Tanesi 800 milyon dolardan atom santralları

, , Sende yorum yap

Türkiye, yillardir bir atom santrali hayali ile yasarken, son günlerde santral sayisi birden üçe çikti. Geçtigimiz on yildir atom santralinin temelinin atilamamasinin tek nedeni dis kredi bulunamamasidir. Bu arada atom santrali yararli mi-zararli mi tartismalari temel karari hiçbir sekilde etkilememistir.
Baslangiçtan beri düsünülen Mersin-Akkuyu bölgesinde bir atomsantralikurulmasidir.Bu amaçla alt yapi çalismalari da tamamlanmistir. Daha sonra gene ayni bölgede, birinci santral için düsünülen yerin yakininda ikinci atom santrali için alt yapi hazirliklari baslamistir. Simdi ise Sinop’da üçüncü santralin kurulmasi karari gündemdedir.
Dünyada atom santrali yapabilecek firmalarin sayilari sinirlidir. Buna ek olarak, Türkiye’nin santrali yapacak firmaya, kredisini kendisi bulma sartini getirmesi Türkiye’de is yapabilecek yabanci firma sayisini asgariye indirmistir. Son duruma göre Akkuyu santrali veya santrallari için niyet mektubu teatisi yapilmis iki firma vardir:
1. Federal Alman KWU firmasi
Isviçre’de kurulu, “Gösgen” santralina benzer 970 MWe gücünde bir santrali, Akyazida 850 milyon dolara kurmayi teklif etmektedir. Bu santralin yerli kismi için de 70 milyar liraya ihtiyaç vardir. 850 Milyon dolarin 450 milyon lirasi için Federal Almanya, Hermes garantisi ile kredi verecektir. Belçika, Avusturya ve Ispanya’dan ithal edilecekbölümler ise satici kredileriyle karsilanacaktir. KWU Firmasinin teknolojisinin “hafif su ve zenginlestirilmis uranyum”a dayali oldugu belirtilmektedir.
2. Kanadali AECL firmasi
Güney Kore’de kurulu “Wolsung” santralina benzer, 635 MWe gücünde bir santrali Akyazi’da 800 milyon dolara kurmayi önermistir. Bu projenin de yerli harcama geregi 70 milyar TL. dolayindadir. Kanadali firma da dis ödeme için kredi temin etme vaadinde bulunmaktadir. AECL Firmasi teknolojisinin “agir su ve dogal uranyum’a dayali oldugu bildirilmektedir. Hükümet muhtemelen 20 Agustos 1984 günü Akkuyu santrallari ile ilgili karari açikliyacaktir. Her iki firma da “Akkuyu I” diye anilan alt yapisi tamamlanmis yerde insaata arzuludur. Bu yerde, insaata 18 ay içinde baslayabilme imkani vardir. Akkuyu II diye anilan yerde ise alt yapi eksik oldugundan projeye en erken 30 ay sonra baslama sansi mevcuttur.
Bu iki firma yaninda, bir de”beklemede olan” bir baska ABD firmasi Westinghouse vardir. Hernekadar Westinghouse niyet mektubu alamadigindan treni kaçirmis görünümünde ise de, bu firmanin yetkilileri kisa sürede sartlarin degisebilecegini KWU ve AECL firmalarinin farkli sartlar ve nedenlerle sahneden çekilmeleri halinde, Westinghouse’in sansinin dogacagina inanmaktadirlar.
Nihayet gene bir baska ABD firmasi olan General Electric Sinop’da kurulacak nükleer santral için 19 Agustos’da niyet mektubu asamasina geçme bekleyisindedir’.’Ancak Sinop’da yer seçimi için yapilan arastirmalar henüz baslamamistir.
Türkiye’de nükleer santral kurulmasi konusunda iki ayri kurulus sorumluluk tasimaktadir. Santralin tipinin seçiminden Atom Enerjisi Kurumu montaj kontrol ve isletmesinden Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) sorumludur. Türkiye Elektrik Kurumu, KWU önerisindeki tip satralin kurulmasini isterken, Atom Enerjisi Kurumu AECL firmasi önerisindeki teknolojinin hem sivil hem de askeri amaçlarla Türkiye’ye daha fazla yarar getirecegini ileri sürmektedir. Nükleer santral konusundaki gelismeleri Ankara’da yakindan izleyen Anka Ajansi iktisatçilari, iki farkli teknolojiye dayanan teklifleri söyle degerlendirmektedir:
1. Her iki tip santral da disa bagimlilik içeriyor. Kanada firmasinin santrali dogal uranyum kullanarak Türkiye’nin 6.580 tonluk bilinen uranyum rezevleri ile düsük tenörlülük ve dört ayri yapi içinde yer alma dezavantajlarina karsin 380 bin tonla dünya rezervlerinin yandan fazlasini olusturan toryum kaynagina dayanabiliyor. Buna karsin dünyanin 2—3 tesisinde elde edilebilen agir suya dayali olmasi bu yönüyle disa bagimliligi içeriyor.
dünya rezervlerinin yaridan fazlasini olusturan toryum kayna-
gina dayanabiliyor. Buna karsin dünyanin 2—3 tesisinde elde edilebilen agir suya dayali olmasi bu yönüyle disa bagimliligi içeriyor.
Alman firmasinin santrali uranyumun zenginlestirilmesini içeriyor. Bu islem dünyada halen 8 kadar ülke tesisinde gerçeklestirilebiliyor. Sayi da giderek artiyor. Buna karsin kullanilan su bakimindan hiçbir bagimlilik meydana getirmiyor.
2. MWe olarak tarif edilen büyüklükleri dikkate alindiginda, Alman firmasinin önerisi, Kanada firmasinin önerisine göre “birim tesis maliyeti” olarak daha ucuz görünüyor.
3. Kanada firmasinin santrali nükleer teknoloji alaninda Türkiye’ye daha genis bir arastirma olanagi yaratiyor. Alman firmasinin santralinda, nükleer teknolojik santrali izleyerek edinmek imkani bulunmuyor.
4. Türkiye, Federal Almanya ve Kanada ile yaptigi nükleer enerji anlasmalarinda bunun barisçi amaçlarla kullanimini taahhüt etmesine karsin, Kanada firmasini tercih etmesi halinde mükleer silah teknolojisini bilgi deposuna atabiliyor.
5. Türkiye’nin sandallarinin tamamlanacagi 1990’lardaki en-terkonnekte sebekesi için uygun güç 600 ila 900 MWe’lik üniteler oluyor. Bu bakimdan her iki santral da uygun bulunuyor. Ancak, Türkiye’nin finansman sorunlari nedeniyle nükleer santral zincirine yeni projeleri eklemekte güçlükle karsilayabilecegi dikkate alinarak, daha büyük dolayisiyla da daha çok enerji üretecek Alman firmasi santrali avantajli sayiliyor.
Su anda dünyada nükleer santral kurdurmak isteyen Türkiye’den baska ülke olmadigindan, yapimci firmalar biriblriyle kiyasiya rekabet halindedir. Bunun için Türkiye’de Halkla iliskiler firmalari tutmakta, büyük harcamalar yapmakta, Türkiye’den degisik kisileri kendi santrallerini gezdirmek için yurt disina davet etmektedirler. Geçtigimiz hafta bu tip bir program içinde Ankara’dan çok sayida etkili ve yetkili yurt disinda santral gezisine götürülmüstür. Hükümetin, firmalar arasindaki rekabetten yararlanarak, ihaleyi Türkiye lehine sonuçlandirmasi temenni edilir. Fakat, unutulmamalidir ki, bu ihalelerin hepsinin sonuçlanmasi halinde Türkiye 2.5 milyar dolar ek borç altina girecektir.

 

Sende yorum yap