleri sirasinda Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerin kurultaylarin tüm televizyon istasyonlari izledi. CBS televizyonu ise bu konuda herkesin dikkatini çekmeyi basaran bir yöntem bulmustu. Program sunucusu Betty Furness, kurultayin tartismali ortamini ekranlara getiriyor, daha sonra kamera bir mutfak içine girerek, Westinghouse marka aletlerin tanitimi yapiliyordu. Seçim programlarini yil boyunca destekleme sözlesmesi yapan Westinghouse Electric Corporation buldugu bu yöntemle neredeyse bir yil boyunca seçim haberlerinin yaninda ürünlerini de tanitmis oldu. Hatta pek çok izleyici “ekranda baskan adaylarindan daha çok, Westinghouse ürünlerini gördük” demekten kendini alamadi. Siyasi Haberler Agirlik Kazaniyor
Ayni dönemlerde siyasetle habercilik de birbirinin içine girmis oldu. ABD disindan gelecek haberler için havayolu kullaniliyor ve bu da zaman ve masraf açisindan güçlükler çikariyordu. Sovyetler Birligi, Dogu Avrupa’ya da Afrika’dan ise düzenli ve saglikli haber akisi saglamak olanaksizdi. Bu durumu gözönünde bulunduran belli basli televizyon sirketleri bir kablo hatti çekerek New York ve Washington D.C. arasinda dogrudan baglanti sagladi. Kongrede politikacilara konusma olanagi taniyan bu baglanti sayesinde habersiz gün geçmiyordu. ABD baskanlari da bu yeni olgu karsisinda önce bocalamakla birlikte, çok çabuk uyum sagladilar. Eisenhower televizyona çikmayi sevmezdi. Ancak ondan sonraki baskan Harry Truman televizyonu çok iyi kullandi. Haber Program Dönemi
New York’ta ise uzun yillar radyo programciligi yapmis olan yapimci Fred Friendly bir ekip olusturarak “See it Now” adli bir haber programi hazirladi. Ilki 18 Kasim 1951 tarihinde yayinlanan bu program olaylarin perde arkasina yöneliyor ye toplumda ya tabu olduu için ya da siyasal-toplumsal nedenlerle hiç el atilamamis olan konulari isliyordu. “See it Now” haber programinin degindigi konulara iliskin olarak çogu kez politikacilar konusmak istemiyordu. Ya da ABD’ye göçmen olarak gelen, ancak çok güç kosullarda çalistirilan isçiler gibi herkesin görmek istemeyecegi sorunlar ekrana getiriliyordu. Programin asil basarisi ve popülerligi de bu yaklasimdan kaynaklandi. Hiç birkonuda ödün vermemesiyle tanindi ve buna bagli olarak izlenme orani çok yükseldi. Örnegin 1954 yili Mart ayinda, Wisconsin senatörü Jpseph McCarthy’nin baslattigi “komünist avi” konusuna da digerlerinden farkli yaklasan “See it Now” ekibi, hiç bir zaman körü körüne destekleme gibi bir yol seçmedi. Olaylarin içinden
1950’li yillarin sonlarina dogru televizyon sirketlerinin haber programlar konusunda siki bir rekabete girmelerinin bir sonucu olarak, kameralarin olay yerine gitmesi ve oradan yayin yapmasi yöntemi benimsendi. 1957 yilinda NBC’ye karsi bir atlatma haber yakalayan CBS, Küba’ya gizlice bir çekim ekibi gönderip Fidel Castro ile bir röportaj hazirlatti. Castro ve adamlari o dönemde Baskan Fulgencio Batista rejimine karsi savasiyordu ve CBS ekibinin çekimleri daglardaki gizli gerilla kamplarinda, çok güç kosullar altinda gerçeklesti. Castro ile böylesine bir temas hükümet tarafindan yasaklanmis oldugu için, CBS’in çabasi gerçekten cesaret istiyordu.
Tam 10 gün süren çekimlerin ardindan, yine çok zorlu ve uzun yolculuklardan sonra Amerika’ya dönebildiler. Yapilan çekimlerden bir haber programi ve bir de belgesel hazirlanarak, gösterime sokuldu. Bu atlatma haber, büyük sansasyon yaratti ve CBS sirketine prestij kazandirdi. Yine ayni yillarda CBS ve NBC istasyonlari genisleme hizini koruyarak, her biri ülke çapinda yaklasik 200 televizyon istasyonunun sahibi durumuna geldi. Böylece Amerika Birlesik Devletleri’-nin neresinde bir haber degeri tasiyan olay varsa, ekipler oradaydi. Yapilan çekimler New York merkezine iletiliyor, buradan ilgili istasyona dagitim yapiliyordu. Kuskusuz yaklasik 10-12 yil sonra iletisim uydularinin devreye girmesi sayesinde televizyon yayinciligi tam anlamiyla sinir tanimaz bir duruma geldi. Bunun yani sira rekabet süratle devam ediyordu. Özellikle istasyon sayisinin fazlaligi nedeniyle NBC ve CBS arasinda görülen yarista, 1956 yili haber programciliginda NBC’nin ataga kalktigi yil oldu. TV Kuruluslari Arasi Rekabet Basliyor
Daha önceleri bir sunucunun hazirlayip sundugu güncel haber programina iliskin izlenme oraninin giderek düsmesi üzerine, NBC yetkilileri “Huntey Brinkley Report” adi altinda yeni bir program baslattilar. Tek kisi yerine, iki kisi tarafindan sunulan bu program öncelikle sunuculari nedeniyle ilgi topladi. David Brinkley daha delismen ve yaramaz görüntüsü Chet Huntley ise düzenli, ciddi ve agirbasli haliyle tam bir çeliskili ikili olusturdular. Bu çeliskinin yarattigi beraberlik o denli benimsendi ki, birbirlerine laf atmalari gelenegi ortaya çikti. Bu sözler çok kisa zamanda ülkede herkesin diline dolanan so-lagan sözlere dönüsüverdi.
1963 yili televizyon gazeteciliginin artik emekleme dönemini gerilerde birakip, yetiskin dönemine basladigi yildir. Televizyon yayinciligi bir ekonomik isletme olarak hizli bir büyüme gösteriyor; rekabet giderek daha da kesinlesiyor; ayni zamanda televizyonun iletisim araci olarak gücü artiyordu. O günlere dek genellikle NBC ve CBS kuruluslarinin gerisinde katan ABC televizyonu, 1963 yilinda Elmer Lo-wer’i transfer etti. Haber dairesinin basina geçen Lower, daha önce CBS’in Washington büro sefi ve Life dergisi yazarligi nedeniyle bu alanin en taninan isimlerinden biriydi. 1963 yili televizyon haberciligi için bir baska açidan da önem tasiyor: Bu yil televizyonlarin aksam ana haber bültenlerine ayirdiklari süre artirildi. Huntley Brinkley ekibinin sagladigi olaganüstü basari öteki kanallari da cesaretlendirdi. CBS benzer bir haber programini yine kalabalik bir sunucu ekibi ile hazirlatti. Partilerin kurultaylari ye uzay çalismalari gibi tüm ulusu ilgilendiren olaylarda, yerinde çekimler daha çok önem kazanmaya basladi. CBS tarafindan aksam ana haber bülteni 15 dakikadan yarim saate yükseltildi. NBC televizyonu da hemen ayni uygulamayi baslatti. ABC televizyonu ilk önce beklemeye geçti ve uygulamaya katilmadi. Ancak 1967 yilinda, bu kanalda da ana haber bültenleri yarim saat olarak sunulmaya baslandi. CBS’in bir haber programina Baskan Kennedy’nin çikmasi televizyon haberciliginin gücünü doruga çikardi. Artik televizyon türü gazetecilik Amerikan yasaminin vazgeçilmez bir parçasi olmustu.

 

Sende yorum yap