Trafik Polisi Hakkı Tarran

, , Sende yorum yap

Istanbul’da Dolmabahçe’de, yillardir trafigi düzenleyen bir polis vardi.. Geçen hafta bir dengesiz tarafindan biçaklanarak öldürüldügünü gazeteler yazdi. Bir çok kimse, her gün ise gidip gelirken tanidigi, yardimini gördügü bu polisin adinin Hakki Tarran oldugunu, ölümünden sonra ögrendi. Bir Dostumuzu Kaybettik
Hakki Tarran’in ölümü gazetelerde normal bir polis “vakasi olarak” yer aldi. Fakat usta gazeteci Hasan Pulur, pazar günü kösesinde, “Bir Dostumuzu Kaybettik” basligi ile, olayin gerçek boyutunu sergiledi.
Usta gazeteci Hasan Pulur sunlari yaziyor: Evet, bir dostumuzu kaybettik, hergün, hemen hemen en az bir kere bazen iki kere gördügümüz bir dostumuzdu o…
Her sabah mutlaka ona rastlardik, mutlaka güler, gülümser, birbirimize “Günaydin!” derdik, aksam üzerleri de merhaba…
Oturup konusmuslugumuz, yiyip içmisligimiz, dostluk, yarenlik edip, dertlestigimiz yoktu. Hatta hatta bir kere bile birbirimizin elini sikmamistik, adini bile bilmezdik…
Ama, dedik çok iyi dostumuzdu, karda, kista, yagmurda, çamurda, tozda, sicakta hep gülerdi, hep günaydin derdi, bazi aksamlar güle güle diyerek ugurlardi…
Dikkat ederdik, nasil da görevine bagliydi, hiç durmadan oradan oraya kosar, saga sola yetisir, bir elindetelsizi, bir elinde düdügü, kendisini helak ederdi…
Evet, bu dostumuz bir trafik polisiydi, dedik ya adini bile bilmezdik, ama birbirimizi o kadar severdik ki!
Adini ancak öldürüldükten sonra ögrenebildik, trafik polisi Hakki Tarran, tam 10 yildir Dolmabahçe’deki dostumuz…
Bir akil hastasinin, ya da serseri bir katilin biçagi bula bula onu buldu…
Diyeceksiniz bu nasil dostluk? Oturup konusmuslugumuz yok, yanyana gelip dertlestiginiz yok, adini bile bilmedigin bir insanla nasil dostluk bu?
Bilir misiniz, ya da farkinda misiniz ki, artik bu Istanbul’da insanlarin sabahlari birbirlerine “Günaydin, merhaba!” demeleri sanki küfretmek gibi bir sey oldu…
Herkesin yüzü bir karis asik. dokunsaniz patlayacak, ya da parlayacak, millet burnundan soluyor, insan günaydin demeye korkuyor…
Oyra rahmetli dostumuz, basinda da söyledigimiz gibi, bizi, bizleri hiç “Günaydinsiz!” geçirmez, gülerek ugurlar, eli bossa, ser lam bile verirdi.
Karmis, kismis, kiyametmis hiç aldirmazdi… Sadece bize mi? Hayir.
Dikkat ederdik, selamlasmadigi kimse yok gibiydi, dolmus soföründen minibüs muavinine kadar, herkese ayni güleryüz, ayni sevecenlik, ayni nezaket…
Bunlara o kadar hasret kalmistik ki!
Rahmetli dostumuz da bunlari o kadar severek, içinden gelerek yapardi ki, yüzünden okunurdu…
Vah vah…Allah Rahmet Eylesin Demek ile Is Bitecek mi? Usta yazar Hasan Pulur’un yazdigi gibi, adinin Hakki Tarran oldugunu ölümünden sonra ögrendigimiz bu polis, soguk kis günleri, kar ve yagmur yagarken, sicak yaz günleri günes etrafi kavururken, insanlar otomobillerin, otobüslerin Dolmabahçe kavsagindan süratle geçmelerini saglamak için, oradan oraya konusur, çir-pinir, görevini yerine getirirdi. Ne için?
Sadece maas almak için mi? Maalesef, Türkiye’de insanlara, özellikle devlet memurlarina, isini yapsin, yapmasin ayni ücreti veriyorlar. Testiyi kiran ile, getiren arasinda bir fark yok. Üstelik becerikli olanlara, isten kaçmiyanlara daha çok is yükleniyor.
Hakki Tarran gibiler, acaba basarilarinin, gayretlerinin karsiligini nasil alacaklar.
Polis’te Basarililarin Ödüllendirilmesi Çok önemli Bir Olay
Polislik meslegi diger bir çok meslekten farkli bir meslek. Polis, hayatini devamli tehlikeye atmak durumunda… Eger polisin, görevini hakkiyla yapmasi bekleniyor ise, hayatini devamli tehlikeye atan bu meslek mensuplarinin bir seyden emin olmalari sart: Görevleri sirasinda hayatlarini kaybederler ise, geride kalanlara kim bakacak?
Rahmetli Hakki Tarran, hastahanede ölmeden önce, etrafindakilere “çocuklarimi okutun” demis.
Hakki Tarran’m çocuklarini kim okutacak. Bey’lik Kanunu
Eskiden Anadolu’da bir “Beylik Kanunu” varmis. Herkese öyle kolay kolay “bey” denilmezmis, Bey’lik mertebesine erisen kisi kendi için çalisanlarin tüm sosyal güvenligini garanti altina alan kisiymis.
Onun için bey’in adamlari, bey’leri için canlarini feda ederlermis. Ama suna inanirlarmis ki, ölürler veya elden ayaktan kesilirler ise, bey onlarin ailesini, çocuklarini ihmal etmez. Onlarin maisetini temin eyler, okuyup, adam oluncaya kadar ihtiyaçlarini saglar.
Hakki Tarran öldü. Acaba onun ailesinin ihtiyaçlarini kim karsilayacak? Çocuklarini kim okutacak? Trafikden Yakinanlar, Pamuk Eller Cebe…
Simdi en ucuz otomobil 10 milyon lira. Iyi marka otomobiller 100 milyon liranin üzerinde… Her sabah ve aksam bu otomobillerden onbinlercesi içinde Dolmabahçe’de Hakki Tarran’in önünden geçenler… Geçen yil Besiktas Dolmabahçe trafiginin agirligi nedeniyle Trafik Müdürü Sevket Ayaz’a yakinanlar… Bu yil acaba trafik akisinin rahatlamasindan sonra bunda önemli rolü olan Trafik Müdürü Sevket Ayaz’a ve Dolmabahçe’deki polis Hakki Tarran’a tesekkür firsati bulabildiler mi?
Bulamadilar ise, iste son vazife onlari bekliyor.
Hakki Tarran’a tesekkürünüzü, onun ailesinin ihtiyaçlarini karsilayacak mütevazi ölçülerde maddi katkilarla yerine getiriniz.
Çünkü Hakki Tarran emeklilik süresi doldugu halde, çocuklarini okutmak, ailesine daha iyi imkânlar saglamak için, size hizmetini sürdürmeye devam ediyordu.
Hakki Tarran’in geride biraktiklarina sahip çikmak, sadece onun hatirasina saygi bakimindan önemli degil. Hakki Tarran’in hizmetlerinin takdir edildigini görmek, hergün binbir tehlike ile karsi karsiya hizmet veren diger polis arkadaslarina da güç ve güven verecektir.
(Arkadaslari Hakki Tarran’in esi Hüsniye Tarran adina Is Ban-kasi Besiktas Subesinde 2136189, Ziraat Bankasi Besiktas Hayrettin Iskelesi Subesinde 300/20300 numarali hesaplari açmislar.)

 

Sende yorum yap