Türkiye, iyi veya kötü senaryodan birini seçme durumunda

, , Sende yorum yap

1996 yilinda Istanbul’a The New York Times Gazetesi’nin büro sefi olarak gelen ve 9 ay önce Istanbul’dan ayrilan Stephen Kinzer, geçen hafta Açik Radyo’da, Ömer Madra ile bir söylesi yapmisti. Bu söylesinin bir bölümünü dün bu sütunda verdim. Bugün, Kinzer’in Türkiye ile ilgili degerlendirmelerinin ilginç bölümlerini aktarmaya devam ediyorum. Stephen Kinzer diyor ki, Eylül ayinda ABD’de Türkiye ile ilgili olarak “Crescent and Star: Between two worlds/ Ay ve Yildiz: Iki Dünya Arasinda” basligi altinda kitabi yayinlanacak olan Kinzer diyor ki; Iki dünya arasinda saskin durumdaki Türkiye’nin önünde iki senaryo var. Iyi senaryoya göre, Ankara’da bulunan Türkiye’ye hakim politik gücün, gerçegi görmesi beklenir. Politik güç, korkulardan kurtulmak zorundadir. Ankara’daki politik güç bugün Türkler’in büyük tehlikeler içinde oldugunu disaridan ve içeriden herkesin Türkler’i avlamak için tuzaklar kurdugunu düsünüyor. Türkler’i korumak için çabaliyor. Ama artik bundan vazgeçmek zorunda. Artik Türkler’in kendi ülkelerinin gelecegini tayin edecek güçte olduklarina inanmak gerekiyor. Türk insanini tehlikeden korumak için az sayida gardiyana (korumaya) gerek olmadigini, halkin kendi kendini koruyabilecegini kabul etmek gerekiyor. Türkiye, yirmibirinci yüzyilin en güçlü ülkelerinden biri olma potansiyeline sahip. Ama bu degisimi zorunlu kiliyor. Iyi senaryoda bekleyis Ankara’daki politik gücün bu gerçegi görmesidir. Insanlari istediklerini söylemekte, yazmakta, okumakta, düsünmekte serbest birakmasidir. Türkiye’de insanlar kendi kendilerinin durumlarini degerlendirmeye önem vermiyor, özen göstermiyor. Türkiye’de insanlar belli akimlara kolaylikla kapilabiliyor. Onbinlerce insan ülkelerini ne kadar çok sevdigini göstermek için sokaklara dökülüyor. Ellerinde bayraklarla Atatürk’e bagliliklarini haykiriyor. Bunlar ülke insaninin kendini güvensiz hissetmesinin göstergesidir. Böyle bir seyi Hollanda’da, Portekiz’de, Isveç’te göremezsiniz. Oralarda insanlar ülkelerini ne kadar çok sevdiklerini göstermek için sokaklara dökülüp bayrak sallayarak bagirmazlar. Onlar ülkelerinin yönetimine güvenirler. Ülkelerinin gelecegine inanirlar. Kendilerinin iyi bir vatandas oldugunu bilirler. Milliyetçilik önemli bir sey. Ama sokaga çikip bayrak sallamakla insan milliyetçi olamaz. Iyi bir milliyetçi ülkesinin ve insanlarinin iyiligi için ne yapilacagini düsünen ve ülkesini hedefe ulastirmaya çalisan kisidir. Gelelim kötü senaryoya… Ankara’da ülkeye hakim olan politik güç demokrasiden uzaklasarak hem kendinin hem ülkenin kuyusunu kazabilir. Atatürk’ün modern Türkiye’yi, çagdas Bati ile bütünlestirme hedefini bir yana itebilir. Türk insanini, belli disiplin altinda tutmak için “demir kafeslerin içine” tikabilir. Demokratiklesme, hürriyet, çagdaslik arayislarinin ters bir tepki ile karsilasmasi. Ankara’daki politik gücün, serbestlik yerine kisintilara, açiklik yerine kapaliya yönelmesi mümkündür. Son RTÜK Kanunu’nda medya için getirilen kisitlamalar bunun örnegidir. Bu uzun süre devam edemez. Ama bu olursa Türkiye’nin uzun yillarinin kaybina neden olur. Türk halkinin çagdas dünya ile bütünlesme firsati kaçar. Türkiye’nin her zaman için önünde bir gelisme firsati vardir. Türkiye elli yilda gelismis ne yazar? Ama Türkiye önümüzdeki üç-bes yilda gelisir ise bu Türk halki için iyidir. Dünya için iyidir. Türkiye, Bati’ya hayran bir ülke ama, Dogu felsefesinden kurtulamiyor. Her anlasmazlikta “bir hakli, bir haksiz” araniyor. Her çatismanin “bir galibi, bir maglubu” olsun isteniyor. Galip gelen her seye sahip olacak. Kaybeden silinip gidecek. Yeni dünya kültüründe diyalog önemli. Uyusma, anlasma önemli. Insanlari marjinal hale getirmemek önemli. Türkiye’de “T.C Nüfus Kagidi”ni tasiyan her insanin ayni haklari ve sorumluluklari olmalidir. Din, irk, dogum yeri farkliliklarindan insanlar arasinda ayirim yapilmamalidir. Bazi insanlar marjinal hale getirilip tablo disina çikarilmamalidir. Bu ülkeye gelen yabancilari sasirtan, ülkenin önündeki firsatlar ve imkanlar karsisinda, ülkenin ne kadar hareketsiz kaldigi veya ters yöne gitme çabalaridir. Türkiye

 

Sende yorum yap