Sosyal devlet anlayışının getirdiği büyük bütçeler

, , Sende yorum yap

Ülkelerin bütçe büyüklüklerinin karsilastirilmasinda esasolan ölçü, bütçe harcama rakkaminin Milli Gelir rakkamina oranidir. Bu karsilastirmada Milli Gelir rakkamlarindan (Gayri Safi Yurt içi Hasila) GSYIH esas alinir. OECD’nin bir çalisma sina göre (Total Outlays of Government, as percent of GDP.1983) bati ülkelerinde 1960 li yillarda Milli Gelirin %30 lan dolayinda dolasan bütçe rakkamlan. 1980 li yillarda % 40 lara, ve hatta % 60 lara yükselmistir.
Bati Ülkelerinde Toplam Kamu Harcamalarinin GSYIH’ya Oranlari
Yüzde Yüzde
ABD…………………..35.4 Yunanistan………….36.0
Japonya……………….34.0 Izlanda…………….35.0
F.Almanya……………..49.3 Irlanda…………….54.5
Fransa………………..48.9 Lüksemburg………….60.1
Ingiltere……………..47.3 Hollanda……………61.5
Italya………………..50.8 Norveç……………..48.1
Kanada………………..41.4 Portekiz……………35.1
Avusturya……………..50.0 Ispanya…………….32.6
Belçika……………….56.1 Isveç………………65.3
Danimarka……………..59.0 Isviçre…………….28.1
Finlandiya…………….39.2 TÜRKIYE (1984)………19.7
Bu ülkeler Piyasa Ekonomisi’ne inanmis, hür demokratik toplumlardir. Devletçilige dayanan bir ekonomi politikasi izlememektedirler. Buna ragmen bütçelerinin bütçeleri acaba neden büyümektedir?
Serbest piyasa ekonomisinin esasi “mal ve faktör fiyatlarin da tam rekabetin saglanmasi yoluyla tüketicinin menfaatinin korunmasfdir. Fakat geçmis tecrübelerde herhalde “piyasa mekanizmasinin çözmedigi bazi seyler olmustur ki, hükümet harcamalari büyümüstür.” Acaba nedir bunlar?
— Piyasa ekonomisinin tam çalismasiyla-dogrudan ilgili ol mayan bazi yeni sorunlar ortaya çikmaktadir. Örnegin “çevre kirlenmesi”
— Bazi hizmetler kullanicinin sayisiyla veya dogrudan men faatiyla iliskili degildir. Örnegin Savunma giderleri, saglik, egi tim, liman, enerji yatirimlari
—Ölçege bagli olarak birim maliyetlerin degistigi belli hiz met ve üretim konularinda, ölçegin büyütülmesi tüketiciye ya rar saglamaktadir. Ancak bu duiumlarda da ortaya çikana te kellerin rantini birkaç kisiye birakmak yerine kamu geliri hali ne dönüstürmek, sosyal bakimdan bir zorunluluk haline gel mektedir.
— Piyasa ekonomisi, herseyin ideal oldugu varsayimina dayanmaktadir. Halbuki gerçek hayatda bilgi akimlarinda ak sakliklar, ideallerde sapmalar mevcuttur. Bu durumda kamu nun piyasayi yönlendirmesi zorunlulugu ortaya çikmaktadir.
— Piyasa ekonomisi, gelir dagilimi konusun da tarafsiz bir mekanizmaya sahiptir. Gelir dagilimini ne düzeltir, ne de iyi lestirir. Eger ülkede servet dagilimi bozuk ise, o zaman tarim da sanayide gelir dagilimi da giderek bozulur.
Bütün bunlarin yaninda kamu harcamalarinin niteligi, de gisti, kamunun sosyal sorumluluklarinin siniri genisledi. Devletler, daha yaygin ve kaliteli sosyal hizmetler saglamak, gençleri daha iyi yetistirmek, emeklilere, issizlere daha iyi bak mak zorunlulugnu duydular.
Devlet bütçelerinin büyümesi demek, mutlaka devletin ekonomik hayata hakim olmasi anlamina gelmez. Devlet büt çelerinin büyümesi demek. Hükümetlerin ülke yararina, o ül kede yasayanlar yararina her yil daha büyük kaynagin kulla nimina müdahale etmeleri anlamina gelir. Bu bir kaynak da gilimini yönlendirme olayidir. Serbest piyasa ekonomisinin esasi olan “kaynaklarin mal ve faktör fiyatlarinda tam rekabet sartlarinda dagilimi” ilkesiyle çelismemektadir. Ondan tama men farkli bir olaydir.
Türkiye ne yazik ki, bu gelismelerin henüz farkinda olama digindan yillardir toplam kamu harcamalarinin GSYIH’ ya göre büyüklügü artmamakta, tersine azalmaktadir.
Türkiye’de Toplam Kamu Harcamalarinin GSYIH’ya Orani
Yüzde
1975 22.0
1976 25.6
1977 24.1
1978 23.6
1979 29.2
1980 19.2
1981 27.2
1982 24.3
1983 28.0
1984 19.7
Iste bu nedenledir ki, Türkiye’de issizlik sigortasi uygulana maz. Emeklilere daha iyi imkanlar getirilemez. Hastahaneler de yatak sayisi artirilamaz. Hizmet kalitesi yükseltilemez. Türkiye’nin daha iyi’ okullari, daha iyi yollari olamaz. Türki ye’de Devlet gelir dagilimini düzeltici politiklar uygulamayi düsünemez

 

Sende yorum yap