Türkiye AET’ye ortaklık için bu yıl da müracaat etmeyecek

, , Sende yorum yap

Bahane hazir: “AET henüz Türkiye’nin ortaklik istemini müsbet karsilayacak sartlara sahip degil. Gerçekte Türkiye AET’ye tam üyelik için en kisa sürede basvurabilir ama, önce AET tarafinin bu talebi müsbet biçimde karsilayacak yönde hazirlanmasi gerekir…”
Durup dururken, AET Türkiye’ye “buyur gel demeyecektir”. Ama acaba Türkiye AET’ye “ben geliyorum” diyebilecekmidir?
Yil içinde Hükümet çevrelerinin Israrla belirttikleri 1986 yili sonuna kadar “Türkiye’nin tam üyelik için resmi basvuru yapacagi” seklinde idi.
Türk öze! sektör çevreleri de Hükümet yetkililerinin beyanlarindan kaynaklanan cesaret ile, bu basvurunun gerçeklesmesini kolaylastiracak çalismalara, girisimlere yönelmislerdi.
Bu çabalar “müsbet” bir meyva verdi: 1980 yilindan buyana kesilmis olan AET-Türkîye iliskilerini tekrar canlandiracak olan “Ortaklik Konseyi’nin tekrar tesekkülü ve ilk toplantisinin 16 Eylül 1986 tarihinde yapilmasi” kararlastirildi.
Ortaklik Konseyi’ne Türkiye Cumhuriyeti Disisleri Bakaninin katilmasi beklenmektedir. Hernekadar ANAP Ankara milletvekili adayi olan Hatefoglu nün bu toplantiya katilip katilmayacagi henüz belli degil ise de, toplanmin önemi ortadadir,
Ortaklik Konseyi toplantisina hazirlik çalismalan yapmak üzere Ortaklik Komitesi Pazartesi günü B daimi temsilci yardimci lan seviyesinde toplanmistir. Bu toplantida Türkiye’yi Brüksel’deki Daimi Temsilci Yardimcisi, Disisleri Bakanligi mensubu Uluç Özül-ker temsil etmistir.
Uluç Özülker, (Disisleri Bakanliginda, AET konularini bilen üç elemandan biri) olarak taninmaktadir. Uzun süredir AET konusuyla ilgilenmekte ve uzun süredir Brüksel’de bulunmaktadir. Fakat kisisel izlenimi, (— AET çevrelerinin Türkiye’ye karsi oldugu, Türkiye’nin kisa sürede tam üyeliginin gereklesme sansinin bulunmadigi) seklindedir. Açik anlatimiyla kisa süreli bekleyisleri “menfi”dir. Ayni sekilde, Türkiye’nin Brüksel’deki daimi temsilcisinin ve kisa süreli bekleyisi “menli” istikamettedir.
Türkiye’de Disisleri Bakanliginda veya DPTda, AETye tam üyelik basvurusu kararinin olusturulmasi için herhangi bir ciddi cahsma yapilmamis. Hükümet düzeyinde herhangi bir ilke karan alinmamistir.
Bu çerçevede, Disisleri Bakani Hatefoglu “sahsen Ortaklik Konseyine” katilsa da, veya Disisleri Bakanliginin bir baska yetkilisi kendisini temsil etse de “konuya sahsen Israrli biçimde asilacak” veya, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin kesin kararliligini açiklikla ortaya koyabilecek” yönde (Türkiye’nin temsili) mümkün görülmemektedir.
Bu olumsuz gelismeler özel sektör çevrelerimde etkilemektedir ki, bugüne kadar “tam üyelik basvurusundan emin görünen ve basvurunun biran önce yapilmasi için ciddi çalisma ve girisimlerde bulunan IKV Baskani” bile geçtigimiz hafta “tam üyelik basvurusunun yapilmamasina özür arayisi” mecburiyetinde kalmis, (-Kisi basi gelirimiz 4 bin dolara yükselmeden bizi AET’ye almazlar) seklinde bir açiklamada bulunmustur.
Önemli olan (alirlar, almazlar) dan çok (acaba Türk Hükümeti istiyor mu?) sorusunun cevabidir.
1986 Yili sonu, daha önceki anlasmalar çerçevesinde (Türk Isçilerinin Avrupa’da Serbest Dolasim Haklarina Kavusma) tarihidir. Özellikle Bati Alman Hükümeti bu hakkin kullanimina kisitlama getirme arayisinda ve çabasindadir. Bunu saglamak için degisik “ödünler vermeye hazir oldugunu” (ihsas etmis)tir.
Türkiye, AET ile iliskilerinin bir esasa oturmak için bu firsati degerlendirme sansini 1986 yili sonunda elinden kaçirmis olacaktir. Günler geçmekte, Türkiye’nin (kararsizligi), herhangi bir talep ite ortaya çikmamasi, karsi tarafi sevince bogmaktadir.
Bundan önceki birçok firsati kaçirdigi gibi Türkiye (hiç süphe edil-mesinki) bu firsati da kaçiracaktir. Ama sonra, (….Ah keske, 1986 sonundan önce, yalançikdan da olsa bir müracaat yapsa idik…) diye hayiflananiar çok olacaktir.

 

Sende yorum yap