SORUNLAR MI CİDDİ DEĞİL? İNSANLAR MI CİDDİ DEĞİL?

, , Sende yorum yap

Ekonominin bir çok sorunu oldugundan sözediliyor. Zaman zaman duyulan yakinmalara inanilacak olur ise:
– Kredi maliyetlerinin agirligi altinda ezilen çok sayida özel sektör kurulusu faaliyetlerini durdurma zorunda kalacak noktaya gelmistir.
– Bazi küçük bankalar, ödenmeyen kredi borçlarinin yükü nedeniyle, mali zorluk içindedir. Bu bankalarin kurtarilmasi için acil tedbirlerin alinmasi gerekir.
– Kredi fiyatinin pahaliligi nedeniyle özel sektörde ciddi yatirimlar yapilamamaktadir. Yatirimlarin baslatilabilmesi için özel tedbirlere ihtiyaç vardir.
-1986 Yilinda ihracatda gerileme egilimi baslamistir. 1987 Yilinda ihracatdaki gerilemeyi, artisa dönüstürecek, daha önce kazanilmis pazarlarin kaybini önleyecek politikalara ihtiyaç vardir.
– Kamunun finansman açiginin kapatilmasi için basvurulan borçlanma sekli ve uygulanan faiz oranlan, tasarruflarin tamaminin kamu kesimine kaymasina ve büyük bölümünün cari harcamalarda kullanilmasina neden olmaktadir.
– Enflasyonun kontrol altina alinabilmesi için etkin tedbirler alinamadigindan, toptan esya fiyat endekslerindeki nisbi gerilemeye ragmen, tüketiciyi etkileyen enflasyon ciddiyetini korumaktadir. 1987 Yilinda tüketici fiyatlanndaki artisin devam etmesi endise vericidir.
– Dar ve sabit gelirlilerin, özellikle memurlar ile isçilerin ücretlerindeki sinirlamalar, gerçek yasam düzeylerinin yükselmesini önlemektedir.
– Gelir dagiliminda sektörler arasi ve kisiler arasi dengesizlik ciddiyetini artirmaktadir.
– Tarim sektöründe ciddi sorunlar vardir. Üretim düsüsU yaninda tarimda çalisanlarin fakirlestigi görülmektedir.
– Türkiye’de Hükümet, “sosyal devlet olmanin gereklerine” özen göstermemektedir. Saglik hizmetlerinde, egitimde kalite yükselecek yerde gerilemektedir.
Bu yakinmalar ciddi ise, Türkiye’nin gündeminin basinda, bu sorunlarin çözümüne dönük çabalarin yer almasi gerekir.
Bu kadar ciddi sorunlar var iken, bu sorunlarin çözüm arayisi bir yana itilip güncel konular ile vakit geçiriliyor ise, o zaman da “insanlar ciddi degil” demektir.
Hadi “insanlar sorunlari ciddiye almiyor, veya almamaya alisti” diyelim. Ya, “ciddi meslek kuruluslari? Odalar, birlikler, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar? Acaba neden bu kuruluslar “sorunlar gerçekden ciddi ise, bu sorunlarin ciddiyetine uygun bir çözürn arayisina girmiyorlar?”
Bir ülkede “ekonomi” iyi olursa hersey düzelmez. Ama, ekonomi kötü olursa, her sey kötü olur.
1986 Ürünü radyasyonlu findiklar ile çayin tümünün imha edilmesi ekonomiyi çökertmez ama, sadece bu iki ürünü mesele edip, ekonominin temel sorunlarinin unutulmasi, Türkiye’nin yeni darbogazlara girmesine neden olur.
Kaç yildir halkin sagligini tahrip eden deterjandaki zararli ham madde konusunun gündeme gelmesi tabii ki yararli olmustur. Ama, deterjanda su veya bu hammaddenin, iki ay veya üç yil içinde kullanimi, ekonominin düzelmesi saglayamaz.
önemli olan her sorunu “kendi nisbi önemi içinde” ele almak, bir sorunu ele alirken, esas sorunlari unutmamaktir.
Türkiye’nin ciddi sorunlari, bazi güncel tartismalarin cazibesinde ihmal edilmektedir. Turgut özal’in rahatsizligi ve beklenmedik ameliyati, çok ciddi sorunlara el atma sürecini uzatacaktir.
p>

 

Sende yorum yap