Söylemler başka rakamlar başka

, , Sende yorum yap

Borsada fiyatlar bir iniyor, bir çikiyor. Genel kani su ki, borsada fiyatlar çiktikça halk seviniyor. Halkin tek derdi borsa. Hükümet ortagi partiler, hükümet disinda kalan partiler ve de milletvekilleri ekonomiye ilgi duymuyor. Ilgi duyacak vakitleri de yok. Onlar maas artisi, Anayasa degisikligi gibi konularla mesgul.
• Merkez Bankasi Baskani fiyatlari asagiya indirme sorumlulu- gunu üstlendi. Indirirse indirir, indiremez ise o yerinden indirilir.
• Hazine Müstesari içeriden ve disandan para bulmak sorumlu- lugunu üstlendi. Yaparsa yapar, yapamazsa gider.
• Özellestirme Idaresi Baskani, satabildigini satip, bütçe açigini kapatmaya çabaliyor.
Millet daha ne istiyor? IMF’de destek çiktigina göre isler düzele-
çek demektir!…
Sayin okuyucularim, çok önemli bir dönem geçiriyoruz. Istikrar
Paketi uyguluyoruz. Bunun sakasi yok. Bu paket için halk ve eko- nomi çok önemli bir fatura ödüyor. Basansizlik halinde bu fatura bosa gitmis olacak.
Hükümetin bu pakete sahip çikmasi beklenirken, hükümet pa- keti Merkez Bankasi, Hazine ve Özellestirme Idaresi’nin kapisinin önüne birakmis. Bir o yana, bir bu yana dolaniyor, Hükümetin yaptiklari paketin basansini önleyecek, sorun yara-
tan seyler. Hükümet durup dururken içeride gerginlik yaratiyor. Disarida gerginlik yaratiyor. Sinirler geriliyor. Paketin basarisina destek verecek kimselerde süpheler yaratiliyor.
Bir ülke düsününüz, içerideki ve disaridaki yatinmciya, “sen çe- kinme, bu ülkede isler düzelecek, piyasa açilacak, yatirim yap.
Avrupa Birligi’ne giriyoruz…” denildikten sonra, “güven bunalimi , yaratmak için ne gerekiyorsa yapiliyor.
Yatirimci parasini baglayacak. Milyarlarca dolarlik bir kamu kurulusunu satin alacak. Bunu isletmek, kâr etmek için riske
girecek.
Ama ülke devamli bir çalkanti görünümünde. Anayasa degisi- yor, kanunlar degisiyor. Bir gün en büyük tehlikenin Hizbullah ol-dügü, ülkeyi kanser gibi sardigi anlatiliyor. Ertesi gün Hizbullah unutuluyor, PKK öne çikiyor. Bir gün Avrupa Birligi’ne girecegiz diyerek bayram yapiliyor. Ertesi gün Avrupa Birligi de kim oluyor- mus diyerek nutuk atiliyor.
Gözden kaçan bir sey var: Halk bezmis, dinanizmini kaybetmis durumda. Dikkat buyurunuz, oyunu Ankara oynuyor. Halk hiçbir tepki göstermeden oyunu seyrediyor. Ülkede tek bir dinamik güç kalmamis. Sendikalar, üniversite, aydinlar bile susmus. Bir ülke düsününüz ki son 7 yildir (Cumhurbaskani’nin görev sü- resi boyunca) kisi basina milli gelir 3 bin dolarin üzerine çikamamis.
Bir ülke düsününüz ki 5 yil ara ile 1994 ve 1999 yillarinda milli geliri çok büyük ölçüde geriye gitmis, negatif gelisme göstermis,
bir ülke düsününüz ki, “Barajlar Krali”ni kirk yildir iktidarda tuttu- gu halde barajlari yetmiyor, barajlari elektrik üretmiyor, sokak lambalan yanmiyor. Ve de halk sesini çikarmiyor. Dogu mistisiz- mi içinde. “…Ört ki, ölem…” bekleyisi baslamis.
Bu tabloyu göremeyen veya gördükleri halde umursamayan ve de “Türkiye son yillarda büyük gelisme içinde, gelismeyi insanlan-miz fark etmiyor. On yil sonra dünyanin on büyük ülkesinden biriyiz” diyenlere kimse birsey söylemiyor. Tersine “Bravvo size” di- yerek alkis tutuyor.
Bu ülkede iyimser olabilmek için insanin kendi kendini kandirmasi gerekir…

 

Sende yorum yap