Türkiye’deki halkla ilişkiler uygulamaları

, , Sende yorum yap

Arzu Çekirge Paksoy, Türkiye’de sirketlerin halkla iliskiler uygulamalarini bir kitap içinde topladi.
Kitabin ilk bölümünde halkla iliskiler konusunda temel bilgiler yer aliyor. Halkla iliskilerin ne oldugu, stratejik planlamanin nasil yapilacagi, halkla iliskilerinden hangi alanlarda yararlanilacagi anlatiliyor.
Ikinci bölümde ise, Türkiye’de degisik kuruluslarin, degisik amaçlarla halkla iliskiler uygulamalarindan örnekler veriliyor.
Arzu Çekirge Paksoy, ilginç bir derleme yapmis. Halkla iliskiler konusunda basarili uygulamalari olan kuruluslardan en basarili gördükleri proje hakkinda bilgi toplamis.
Türkiye’nin önde gelen kuruluslari, hangi amaçla proje hazirladiklarini, projeyi hangi halkla iliskiler firmasi araciligiyla uyguladiklarini, projenin maliyetini ve sonuçlarini vermisler.
Türkiye’nin önde gelen kuruluslarinin ürün lansmanini nasil yaptiklari, tanitim gezilerini nasil düzenledikleri, ürün kampanyalarini nasil yürüttükleri, farkli sektörlerde ürünlerin nasil piyasaya çikarildigi, firma ve ürün isimleri ile kitapta yer aliyor.
Üç bin dolarlik harcama ile neler yapilabildigi, 500 bin dolarlik harcama ile nasil bir projenin gerçeklestirildigi kitapta açiklaniyor. Kitabin özelligi teorik bilgilerden çok gerçeklere yer verilmesi.
Firma isimleriyle, ürün isimleriyle uygulayici halkla iliskiler kurulusu ile projeler hakkinda açiklamalar ilgi çekiyor.
Kitabin önsözünde Sakip Sabanci, kendine özgü anlatimiyla halkla iliskilerin ve kitapta verilen bilgilerin önemini vurguluyor. Sakip Sabanci diyor ki;
Dünyanin en iyi malini en ucuza üretiyorsunuz. Fakat bundan kimsenin haberi yok. Üretiyorsunuz, üretiyorsunuz, depoya yigiyorsunuz… Sonra kendi kendinize dövünüyorsunuz: “Ben malimi satamiyorum… Ne biçim dünya bu?” diyerek.
Dünyanin en yetenekli, en bilgili kisisi Hiz” Kesifleriniz ile, projeleririizi ile’ uygulamalariniz ile bir firmayi basariya” ulastiracak, topluma iyilik-
ler getirecek, ülkeyi kalkindiracak güce sahipsiniz. Ama bundan kimsenin haberi yok. Kimse sizi tanimiyor. Bilmiyor… Siz de kendi kendinize dövünüyorsunuz.
“Ne biçim dünya bu?” diyerek.
Iste burada tanitimin, iletisimin önemi ortaya çikiyor.
Tanitim isin birinci basamagi ama yetmiyor…
Tanitacaksiniz da kime neyi tani- tacaksiniz? Hedefiniz kim veya kimler? Hedefinizi belirleyeceksiniz ve de hedef kitle ile devamli bir iletisim içinde olacaksiniz. Bu iletisim tek yanli bir haber akisi, bilgi akisi degil… Iki yönlü bir trafigi olan iletisim. Basit anlatimiyla bir bütünlesme…
Bir sanayici olarak ben bunu yasadim. Önce malimizi, firmamizi, tanitmaya özen gösteriyorduk. Fakat baktik ki bu yetersiz kaliyor. Is ilan ile, reklam ile, mali tanitmakla bitmiyor. Bunun çok ötesinde bir is var… Ögrendik ki buna halkla iliskiler deniyormus.
Bir sanayici olarak halkla iliskilerin önemini yasayarak ögrendim. Fakat gördüm ki, günümüzde halkla iliskiler bir bilim dali. Bu isin kitabi var, uzmanlari var.
Tabii ki bir isadami, bir firma sadece halkla iliskilere dayali biçimde basariya ulasamaz. Büyüyemez. Ama su da bir gerçek ki, basariyi hizlandirmanin, sürekli kilmanin, artirmanin yolunu halkla iliskiler açiyor.
Çünkü bir toplulukta yasiyoruz, o toplulukta üretim yapiyoruz, fikirlerimizi ve hizmetlerimizi o toplulukta pazarliyoruz. O toplulukta devamli bir alis-veris iliskisini sürdürüyoruz. Iste bu devamli, iki yönlü trafigini aksamadan islemesinde halkla iliskiler önemli rol oynuyor.
Arzu Çekirge Paksoy’un kitabi, halkla iliskiler konusuna dogrudan ilgi duyanlar kamu ve özel sektördeki yöneticiler yaninda, Türkiye’de olup bitenlerle ilgilenenlerin zevkle okuyacaklari, yararlanacaklari bir kitap tavsiye ederim.
(Türkiye’deki Halkla Iliskiler Uygulamalari,. Arzu Çekirge Paksoy, Rota Yayinlari, 294 Sayfa, 4 milyon TL.)

 

Sende yorum yap