ŞÖYLE, BÖYLE DERKEN GÜNLER GEÇİYOR

, , Sende yorum yap

Isler ne kötümserlerin bekledigi kadar kötü ve ne de iyim serlerin bekledigi kadar iyi… Ama Türkiye gerçeginde, belli bir çizgide günler geçip gidiyor.
Kötümserler islerin bu kadar iyi gidebilecegini tahmin etmi yordu. Nasil ki, iyimserler de, sorunlarin bu kadar büyüyece gini beklemiyorsa… Kötümserlere göre, kambiyo tahditlerinin kaldirilmasi ve ithalatin serbest birakilmasi nedeniyle Haziran ayinda dövizler suyunu çekecek, tekrar eski sinirlamalar geri getirilecekti. Seyahat serbestligi nedeniyle herkes yurt disina çikacak, Tahtakale sahlanacak, bankalar döviz talebini karsi layamiyacakti. Bunlar olmadi. Yurt disina çikislar normal bo yutlarda kaldi. Bankalar pasaporta kaydetmeden her isteyene resmi kurdan bin dolar verdikleri halde, dövize talep sinirli kaldi. Binlerce Mercedes ithali beklenirken, yabanci buzdo laplari ve çamasir makinelerinin piyasayi dolduriacagi umu lurken, ithalat peynir ve sos gibi belli mallara yöneldi.
Ihracatdaki vergi iadelerinin tedbiren kaldirilmasina dönük kararin ve ihracat kredilerindeki aksakligin sonucu ihracatin duraklamasi ve hatta düsmesi beklenirken, ihracat artisi eski çizgisini sürdürdü.
Siki para politikasi ve ekonomik uygulamalardaki çarpiklik sonucu dizi halinde iflaslar beklenirken, hergün batacak fir malarin isimleri hakkinda listeler düzenlenirken, çok az sayida kurulus is hayatindan çekilme durumunda kaldi.
Hele bankalar hakkinda tüm kötü bekleyislerin aksine, ma li durumu en zayif sanilan bankalar bile varliklarini sür dürmeye devam ettiler.
Yeni is imkanlarinin yaratilamamasi, isçi ücretlerindeki agir sinirlamalar isçi kesiminde belirgin huzursuzluklara neden ol madi. Tersine Türk is genellikle icraati destekler politikasini sürdürdü.
Ayni sekilde, dar ve sabit gelirli diger kesimin ve özellikle memur ve emeklilerin reel gelirlerinin gerilemesine karsin “sa kin olduklari” gözlendi.
itiyat artislarinin sürüp gitmesi, fiyat artislariyla yarisir sekil 1 de Türk Lirasi degerinin düsürülmesi ve bu kisir döngü so nucu tekrar fiyatlarin kipirdamasi artik olagan kabul edilmeye baslandi. Kisaca bütün bu “kötü gidise” ragmen, ekonomi batmadi, sosyal patlama olmadi, huzur bozulmadi, herkes olanlari normal kabul edip, kaderine razi bir hayat felsefesi be nimsedi.
Ya iyimserlerin bekleyisi? Türkiye’nin çözülemeyecek mese lesi yoktur, yeterki, is bilen, is yapabilenlerin eline düssün diyenlerin bekleyisi ne oldu? Bürokrasi kaldirilabildi mi? Tam tersine, bürokrasi daha çetrefil hale geldi. Hükümetin en yet kilileri bile uygulamayi yönlendirme sansini yavas yavas yitir meye basladilar. 1983 Yilinda Kafaoglunun 200 milyar liralik emisyonu nedeniyle kontroldan çikan enflasyon yilin ikinci yarisinda asagiya çekilebildi mi? Tam tersine daha fazla emis yona gidilip, kontrol kaybedildi. Büyük ve önemli projelere baslanabildi mi? iktisadi Devlet Tesekkülleri daha verimli se kilde isletilebildi mi? Serbest piyasa ekonomisi kosullari var edilebildi mi? Iç piyasada tam rekabet kosullari saglanabildi mi? Ekonomi gibi kaynaga dayali konular disinda neler yapi labildi? Daha iyi saglik hizmetleri, daha iyi egitim hizmetleri ge tirilmesi için düzenlemeler mi gerçeklestirildi? Sosyal hizmet ler mi reorganize edildi?
Önemli olan, Türkiye’nin belli bir çizgide yoluna devam et mesidir. Demek ki, en kötü uygulamalar bile Türkiye’nin kader çizgisini daha kötü” yöne itemiyor. Bu Türkiye için çok önemli bir imkandir. Toplumun ve devletin saglikli bir bünye ye sahip oldugunu ortaya koymaktadir. Tüm olumsuz uygu lamalara ragmen isler o kadar kötüye gitmiyorsa, bu bünye o kadar kuvvetli ise, demek ki, olumlu, saglikli, iyi uygulamalara da büyük duyarlilik gösterebilecektir.

 

Sende yorum yap