TÜSİAD’dan “Siyasi İradeye Mesajlar”

, , Sende yorum yap

Geçen cuma günü TÜSİAD'in Yüksek İstişare Konseyi toplantısı yapıldı.

Yüksek İstişare Konseyi toplantılarının amacı, üyelerin görüş ve önerilerini ortaya koymalarına imkan yaratmaktır. Yüksek İstişare Konseyi'nin kuruluş amacı, üyeleri yılda bir defa genel kurul toplantılarında bir araya getirmek yerine, yıl içinde üyelerin yönetime "feed-back" vermelerine, Türkçe anlatım ile, görüş ve önerilerini, sorunlarını yönetime duyurmalarına imkan yaratmaktır.

Bu çerçevede Yüksek İstişare Konseyi toplantılarında üyelerin konuşmaları, imkan ölçüsünde, daha çok üyenin, daha çok süre ile konuşması, yönetime mesaj vermesi, üyeler arasında diyalogun geliştirilmesi beklenir.

Yüksek İstişare Konseyi toplantılarına katılanlar önce yönetimin "siyasi iradeye mesajlarını" sonra da önceden belirlenen program çerçevesinde yönetimce belirlenen görevlilerin açıklamalarını dinleyip, zaman darlığından konuşma imkân bulamadan dağılırlar ise toplantılar "İstişare toplantısı" olmaktan çıkıp, "bilgilendirme toplantısına dönüşür.

Genel kurullarda zaman kıtlığından, İstişare Konseyi toplantılarında sadece yönetimin programı uygulandığından konuşma, görüş ve fikir bildirme şansını elde edemeyen üyelerin TÜSİAD'a ilgisi gevşer.

TÜSIAD yönetimi, üyelerin çalışmalara iştiraklerini sağlamak amacıyla belli konularda kurulan çalışma gruplarına katilimi teşvik ediyor. Vakti olan üyeler aktif olarak gruplarda yer alıyor.

Fakat bu olumlu çaba her şeye rağmen "Yüksek İstişare Konseyi" müessesesinin eksikliğini gideremiyor.

Simdi gelelim geçen cuma günü Yüksek İstişare Konseyi toplantısı vesilesiyle TÜSIAD yönetiminin, üyelere ve kamuoyuna verdiği mesajlara.

Yönetim kurulu başkanı, "siyasi iradeye mesajlar" verilen konuşmalardan birini yaptıktan sonra sözlerini söyle noktaladı:

"… Artik siyasi iradeye mesajlar vermek yerine, devletin sessiz ve etkin desteği ile teknoloji yaratarak, şirketlerimizin güç birliği ve/veya birleşmesini konuşabilsek, şirketlerin değerlerini süratli artırıp, sermaye piyasalarımızı büyütebilsek ve Türk halkını geniş ve yaygın biçimde varlığın hissedarları yapabilsek…"

Yönetim kurulu başkanı bu anlatımın başında da "siyasi iradeye mesajlar" verecek yerde, yapılabilecekleri söyle sıralıyordu.

"…Bas döndürücü hızla devam eden küreselleşmenin şirketlerimize, ekonomimize olan etkilerini konuşabilsek, keşke bütün ekonomik, siyasi ve sosyal reformları arkamıza koyup, keşke… gelir dağılımını düzeltip, Türk şirketlerinin dünya rekabetine soyunması için gerekli çalışmaları örgütleyebilsek…." Sayın okuyucularım… "Keşke" diyerek sıralanan bu özlemler, Türk halkının, Türk sanayicisinin, üyelerinin TÜSİAD'dan beklediklerinin tamamıdır.

Yönetim kurulu başkanı, bu kısa anlatımda TÜSİAD'in esas görevini, esas sorumluluğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Simdi de bu tabloda bir genel değerleme yapalım:

"-Türk ekonomisinde ciddi bir kriz yaşanıyor. Dış ve iç talepte daralma var. Hükümetin istikrar tedbiri uygulaması tam bu döneme rastladı. Deprem her şeyin üzerine tüy dikti. Deprem bölgesindeki sanayi tesisleri hasardan, deprem bölgesi dışında kalanlar talep yetersizliğinden üretime katılamıyor. Milli gelir geriliyor. İstikrar tedbirlerine rağmen, enflasyon ve faizler beklenen hızla düşmüyor, IMF ile müzakereler sürüyor."

Bu genel tablo… Bir de TÜSIAD üyelerinin özel sorunları var:

"-TÜSIAD üyelerinin üretim, istihdam, iç ve dis krediler, faizler, sermaye piyasası konularında özel sorunları var. Bu sorunlar gelişmeyi engelliyor. Ucuz isçiliğe dayalı sanayileşme modelinin iflas ettiği görülüyor. Otomotiv ve tekstilde kriz devam ediyor. Yeni bir sanayileşme stratejisi arayışı yanında, ekonomik büyüklükte ve ileri teknolojide yapılanma konusu gündeme geldi, oturdu."

TÜSİAD'in önceliği bu konularda görüş ve öneri geliştirmek, politika oluşturmak, hükümete mesaj vermek olmalıdır.

Tabii ki siyasi, sosyal, politik konular herkesi ilgilendiriyor, tabii ki bu konularda yapılması gerekenler var… Ama TÜSIAD, ekonomik konulardaki sorumluluğunu geri plana atıp, "siyasi iradeye mesajlar vermekten bunlara vakit bulamaz hale gelir ise, çizgisi dışına çıkmış olur.

Hükümet, kamuoyu, iç ve dış finans çevreleri Türkiye'nin önde gelen sanayicilerinin, is adamlarının, bankacılarının, ekonominin içinde bulunduğu durum ile ilgili değerlendirmelerini merak ediyor.

Yüksek İstişare Konseyi toplantısı yapıldı. TÜSIAD yönetiminin ve de üyelerinin, demokrasi, insan hakları, mahkûmların affı, deprem yardımları ve de Yargıtay Başkanı’nın konuşması ile ilgili görüşlerini, değerlendirmelerini öğrendik…

Ama ekonominin gidisi, islerinin durumu, sorunları ile ilgili hiçbir şey duyamadık…

Ya TÜSIAD üyelerinin isleri çok çok iyi… Onun için islerden söz etmiyorlar ya da isler bildiğimizden kötü… Bu nedenle, başka şeylerden söz ediyorlar.

 

Sende yorum yap