TÜSİAD ne mesaj verdi?

, , Sende yorum yap

TÜSIAD Yüksek istisare Konseyi Toplantisi’nda gündemde sadece iki konu vardi:
(1) Ülkenin genel ekonomik durumu
(2) Gümrük birligi
***
TÜSIAD üyelerinin bir özelligi, TÜSIAD’in bir gelenegi vardir. TÜSIAD toplantisinda TÜSIAD üyeleri kendi özel sorunlarindan önce ülke sorunlarini tartisirlar…
Bu da zaten TÜSIAD’in özelligidir. “TÜSIAD üyelerinin doygunlugunun göstergesidir…”
Hatirlarsiniz, bundan önce degisik hükümetler döneminde, TÜSIAD çevresinden ülke ekonomisindeki iyi olmayan gidislere iliskin uyarilar geldiginde, politikacilar benzer tepkiler içinde olmustu: “-Ne istiyorlar? Dünya kadar kâr ediyorlar… Yeni yatirimlar yapiyorlar… Kessinler seslerini otursunlar yerlerinde…”
Olgun, doygun ve belli bir seviyeye gelmis bir isadami “Sadece kârina bakarak, sadece kendi isinin iyi gittigini görerek” ülke sorunlarina sirt çeviremez. Çünkü olgun, doygun ve belli bir seviyeye gelmis bir isadami, eger ülkenin genel ekonomik durumu kötüye gidiyor ise, kendi durumundaki iyiligin kalici olamayacagini farkedebilir.
***
Halen ciddi sorunlarla karsilasmamis büyük isadamlarimizin, 1992 faaliyet dönemini kârli neticelendiren isletmelerin sahiple-rinin “Beni isirmayan yilan bin yil yasasin…” diye seslerini ke-
sip köselerine büzülecek yerde, TÜSIAD Yüksek Istisare Konseyi Toplantisi’nda ülkenin temel sorunlarini cesaretle ve hatta biraz da abartarak ortaya koymalari bu bakimdan olumlu bir göstergedir.
***
Genel Ekonomik Durum
TÜSIAD Yönetim Kurulu Baskani, ekonominin genel durumunu söyle degerlendiriyor:
“1992 yilini geride birakirken, ekonominin iyilestirilmesi için asgari bazi gereklerin yerine getirilmedigini gördük. Kamu açiklarinda bir iyilesme saglanmamis, özellestirmede ciddi adimlar atilamamis, vergi reformu gerçeklestirilememis, enflasyon kontrol altina alinamamisti.
Oysa dünyada çok önemli degisiklikler yasaniyordu. Türkiye’nin önüne bazi firsat kapilari açilmisti ve ülkemiz açisindan eylemsiz geçen her günün büyük önemi vardi.
Ama, günler birbirini kovalarken, (bekleyen önemli kararlarin bir türlü alinamadigi görüldü. Iç politik baskilarin etkisiyle, makyaj düzeyinde bazi önlemlerle yetinildi. Ertelenen (KIT zamlari enflasyonu belirli bir seviyede tutuyor) zorlama bir operasyon ile faizler kisa süre için baski altina aliniyor) reform niteligi tasimayan bir vergi paketi ile yetiniliyordu. Özellestirme konusunda yine dise dokunur bir adim atilamamisti. Kamu harcamalari tümüyle kontrolden çikmisti.” Gümrük Birligi Konusunda Tereddütler
TÜSIAD Yönetim Kurulu Baskani, Gümrük Birligi konusundaki tereddütlerini ise söyle ifade ediyor:
Türkiye, AT’a tam üye olmadan Gümrük Birligi gerçeklestirecek ilk ülke olacaktir. Bunun doguracagi ekonomik ve sosyal sonuçlar dikkatle incelenmeli ve uygun tedbirler için süratle harekete geçilmelidir. Söz konusu tedbirlerin alinmasinda özel sektör de gerek sektörel bilgi toplayarak gerekse öneriler gelistirerek Ankara’ya yardimci olmalidir.
Hedeflenen tarihe çok az bir süre kalmis olmasina ragmen, Gümrük Birligi’nin ülke gündeminin ilk siralarinda yer almadigini gözlemekteyiz.
Türk hükümeti, Türk özel sektörü ve AT makamlari tarafindan gerekli önlemler alinmadan gerçeklestirilecek bir gümrük birligi, Türkiye ekonomisini büyük bedeller ödeme, telafisi çok güç olacak gelismelere hazirliksiz yakalanma tehlikesiyle karsi karsiya birakacak, iki tarafin da arzu etmeyecegi bir durum yaratacaktir.
Bir yandan genel bir seferberlik havasi içinde ekonomiyi, sanayii, toplumu Gümrük Birligi’ne hazirlarken, öte yandan bu birlige sarsintisiz bir geçisin mimarisini tasarlayarak AT ile pazarlik masasina oturmak gereklidir. Pazarlik stratejisi akillica tespit edilmeli, görüsmeciler titizlikle seçilmeli, herhangi bir nedenle yol ortasinda degismeyecek bir çekirdek kadro olusturulmalidir. Ortada bir “acil durum” mevcuttur. Yeni hükümetin tarihi önemdeki görevlerinden biri bu acil durumun gereklerini yerine getirmek olacaktir.
Aciliyet yalnizca 1.1.1995 tarihinden kaynaklanmamakta, AT’in iç takvimi de bu aciliyeti artirmaktadir. Ocak 1994’te AT’ta Yunanistan dönem baskani olacaktir. Dönem baskanlarinin gündem belirlemedeki önemi gözönünde tutulursa, bunun bize çikarta-, cagi güçlükler rahatlikla tahmin edilebilir. 1995’te topluluk EFTA ülkelerini de kapsayacak sekilde genisleyecektir. 1995’ten itibaren, merkezi ve Dogu Avrupa ülkeleri ile iliskileri hizlanmasi beklenmektedir. 1996’da ise toplulugun yapisina yön verecek ikinci bir hükümetlerarasi konferans toplanacaktir. Görüldügü gibi bu takvimin kararsizlik ve gecikmeye tahammülü yoktur. Türkiye, Gümrük Birligi’ni gerçeklestiremezse, bir zamanlar Yunanistan ile birlikte AT’a tam üye olmak için basvurmayarak kaçirdigi firsatla esdeger bir firsati kaçirmis olacaktir. Tansu Çiller’den TÜSIAD’in Bekleyisleri
TÜSIAD Yönetim Kurulu Baskani, TÜSIAD’in Tansu hanimdan bekleyislerini ise söyle özetliyor:
Sn. Çiller koalisyon hükümetinin kurulusundan beri, ekonomiden sorumlu devlet bakani olarak görev almistir. Ekonominin durumunu ve sorunlarini çok iyi bilen bir kisidir. Etrafinda bakanligi süresince çalisma ve tanima imkânini buldugu çok degerli bürokrat kadrolar mevcuttur.Durum tesbiti ve çözüm üretimi için herhangi bir zamana ihtiyaci yoktur. Bu çok serefli ama ayni zamanda güç göreve hazir olarak gelmistir, talip olurken de nasil hareket edecegini çok açik bir sekilde anlatmistir.
Bu bakimdan biz, yeni kurulacak hükümetin, vakit kaybetmeden, yeni bir seçimin hesaplarina girmeden biran evvel ekonominin gereklerine yönelmesini bekliyoruz. Türk toplumunun, kisa vadede geçici ferahlik yerine, uzun vadede kalici refahi getirme gayretinde olacak politikacilari alkislayacak ve bagrina basacak olgunluk düzeyine gelmis oldugundan hiç bir süphemiz yoktur. Kaldi ki kisa vadeli popülist politikalarla gidilecek yolun sonuna gelinmistir. Bundan sonra bu politikalar bizi sadece geriye götürür.
***
TÜSIAD’in son Istisare Konseyi de, öncekiler gibi iyi hazirlanmis, ülkenin temel sorunlari hakkinda kamuoyuna ciddi ve açik mesajlar veren bir toplanti idi.

 

Sende yorum yap