TÜFE ile TEFE arasındaki fark neden büyüyor?

, , Sende yorum yap

Tüketici fiyatlari (TÜFE) ile toptan esya fiyatlari (TEFE) artis oranlan arasinda eskiden beri bir fark vardir. Bu fark iki endeksin kapsamindan olusur.
1) TÜFE, tüketime esas olan mal ve hizmetlerin fiyatini izler. Bunun içinde saglik, egitim hizmetleri, dolmus parasi, bakkalin kâri, kahyanin bahsisi vardir.
2) TEFE, sadece belli temel mallarin (dikkat buyurunuz hizmetler yok, sadece mallar var) sadece toptan fiyatlarini iz-‘ler. Tomruk fiyatini, çimento fiyatini, gübre fiyatini izler. Bu nedenle iki endeksin olgulari arasinda fark olmasi dogaldir. Dogal olmayan son yillarda bu farkin artmasidir.
Bakiniz yillik (iki uçtaki ay arasinda) fiyat degisimine göre degisik önlemlerde artis oranlan ve fark nasil idi?
Bir önceki yilin ayni ayina göre 12 aylik artis
1996 Aralik 1997 Aralik1998 Aralik1999 Mart
TÜFE 79.8 99.1 69.7 63.5
TEFE 84.9 91.0 54.3 48.2
Fark +5.1 -8.1 -15.4 -15.3
Merkez Bankasi’nin bu yilki raporunda, TÜFE ve TEFE arasindaki farkin büyüme nedenleri söyle açiklaniyor:
1997 yili sonunda TÜFE ve TEFE artis oranlari farki yüzde 8.1 iken 1998 yili sonuna gelindiginde 15.4 olmustur. TÜ-FE’nin TEFE’den daha yavas düsmesinin ardinda TÜFE endeksinin konut, egitim ve saglik alt sektörlerdeki geriye dogru endeksleme (backward indexation), oligo-polcü piyasa yapilan ve arz eksikligi gibi yapisal sorunlarin varligidir.
TÜFE’de TEFE’ye göre asagi dogru katilik yaratan unsurlarin basinda konut alt sektörü gelmektedir. 1998 yili içinde TÜFE artisina en önemli katkiyi yapan konut sektöründe fiyatlarin önemli ölçüde genel fiyat artislarinin üzerinde gerçeklesmesinin iki nedeni göze çarpmaktadir. Bunlardan ilki, insaat ruhsati ve yapi kullanma izni alan konut sayisinin seyrinden de görülebilecegi gibi konut yatiranlarinin gerek genel, gerek iç göçten kaynaklanan kentsel nüfus artisina oranla önemli ölçüde geride kalmasidir. Konut sayisinin yetersizligi bu sektörde bir arz-talep dengesizligi yaratmakta ve bu da fiyatlarin genel fiyat artislarinin üzerinde olmasi sonucunu dogurmaktadir. Ikinci olarak, bu sektörde genel fiyat seviyesinin geçmis degerlerini bu dönem fiyatlarini artirmada bir enfor-
masyon olarak kullanma davranisi yaygin oldugundan, bu sektörde fiyat düsüsleri en iyi ihtimalle gecikmeli (l yil ya da daha az) olarak gerçeklesebilmekte, bu da TÜFE ile ölçülen fiyatlar genel seviyesinde katiliklara yol açmaktadir.
TÜFE’de katilik yaratan bir baska sektör de egitimdir. Agustos ayinda aylik bazda yüzde 61.1 oraninda artan egitim sektörü fiyatlari, bu artisla birlikte 1998 yilinin tamaminda yillik bazda yüzde 94.6 oraninda artis kaydetmistir. Egitim sektöründeki bu yükselmenin nedenlerinden biri, devlet okullarinin yetersizligi ve üniversiteye giriste önemli bir yol olarak görülen özel okul ve dersanelerin oligopolcü fiyatlama davranislaridir. Egitim sisteminde varolan sorunlar, özel okul ve dersanelere istedikleri fiyat empoze etme olanagi saglamakta, bu da fiyatlarin katiliginda önemli bir etken olmaktadir.
Saglik sektörü de TÜFE artisina katkisi fazla olmamakla birlikte, geçmise dönük fiyatlama davranislarina ve fiyat tekeli olmanin yarattigi sorunlara örnek olmasi açisindan önemlidir. Bir yandan özel hastanelerin devlet hastanelerinin sunamadigi hizmetleri sunmalarinin kendilerine istedikleri fiyatlari uygulama olanagi saglamasi ve diger yandan da Türk Tabipler Birligi’nin bu sektörde fiyatlari belirlemede önemli bir rol oynamasi bu sektörde fiyatlarin asagi dogru hareketini güçlestirmektedir.
Bu noktada çesitli meslek örgütlerinin kendi alanlarinda tek fiyat belirleyici olmalarinin fiyatlara taban olusturdugunu belirtmek gerekir. Baska ülkelerde rastlandigi gibi Türkiye’de de meslek örgütlerinin fiyat artisi kararlan göreli fiyat yapisini etkileyip degistirmektedir. Meslek örgütlerinin maliyet yapilan birbirinden çok farkli olabilen üyelerini ayni fiyatlarla karsi karsiya birakmasi rekabetçi piyasa yapisinin olusmasini da engellemektedir.
Bu gibi etkilerle bozulan göreli fiyat yapisi, sürekli ve düzenli olarak fiyatlarin artmasina ve dolayisiyla enflasyonda asagi dogru katiliga yol açmakta, enflasyonla mücadeleyi zorlastiran bir unsur olarak görünmektedir. Göreli fiyat yapilarinin bozulmasi, fiyatlarini siklikla ve göreli fiyat yapisi aleyhine bozuldugu anda ayarlayamayan ücretliler gibi toplum kesimlerinin aleyhine gelir dagilimini bozan bir etki yaratmaktadir. Sonuç olarak, rekabet kosullanni bozucu etkilere karsi tedbirler almak, enflâsyonla mücadele program-lannin “olmazsa olmaz” kosullanndan biri olarak kabul edilmelidir.

 

Sende yorum yap