SEYİTÖMER ÖRNEĞİ

, , Sende yorum yap

Seyitömer santralindaki ariza ile ilgili olarak 23 Ekim 1983 günü Hürriyet Gazetesinde Hürriyet Haber Ajansinin özel haberi yayinlandi. Bu haberde, Seyitömer Termik Santralinin birinci ünitesinin trafosunun yanmasi sonucu, devre disi kaldigi 7 aydan buyana meydana gelen enerji kaybinin 846 milyon kilowat, üretim kaybinin ise 10 milyar lira oldugu bildiriliyor. 150 ser MW’Iik 3 üniteden kurulu Seyitömer Termik Santralinin birinci ünitesine ait trafonun Türkiye’de onarimi mümkün olamadigindanAvustur-ya’ya gönderildigini açiklayan yetkililerin 7 ay önce gönderilen trafonun onariminin hangi asamada oldugu hakkinda bir bilgileri bulunmadigi haberin en ilginç yani. Gene ilgililerin açiklamalarina göre, onarimin ne zaman bitecegi ve trafonun hangi tarihte Türki-ye’ye gönderilecegi konusunda Avusturya’deki ilgili firmadan yanit da alinamiyormus. Bu haber, Türkiye’de kamu kesiminde, ülkenin temel sorunlarina yaklasimda ne büyük ihmaller yapilabildigini, ve bu ihmallerin ne büyük faturalar ortaya çikardigini ortaya koymaktadir.
Avusturya, atalarimizin bundan 300 yil önce yürüyerek almaya gittikleri bir ülkedir. Bugün Türkiye’den telefonu otomatik olarak çevirdiginizde Avusturya’deki herhangi bir firmaya kolaylikla ulasmak mümkündür. Ankara’dan, istanbul’dan hergün hareket eden uçaklarla 130 bin liralik bir biletle Avusturya’ya 3 saatde gitmek, ayni gün dönmek imkan dahilindedir. Türkiye’de elektrik üretimi, merkezi bir kurulusun sorumluluguna verilerek bu konuda daginikliktan kurtulmak hedef alinmistir. Bu merkezi kurulusa, her türlü finansman kolayliklari taninmaktadir. O kadar ki, elektrik enerjisi satis fiyatlari ile döviz kuru arasinda dogrudan bir baglanti kurularak, merkezi kurulusun gelir imkanlarinin devamli olarak reel bir düzeyde korunmasi saglanmistir. Bu uygulamaya sadece Türk Hükümetleri degil, uluslararasi kuruluslar özellikle IMF de gözcülük etmektedir.
Bugün Türkiye Elektrik Kurumu bünyesi içinde herhangi bir memurun bin liralik, onbin liralik bir meblagi zimmetine geçirmesi onun aylarca mahkeme kapilarinda sürünmesine sebep olabilir. Fakat herhangi bir ihmal nedeniyle ekonominin 7 ayda 10 milyar lira kayba ugramasi, bu kaybin her geçen gün giderek büyümesi, gazete sütunlarina yansidigi halde, büyük bir umursamazlikla karsilanabilmektedir.
Bu olayin iki yani vardir. Birincisi, olayin kendi içinde ciddi bir ilgisizligin sergilenmesidir. Türkiye elektrik enerjisi sorunuyla bogusurken, devre disi kalan üretim birimlerinin ne tip ihmaller ile devreye girmesinin geciktigi çok açik bir sekilde görülmektedir. ikincisi bu tip örneklerle kamu kuruluslarinin baska ciddi islerinde de karsilasmanin her zaman mümkün olabilmesidir.
Türkiye’de herhangi önemli bir sorunla karsilasildiginda çözümün güçlügü veya gecikmesi genellikle finansman kitligina baglanir. Seyitömer Termik Santralinin 7 ay önce Avusturya’ya gönderilen birinci ünitesinden herhangi bir haber alinamamasini sorumlularin telefon edecek kadar bir harcama imkanindan yoksun olmalarina veya Avusturya’ya bir teknisyen gönderebilecek parayi bulamamalarina baglamak düsünülemez.
Kamu kesiminde görev alanlarin memleket sevgisi, göreve bagliliklari tartisilamaz. Özellikle TEK de görev alanlar özel egitim gören, uzman kisilerdir. Yaptiklari isin önemini bilmektedirler. Enerji kisintisinin ülke için ne büyük yükler getirdiginin bilincine sahiptirler. Buna ragmen Seyitömer Termik Santralinin birinci ünitesinin trafosu aylarca bir baska ülkede ilgisiz kalabiliyorsa, demek ki sistemde bir bozukluk vardir.

 

Sende yorum yap