SİLAHLANMA MI? SİLAH SANAYİİ Mİ? (Silahlanmaya 10.5 Milyar Dolar)

, , Sende yorum yap

Önce Milli Savunma Bakanı Nevzat Ayaz'in,

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısından sonra yaptığı açıklamaları özetleyeyim:

"Hükümetimiz Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonu ve Türkiye'de modern bir savunma sanayii altyapısı geliştirilmesi amacıyla sürdürülen çalışmalara atfettiği önem çerçevesinde yaklaşık 2,5 milyar dolarlık kaynak tahsisi daha gerçekleştirmiş, 1992 yılında ve bu yıl alınan kararlarla birlikte, hükümetimizin karara bağladığı savunma sanayii projelerinin hacmi 7.5 milyar dolara ulaşmıştır.

Hükümetimizden önceki dönemde yapılan 3 milyar dolarlık kaynak tahsisi ile birlikte savunma sanayii ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonu için son yedi yıl içinde tahsis edilmiş bulunan kaynağın toplam tutarı 10.5 milyar doları bulmuştur." Biz Kime Karşı Silahlanıyoruz?

Dünya siyasetinde dengeler son yıllarda hızla değişiyor… Biz eskiden Rusya'ya karsı silahlanırdık. Sonra NATO üyesi olarak, NATO çerçevesinde silahlanma arayışına girdik. Derken Kıbrıs sorunu çıktı… Doğu’daki komşularımızla ilişkiler gerginleşti… Iç güvenlik için silah gereği doğru… Bütün bunların üzerinde Türk ordusunun çağdaş araç gereç ve silahlarla donatımı isinin önceliği var.

Bu farklı konuların silah, araç ve gereç ihtiyacı da farklı… Rus tehlikesine karşı düşünülen radar ağının yatırımı ile bunun para ihtiyacı başka, Güneydoğu’daki anarşistlere karşı mücadele için gerekli silahların cinsi ve para ihtiyacı başka…

Acaba bu harcamalar yapılırken esas olarak hangi hedeflere dönük bir uygulama sürdürülüyor?

Anka Ekonomik Bülteni'nde yer alan bir habere göre:

"Nevzat Ayaz, Türkiye'nin tanı ortasında yer aldığı istikrarsızlık çemberi içinde bölgesel barışın korunması, iç ve dış tehditlere karşı caydırıcılığın artırılması için çok önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtmiş. Bölgesel istikrarsızlıklar nedeniyle artan tehdidin karşılanması amacıyla silahlı kuvvetlerin yeterli savunma sistemleriyle teçhiz edilmiş olduğunu söylemiş." Bugüne Kadar Nelere Para Harcanmış?

Gene ayni kaynaktan verilen habere göre:

Nevzat Ayaz, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından daha önce gerçekleştirilen projeler sonucu bugüne kadar 280 zırhlı muharebe aracı, 800 HF/SSB telsizi, 16 başlangıç eğitim uçağı, 4 hafif nakliye uçağı, 5 silahlı helikopter, 10 adet uçaksavar topu, 804 tekerlekli taktik araç, 12 çok namlulu topçu sistemi, 5 genel maksat helikopterinin alınarak kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini, F-16 uçakları için üretilen elektronik harp sistemlerinin ilk üçünün uçaklara takıldığını, ilk mobil radarın da üretildiğini açıklamış.

1 Mart 1993 tarihinde Ankara'da toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde toplam tutarı 2.5 milyar dolara ulasan altı büyük ihale karar bağlanmış. İhale konusu projeleri ve alınan kararları Anka Ekonomi Bülteni söyle açıklıyor:

1) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 'na bir adet denizde ikmal ve muharebe gemisi alınmasına ilişkin proje Sedef Gemi Endüstrisi A.S. 'ye verildi. 260 milyar lira tutarında bir büyüklüğü bulunan proje, bir Türk özel sektör firması tarafından gerçekleştirilecek ilk büyük askeri amaçlı gemi projesi olacak.

2) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için ABD'den Knox tipi sekiz firkateyn alınması kararlaştırıldı. Toplam tutarı 300 milyon doları bulan proje kapsamında alınacak firkateynlerin, halen ABD ordusunda faal olarak görev yaptığı bildirildi. Ayaz, alınacak bu firkateynlerle, Deniz Kuvvetleri'nin muavenet muhribinden doğan açığını da kapatacağını belirtti. Ayaz öngörülen 300 milyon doların Türkiye açısından sembolik bir rakam olduğunu, bu firkateynlerin gerçek değerinin çok daha yüksek bulunduğunu söyledi.

3)  Firkateyn programının gerçekleşmesiyle birlikte İcra Komitesi deniz tipi helikopter alımın da değerlendirdi ve dört adet deniz tipi helikopter alınmasını kararlaştırdı.

4) Zırhlı muharebe araçlarına gece görüş sistemleri takılmasına yönelik proje de sonuçlandırıldı. İhale, Texas Instruments lisansıyla üretim yapacak olan Aselsan'a verildi.

5)  İcra Komitesi, 95'i daha önce ihale edilen 200 helikopter alımıyla ilgili proje çerçevesinde Eurocopter firmasından 20 adet Süper Puma helikopter alınmasını da kararlaştırdı.

6)  Yine Kara Kuvvetleri'nin ihtiyacı için daha önce 12 adet alınan çok namlulu roket sisteminden 24 sistemin mühimmatıyla birlikte alınmasına karar verildi. Çok namlulu roket sistemlerinin her biri 12 roket atabiliyor. 30 kilometre menzili bulunan roketlerin her biri 644 Bomba taşıyor.                      

* * *

Nevzat Ayaz, İcra Komitesi'nin ayrıca F-4 ve F-5 savaş uçakların modernizasyonunun hızlandırılması ve F-5 uçaklarının kanat yenilenmesinin de proje kapsamına alınmasına karar verdiğini, ikinci paket F-16 projesi için de bu yıl 75 milyon dolarlık bir kaynak tahsis edilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı, ikinci paket F-16 projesi için geçen yıl da 75 milyon dolar tahsis edildiğini bildiren Nevzat Ayaz, bu proje için Körfez ülkelerinin sağladığı finansmanın ABD'de bir banka hesabında toplandığını anlattı.

Türkiye'nin Avrupa Bağımsız Program Grubu (IEPG) tarafından yürütülen geleceğin büyük uçağı projesi konsorsiyumu içindeki çalışmalara iştirak edeceğini de bildiren Ayaz, Makina Kimya Endüstrisi Kurumu'na da mühimmat fabrikalarının modernizasyonu için toplam 45 milyon dolar tutarında finansman sağlanacağını açıkladı.

Silah Sanayii Ne Olacak?

Türkiye'nin kısa, orta ve uzun dönemli savunma stratejilerini, ordunun ihtiyaçlarını bilmeden bu sütunda "ahkâm kesmek" doğru olmaz…                                          

Fakat bu konuları birilerinin de tartışma gündemine sokması gerekiyor… Çünkü hızlı tren için 3 milyar dolar harcamanın lüks görüldüğü bir dönemde, silah alımları için 10.5 milyar dolar sessiz sedasız tahsis edili veriyor… Kimse de bu para ile ne yapılacağını sormuyor… Bilmiyor…                                   

Su anda dünyada iki cereyan var:  

—  Bazı ülkeler silah harcamalarını kısmak için çaba içinde…

— Bazı ülkeler silah sanayilerinin satışlarını artırma arayışında… Bizim de bu gelişmeleri görerek iki şey yapmamız şart:

—  Silah harcamalarında akılcılığa yönelmek…

— Kendimiz için değil, dış pazarlara dönük bir silah sanayiini geliştirmek.

Meksika, Arjantin, İspanya, Israil ve hatta Hindistan, hafif silah üretimini hızla geliştiren ülkeler… Bu ülkeler, milli sanayilerindeki gelişmelere dayalı olarak en basitinden başlayarak, talebi yaygın pesin para ile satılabilecek silahlar yapıyorlar. Tabancadan, makineli tüfeğe, mermiden topa kadar… Sonra otomotiv sanayilerindeki imkânları değerlendirip, hafif zırhlı araçlar üretiyorlar…

Biz silah sanayii olarak en ileri teknolojiden başladık. Ve de sadece kendi ihtiyaçlarımıza dönük bir strateji benimsedik. Savaş uçağı, nakliye uçağı, helikopter, ağır zırhlı araç montajına yöneldik… Halbuki basta MKEK olmak üzere KİT’lerde ve özel sektörde mevcut kapasiteleri kullanarak dış talebi daha yaygın ve yapımı kolay araç ve gereçlere yönelme şansımız da var…

Bu alandaki pazara girme fırsatını kaçırmamıza neden olabilir… Harcanan para az değil. 10.5 milyar doların hiç olmazsa yarısı bu tip projelere, Türkiye'nin savunma sanayiinin dış pazara dönük üretime geçmesini sağlayacak projelere harcansa, bundan hem ordumuz hem de ekonomimiz kazançlı çıkar.

 

Sende yorum yap