Türkiye nereye gidiyor?

, , Sende yorum yap

Prof. Dr. Zeyyat Hatiboglu, 1976 yilinda çalismalarini bir kitap halinde yayinlamisti. (Türkiye Iktisadi No: 1. Türki ye Nereye Gidiyor, Aktif Büro Basim Organizasyon Yayin lari No: 5. Met-er Matbaasi, Istanbul, 1976, 154 S.) Prof. Dr. Zeyyat Hatiboglu, 1980 yili öncesi görüsleri yadirganan bir bi lim âdâmi idi. Çünkü, yazilarinda konusrtialarinda alisilmamis fikirler ortaya atardi. Örnegin, (l Dolar yakinda 100 Türk Li rasi olacaktir, Türkiye’de reel isçi ibretleri düsecektir, Türki ye’de kisi basi gelir düsecek, Türk Halki fakirlesecektir) der ve bu nedenle büyük tenkitlere ugrardi. Prof. Dr. Zeyyat Hati-boglu’nun dedikleri 1980 sonrasi ekonomik gelismelerde nor mal kabul edilmeye baslandi.
Prof. Dr. Zeyyat Hatiboglu,nün 1976 yilinda “Pazar ekono misi” konusunda yazdiklari da bu bakimdan ilginçtir. Türkiye Nereye Gidiyor isimli yayininda Prof. Dr. Zeyyat Ha tiboglu sunlari söylüyor:
“Boyutlari çok kesinlikle saptanmamis bulunmasi na ragmen dünyada sosyal ve ekonomik yasantinin iki yolu vardir. Biri pazarin temel bulundugu karma eko nomi, ikincisi yüksek düzeydeki ekonomik kumanda nin temel bulundugu Rusya tipi sosyalist ekonomi. Her biri içindeki sistemler kuskusuz birbirinden fark lidir. Fakat her iki degisik sistem arasindaki ekono mik ve sosyal fark eskisi kadar olmasa bile, son dere cede fazladir. Bu sebeple Türkiye bu iki genel sistem den ya birinde veya digerinde bulunabilir: Arasi yok tur.
Türkiye kuruldugu günden beri karma ekonomi sis temini seçmistir ve yasantisini bu sistem içinde sür dürmektedir; bu yasantinin devam edecegi varsayil maktadir. Bu varsayim yapilinca görülür ki Türkiye’ deki uygulamalar, Türkiye’deki fikir akimlari bu siste min yasamasina olanak vermez ve bunlar Türkiye’de çok önemli zorluk ve problemler ortaya çikarmistir ve daha zorlarini ortaya çikaracaktir.”
“Bu karma ekonomi sistemi içinde özel kesim veri mi karma kesimin verimine oranla daha yüksektir. Fakat bunun anlami kamu kesiminin daralmasi ve özel kesimin gelistirilmesi degildir. Verimi az bulun masina ragmen kamu kesimindeki kuruluslarin ülke nin ekonomik ve sosyal yasantisinda çok önemli yeri vardir ve bunlarin yasamini zorlastiracak hiç bir uygu lamaya gidilmemelidir. Olanaklar ölçüsünde kamu kesimindeki ekonomik kuruluslarin veriminin artti rilmasi yoluna gidilmelidir. Bütün bunlara ragmen özel kuruluslarin verimi daha yüksek olmaga devam edecektir. Asil yapilmasi gereken sey iki noktada top lanir.
1— Özel kesim kuruluslarina ülke ekonomosine hiç bir katkida bulunmadan ayricaliklar, mali yardim lar verilmemeli ve bunlarin haksiz yere sivrilmesine olanak verilmemelidir.
2- Kamu kuruluslarina ekonomik fonksiyonlan ile hiç ilgisi bulunmayan ayricalik vermek suretiyle ülke nin kit kaynaklarini, bunlari israf etmesine olanak ve rilmemelidir.
Her ikisinin kendi içinde kanatlan bulunmasina ragmen pazar ekonomisi ile sosyalist ekonomi arasin da önemli bir ara vardir. Her iki sistemin mantigi, her iki sistemin yarar ve sakincalari vardir. Fakat bunlar dan birini seçince artik sistemin mantigina, kurallari
na uymak gerekir. Ancak ona uyuldugu zaman seçilen sistemin iyi taraflarindan yararlanir.
Türkiye pazarekonomisiniseçmistir. Bu ekonomik düzenin iyi taraflarindan yararlanabilmek için bu sis temin mantigina, kurallarina uymalidir. Oysa Türki ye’deki uygulamalar bu sistemin mantigina, kurallari na uygun degildir.
Özellikle dört konuda sistemin kural ve mantigin dan ayrildigi görülmektedir.
1 — Pazar ekonomisinin isleyisi için saglikli ve geli sen bir finans kesiinine-mali yapiya ihtiyaç vardir. Halbuki Türkiye’de olup bitenler bu yapinin olusmasi na, gelismesine olanak vermemistir.
2 — Pazar ekonomisinin isleyisi için Türkiye’nin ih racatinin belirli bir düzeye gelmesi, ülkenin disa dön mesi gerekmektedir. Halbuki Türkiye’de olup bitenler bu yapinin olusmasina, gelismesine olanak verme mistir.
3— Pazar ekonomisinin isleyisi için her çesit ka zancin ekonomik bir katki sonucunda ortaya çikmasi, iktisatçilarin rant dedikleri transfer gelirlerinin (hava dan kazanilan paralar) minimum düzeyde bulunmasi gerekir. Halbuki Türkiye’de olup bitenler bu ülkeyi rantlar ülkesi haline getirmistir.
4— Pazar ekonomisinin Isleyisi için ülke yönetici lerinin kararlarindan bagimsiz olan bazi pazar otoma tik mekanizmalarinin belirli bir düzeyin altina düs memesi gerekir. Halbuki Türkiye’de olup bitenler bir çok otomatik mekanizmalarin islemesine olanak ver mez.”
Acaba, Türkiye 1976 yilindan buyana nereye gitmis? 1976 yilindan sonra uygulanmak istenen serbest piyasa ekonomisi, 1976 yilinda mevcut genel sartlarda önemli degisiklikler yara tibilmis mi? Bu sorulara olumlu cevap bulmak herhalde çok güçtür.

 

Sende yorum yap