Siyah-beyaz

, , Sende yorum yap

EKONOMIK ve Sosyal Etüdler konferans Heyetinin, Özal Programiyla ilgili olarak geçtigimiz Cuma günü istanbul’da düzenledigi toplantida Prof. Dr. Asaf Savas Akat, ilginç bir tartisma konusunu gündeme getirmistir. Prof. Akat sormaktadir: “Türkiye’de geçtigimiz 60 yil boyunca siki bir kambiyo mevzuati uygulanmis düsük faiz politikasinda israr edilmis gümrükler koruma esasina dayandirilmistir.” Bu 60 yillik süre içinde, bile bile bu politikayi uygulamakta israr edenler, (dar kafali bürokrat olduklari için mi, bürokrasinin hakimiyetini korumak düsüncesiyle mi, dünyada olup bitenlerden haberleri bulunmadigindan mi, sol ve menfi kafa yapilarindan kaynaklanan nedenlerle mi) sistemi korumuslar, en ufak degisikliklere bile mani olmuslardir? Özal ortaya koymustur ki, kambiyo sistemini bir gün içinde degistirmek, faizleri yukanya itmek, dis gezileri serbest birakmik, isteyene istedigi kadar döviz satilabilecegini ilan etmek, sigara dahil herse-ye gümrükleri açmak pek alâ mümkündür.
PROF. Dr. Asaf Savas Akat, geçmis 60 yilin siki kambiyo mevzuatinin, dis ticaret rejiminin, ucuz döviz ve faiz politikasinin bugünkü sanayi yapiyi meydana getirdigini ileri sürmektedir. Türkiye’de iç kaynaklar yetersiz olduguna göre, eger 60 yillik siki uygulama olmasa idi, Türkiye’de sanayiin kurulmasinin hayalde kalacagini belirtmektedir.
BÎR ülke, kaynak olmadan sanayilesemez. Sanayilesmis ülkeler, tarim veya hizmet kesimlerindeki sermaye birikimini kullanarak, veya sömürgelerden kaynak aktararak sanayilesme çabalarini finanse etmislerdir. Türkiye, birakiniz tarimda sermaye birikimini saglamayi, bir yanda tarim kesimini desteklemeyi sürdürürken, öte yanda sanayilesme arayisina girmistir.
BUGÜNKÜi sanayi yapi nasil kurulmustur? Siki kambiyo denetimi ile döviz israfi önlenmistir. Döviz öncelikle sanayiciye verilmistir. Hem de gerçek degerinin altindan ucuz fiyatla sanayiciye verilmistir. Hiç kimsenin döviz talebi karsilanmaz iken ve hatta saglik gerekleri, ilaç hammaddesi için döviz tahsisi yapilamazken sanayiciye döviz verilmesine çalisilmistir.
Dövizin yaninda sanayicinin Türk parasi ihtiyacinin da karsilanabilmesi için, faiz oranlari reel faizin altinda tutulmustur. Sanayiciye enflasyonun çok çok altinda fiyatla kredi kullandirilmistir. Mütesebbisin özkaynak yetersizliginin bilincinde, bir çok durumlarda özkaynak geregi proje bedelinin % 10’una kadar düsürülmüstür.
DIS Ticaret rejimleri, içeride sanayii asiri derecede koruyacak biçimde düzenlenmis, sanayicinin güçlenmesi için özel koruma önlemleri alinmistir. Turistik gezilerin ve bazi dönemlerde Hac Ziyaretlerinin sinirlandirilmasina neden, az dövizden, sanayiciye daha fazla pay ayirabilme endisesidir.
BÜTÜN bunlarin sonunda bugünkü sanayi yapi meydana gelmistir. Sanayi yapi yetersizdir. Belli gözle bakildiginda sagliksizdir. Bir çok hatalar yapilmistir. Ama ne olursa olsun, hem 45 milyon nüfusu besliyebilecek hem de tarim ürünleri-. nin ihracat gelirini asan miktarda disariya mal satabilen bir sanayi yapisi kurulmustur.
BUGÜN, 60 yillik sistemi degerlendirirken, bu zarar/yarar muhasebesini yapmak gerekir. Geçmis sistemin normal oldugunu, devam sansinin bulundugunu iddia etmek güçtür.
Ama, su safhada bu sistemi koruyanlarin hangi sorumluluk duygusu altinda hareket ettiklerini ve bu koruma sonunda Türkiye’nin hangi çizgiden, hangi çizgiye ulasabilecegini iyi bilmek gerekir. Türkiye’de iç tasarruflarda yeni bir degisim olmadigina, sanayilesmede kullanilacak bir sermaye birikimi gerçeklesmedigine göre, bundan sonra sanayi yatirimlarinin • ve üretiminin finansmani için kullanilacak imkânlari yaratmak gündemin en önemli konusunu teskil edecektir.

 

Sende yorum yap