Türksat

, , Sende yorum yap

Ben yeni bir otomobil satin alsam, Eyüp Sultan’a giderim. Önce “Imarethane”nin bahçesinden bir koyun kestiririm. Kanindan otomobilin sagina soluna sürdürtürüm. Etini “Imarathane”ye bagislarim. Biraz ilerideki Eyüp Camii’ne gidip türbenin önünde dua ederim. Verdigi nimetler için Allah’a sükür eder, kazadan beladan korumasi için yakarinin.” Sonra camiin önünde saticilardan bir küçük “Kuran-i Kerim” satin alip otomobilin torpido gözüne koyarim. Bir mavi boncugu dikiz aynasinin altina asarim. “Bismillahrahmanirrahim” ve “Masaallah” yazili küçük levhalardan da alir, onlari da otomobilin bir kösesinde saklarim.
En ucuz, en basit otomobili de alsam ben bunu yaparim, en pahali, teknolojide en ileri otomobili de alsam ben bunu yaparim… Bunun satin aldigim otomobilin degeri ile onun teknolojisi ile bir iliskisi yok. Ben bunlari baskalari için, baskalarini memnun etmek için, gösteris için yapmam. Bunlar benim dini inancim. Bunlar benim içime huzur veren, bana güven veren, beni yasatan seyler. Bunlari yapmayanlari da hiç bir zaman suçlamam. Küçümsemem…
Yabancilarin yaptigi, yabancilarin uzaya firlatacagi fakat 315 milyon dolari Türk halkinin ödedigi Türksat uydusu firlatilmadan üzerine iki levha konuluyor: “Basbakan,Tansu Çiller” ve “Ulastirma Bakani Mehmet Köstepen…” Uydunun ne yapilisinda, ne firlatilisinda ikisinin de en ufak bir katkisi yok. Tesadüfen ikisi su sirada hükümette bulunuyor… Ikisinden de bir itiraz yok: “Tesekkür ederiz… Bizim ismimizi yazmanin ne geregj var…”
Iste burada ben olsam, itirazin ötesinde bir adim daha atardim: “Biz nüfusunun tamamina yakini müslüman olan bir ülkeyiz. Bizim belli inançlarimiz var. Üzerine bir levha koyacaksaniz “Masaallah” diye yaziniz. Imkân varsa bir küçük göz boncugu, bir ufak Kuran-i Kerim koyunuz…” derdim. Teknolojisine, yapimina, firlatilmasina hiç bir katkimiz olmayan “seytan aracina” hiç olmazsa bir manevi destegimiz oldugunu düsünür, sevinirdik…
***
Sayin okuyucularim… Simdi günümüzde bir köktendincilik/laiklik kutuplasmasi modasi çikti. Bir yanda laikler inananlarin tümünü kök-tendinci görüyor, öte yandan köktendinciler laiklerin tümünü Allahsiz kabul ediyor. Ortada bizim gibi saf ve bakir Anadolu çocuklari da güme gidiyor.
(Ben samimi olarak inandigim seyleri yanlis yorumlanir mi- yorumlanmaz mi diye çekinmeden yazdim… Isteyen “Tevfik Güngör, •uydunun üzerine Masaallah yazilmadi, mavi boncuk takilmadi, küçük bir Kuran-i Kerim konulmadi diye uydu yerine oturmadi, denize düstü” diyerek benimle alay eder… isteyen de bundan ders alir. Ikinci uydu firlatilirken üzerine Tansu Çiller ve Mehmet Köstepen yazacak yerde – hiç olmazsa bir “Masaallah” levhasi koyar…)
Gelelim isin diger yanina… Dün Hürriyet Gazetesi’ndeki kösesinde Yalçin Peksen’in yazisi gene nefis idi.
Yalçin Peksen diyor ki: “Uydu eger yörüngesine oturtulabilse idi 22 TV kanali ile radyo yayinlarinin dagitimini yaparken, faks, teleks ve telefon hizmetlerini de gerçeklestirecekti…
Aslinda “el uydusuyla uzaya çikmis olacaktik” Çünkü bu uyduda bizim hiç bir katkimiz yoktu. Teknolojisi onlardan, yapimi onlardan, firlatmasi onlardan, hatta finansmani bile onlardandi.
Biz el uydusuyla uzaya çikmis olmanin nutuklarini atmaya hazirlaniyorduk. Kismet degilmis. Simdi Tansu Hanim ile Sayin Köstepn’-in isimleri yazili plakalar Okyanusun dibinde…”
Uydu bizim neyimize… Yalçin Peksen’in yazdigi gibi, “bizim PTT telefon rehberi hazirlayip bastirmaktan aciz…” durumda.., Türkiye’nin hiç bir sehrinde telefon rehberi yok… Hem de tüm telefon numaralarinin degistigi, ezberlenemez hale geldigi bir dönemde…
***
(Sayin okuyucularim bu gece Berat Gecesi. Bu gece Kameri aylarin sekizincisi, Saban ayinin ondördünü, onbesine baglayan gece Hz. Muhammed’e Peygamberligi bu gece müjdelenmistir. Berat kandili Müslümanlarca büyük bagislama ve mânevi kurtulus”gecesi sayilir. Bunun için bu geceyi Müslümanlar kandil çörekleriyle kutlar, ibadetle geçirirler. Bugün ölmüslerimizin mezarlarini ziyaret etmeyi , büyüklerinizi aramayi, kirdiklarinizin gönlünü almayi unutmayiniz.Kan-diliniz mübarek olsun.)
p>

 

Sende yorum yap